ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi
22 Aralık 2015 Salı, 12:17
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

CEVİZİN YAPRAĞI DAL ARASINDA

 

 

Muzaffer.

1960 yılından beri arkadaşım. Bir ara kaybettik birbirimizi, herhalde öğretmenliğin derinliğine daldık. Yıllar sonra buluştuk ve devam… Aydan aya, haftadan haftaya, günden güne. Özellikle de Muzaffer doktor eline düşünce…

Geçenlerde telefon açtı. Bahçesindeki cevizlere kargalar saldırınca, cevizleri toplamak istemiş ve ağaca çıkmış. Gerisi malûm… Düşmüş, kırmış bacağını. Nasıl mı?

Bakın neler anlatıyor.

“….Baktım, kargalar ağaçlardaki cevizleri bitirecek. Elime uzun, kalın bir değnek alarak bahçeye gittim. Hem kargaları kovalayacağım, hem cevizleri toplayacağım. Dalın ucunda kuzgun bir karga. Tüm kargaları çağırmış. Değneğimi salladım, fayda etmiyor. Evden torunumun kuş lastiğini aldım. İri bir taşı yerleştirdim. İyi nişancıyım ya düşürdüm kargayı, yerde çırpınıyor. Değnekle de vurunca canı çıktı. Öbürlerine misal olsun diye tuttum, bahçenin en uzun kazığına astım. Güya görünce kaçışacaklar.

Yerdeki cevizleri topladım, eve gittim. Ertesi sabah uyandım ama sanki gün doğmamış. Karahisar’da nerede karga varsa toplanmış, bahçede gaklayıp, çırpınıp, uçuşup duruyorlar. Dış kapıdan adımımı attım, başıma çöküştüler. Sanki karga boku yağdı kafama. İçeri sığındım. Oğlum çıkacak oldu, o da kargaların hışmına uğradı. Hanım camı açıp etrafa bakacaktı ki, bağırarak kaçtı pencereden. Gelinim perde arasından bakmış, sadece bizim evin etrafı kargayla dolu. Bahçede meyve, sebze, çiçek adına bir şey bırakmamışlar. Hepsinin ağzında, pençelerinde bir parça var. Eyvah, gitti bizim bağ bahçe. Komşular da bizi kahkahalarla izliyor…

Derken mahallenin delisi dediğimiz Rüstem çıkrık kapısını açtı, içeri girdi. Kazıktaki kargayı aldı, bahçenin bir kenarına gömdü. Üzerine de dökülmüş cevizleri serdi. Bunları yaparken kargalar sadece seyretti, bir şey yapmadılar. S.çmadılar bile.

Kargalar birkaç tur atıp gittiler. Kapıdan başımı uzattım ki şaap! diye başıma bir şey düştü. Elimle yokladım, karga boku. Sonra evden herkes çıktı. Kimsenin başına bir şey düşmedi. Sadece benim başıma!..

Hani, duyarız; başına kuş s.çanlara, git piyango bileti al, deriz ya benim başıma karga boku yağdı. “

Kahkahayı patlattım.

“Şebin cevizlerini kendi başına yiyen dostum, bu sana ders ola “ dedim.

Ey Muzaffer, başına karga pisliği konmuş; ya devlet kuşu konsaydı, halin nice olurdu?

Bacağının kırılması mı!

Aslında devlet kuşu o olayla konmuş. Kargalardan kurtulunca yeniden bahçeye gitmiş. Geride kalan yapraklar arasındaki cevizleri toplayacak. İşte o zaman; çıkmış ağaca, düşmüş… Ama keyfi yerinde. Yatakta bakımı iyi. Hiç görmediği ilgiyi Sevim Hanım’dan ve çocuklarından görüyormuş. Hele torunları yanı başından hiç ayrılmıyormuş. Telefonu istemiş, beni aramış. Gerisi malûm.

Telefonda fısıldadım; sen Sevim Hanım’ın elini hiç bırakma.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir