ordu-logo
Son Dakika
06 Aralık 2016 Salı
Layout 1Layout 1
05 Kasım 2016 Cumartesi, 13:29
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

Cepten nerelere geldik

Eğitim bireyin doğumla başlayıp ölüme kadar yaşamsal boyutta süregelen bir olgudur. Kişinin yaşadığı çevredeki değeri, tutumu, davranış sürecindeki gelişimidir. Okul, aile, sosyal çevre, işyerleri, bulundukları coğrafi konum ve kültürel etkenlerle psikolojik, siyasal olarak kişinin kendini geliştirme sürecidir.
Önce aile daha sonra da okula başlayıp devam eder. Hayatım boyunca çocuklarımın tüm veli toplantılarına katıldım. Duyduğum her daim aynı kalıplı genellemeler maalesef ki. Veli toplantısında ders notu sorulmaz. Aile çocuk işbirliğiyle çocuğun eğitim ve öğrenimine yardımcı nasıl olunur, bu konuşulur. Not çocuğun başarısı değildir. O dersi ne kadar anlayabilme potansiyelidir. Notu endeks alınmış bir başarı, para endeksli toplum bireylerini oluşturur.
Asıl değinmek istediğim veli ve öğretmen arasındaki diyaloktur. Cep telefonlarını öğrencinin ders çalışmasını etkilediği, sürekli ellerinde olduğu, ders esnasında görürse öğretmen alıp fırlatma yetkisi olduğu, derste kesinlikle yasak olduğu, bir disiplin suçu sayıldığı, okula cep telefonu getirilmemesi gerektiği, evde çocuk aslında çalışmayıp odasına kapanıp ders çalışır süsü verip cep telefonuyla oyalandığı, burada gereğinden fazla zaman harcadığı daha bir çok olumsuz etken.
Son sistem telefonu öğrenci cep harçlığıyla alamaz, “aradım mı seni bulmalıyım” adına konum atması gereken öğrenci, konu araştırması yapan, teknolojinin gerisinde kalmasın diyen veli, öğretmen. Yasaklar, zor kullanma, “fırlatıp atmak nedir ya!”, “disiplin suçu işliyorsun!” diye tehdit etmek, Allah aşkına bu kadar uyarıcının içinde bu öğrencileri ders odaklı olabildikleri okula alışıp sevebildikleri için ben ayakta alkışlıyorum. Öğrenci; öğrenmek, gelişmek için açıktır işlemesini bilirsen. Yapboz gibi sürekli değişen bir sistemde birçok bilgi kirliliği içinde kafaları alabiliyorsa bence bizim öğrenciler alim.
Yasaklar her daim cezbeder. Öğretmen, veli ve öğrencinin yüzgöz olduğu bir sistem ya bastırılmış bireyleri doğurur ya da sisteme karşı çıkan düz mantık diktaları.
Çuvalladık!
Öğrenci, okulda okul kuralarına uymalıdır. Evet! Ama bu şekilde değil. Cep telefonu örneğini sürdürelim isterseniz. Cep telefonlarının doğru kullanımı derse de öğretmene saygınlık ve dersi dinlemenin kazanım olduğunu (dersi cezbettirecek olan öğretmendir) katılımın faydasını, dersi motor sistem değil, çocuğun seviyesi ve katılımıyla, algılarıyla derse çekmek. Disiplin suçudur, diyerek değil. Disiplinsizlik olduğunu ve öğrencinin bunu kendi iradesiyle doğru zamanda kullanması gerektiği öğretilmeli. Eğitim budur! Kişinin iradi kullanımını güçlendirip derse ve aynı zamanda teknolojiyle birlikte yaşamasını öğrenimini kazandırmaktır. Yasaklar başka sorunları getirir. Çözümler ancak sorunların çıkış noktasındaki olumlu ve olumsuzlukları üstesinden gelebilme becerisiyle olur. Yasakla, diktayla, tehditlerle bir süre idare eder sonunda da sorgulayamayan çözüm odaklı olamayan bireyler yetiştirilir. Bizim gelişimci sorgulayan ufukları açık sorunlarla başa çıkabilecek yenilikçi bireylere ihtiyacımız var.
Herkes bir elini taşın altına koymalı. Öğrenciyi, veliyi, öğretmeni suçlamakla suçlu bulursunuz, sorunu çözmesiniz. Eee , suçlular da savunmak için en zayıfı vurur.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım paykasa
gaziantep escort porno izle bursa escort bursa escort izmir escort Bursa Escort Samsun Escort mersinliescortt istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle