ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
13 Ocak 2016 Çarşamba, 11:43
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

ÇOK GEÇ OLMADAN…

Yaşamın içinde her zaman önemli olan; yapılan bir eylem iyi niyetle yapılsa bile yanlış olduğunu gördüğünüzde bu yanlıştan dönmektir. Bu durum “yanlış yaptım” diyeni küçültmez. Aksine yanlış yaptığını görebilen ve yanlış yaptım diyen erdemli insanlar sınıfına katar. Benim ülkemde maalesef yanlış yapmak hele de yanlış yaptığını ifade etmek çok büyük bir ayıp, acizlik göstergesi olarak karşımıza çıkar. Yine maalesef yanlışta olsa yapılan uygulamadan sorumlu olan siyasetçi, bürokrat yapılan yanlışın sonuçları net bir şekilde ortada iken savunulmasında ve yanlışta durulmasında ısrarcı davranır.

Yönetim biliminde risk her zaman vardır. Sonuçta bir takım kararlar alır ve bu kararların dönütlerini yaşarsınız. Aldığınız kararlar halk nezdinde olumlu yankılar bulmuş, yaşamı rahatlatmışsa bu durum sizi kahraman yapar. Adınız ölümsüzleşir. Aldığınız kararlar geri teperse, olumsuzluklar ayyuka çıkarsa da bunun bedelini ödemek yine sizlere düşer. En azından “özür dilerim. Yanlış yaptık” demek size düşer. Ülke yönetimine talip olan organizasyonların ülkeyi yönetmek için projeleri, politikaları mevcuttur. Halk önüne sunulan hangi projenin başarılı olacağını düşünüyorsa tercihini bu yönde kullanır. Zaten demokrasi ya da çok seslilik denilen şey bu değil midir?

Geçmiş dönemlerde eğitim-öğretim devam ederken aynı zamanda yaşam da sürerdi. Çocuklar ev yönetimlerinin içinde yer alır, güçleri ve katkıları oranında sorumluluklarını yerine getirirlerdi. Bu durumu çocuk işçiler şeklinde değerlendirmeyelim. Anlatmak istediğim, ekmek almaktan tutunda, annesinin babasının yanında yer alınabilen tüm faaliyetleri kapsamaktadır. Fındık toplamasa da çuval ağzı açan, harman bekleyen çocuklardık. Kazma kazmasak ta kazmayı babasına getiren çocuklardık. Çevremizde olup biten tüm faaliyetleri bilirdik. Çünkü bizler bu günkü gibi sanal hapishanelerin değil, hayatın içinde pişen çocuklardık. Günümüzde, 3 yaşlarında başlayan kreş hayatı, akabinde 5 yaşlarında eğitim-öğretim diye dört duvar arasına tıkılan bebekler, en az 12 yıl sürecek bir eğitim süresi bu süreç tamamlandığında 18 yaşına gelmiş bireyler. Hiç bir işten anlamayan, üniversiteye gitmekten başka çaresi bulunmayan milyonlarca genç insan. Topraktan utanır, ziraat, hayvancılık, balıkçılık gibi alanlarda anlamını bile bilmez.

Okulların içini işleyişini değiştirememişsin. Bilgiyi kitaptan okuyup çocuklara dikte ettiren bir sistem yürürlükte. Hep aynı şeyler 10 defa yaz, 20 defa oku, 25’ten 27’ye kadar çöz. Sonrasında dikte ettirilen bilgilerin iyi ezberletilip ezberletilmediğini sınayan sınavlar. Öğrendiği bilgilerin hayata entegre edilmesinde yetersiz kalan bir yetişen süreci. Korkarım şu anda ve gelecekte yaşam için gerekli olan hayat becerileri almamış, elinde diplomalar dolu bir geleceğimiz olacak. Hayatta kalma becerileri derken ateş bile yakamayan, sütü bulsa yoğurt yapamayan, bir vidayı yerine yerleştiremeyen… gibi becerileri kast ediyorum.

Eğitimin görevi koca koca kitapları ezberletip, ne için öğrenildiği, nerede kullanılacağı belli olmayan bilgileri yaşamın öğrenmeye en açık çağında beyinlere yüklemek değildir. Eğitimin birincil görevi, hayatta kalmayı başarabilecek, üretimin tüketimden daha değerli olduğunu vurgulayacak bir yapılanma gerçekleştirmesidir. Benim ülkemde hayvanlara elini süremeyen ama tüm teorik bilgileri ezbere sıralayan veterinerler, ağaç budamayı bilmeyen ama ağaç türlerini ezbere sayan ormancılar, ziraat çiler, demir bağlamanın tüm işlevlerini hazır bilgisayar programlarından çizen ama kendisi demir bağlayamayan mühendisler yetiştiren bir eğitim sistemi olmamalı. Dünyanın elektronik ve bilim alanındaki gelişmeleri yakinen izlenirken milyon yıllık Anadolu tarihi gözden kaçırılmayarak hem teorikte, hem pratikte özetle, teorik bilgiyi alana yayabilen, alanda uygulayabilen insanlar yetiştirilmeli. Eğitim sistemi bir yerde arıza veriyorsa da arıza veriyor denilebilmeli. Yüksek lise özelliğini geçemeyen üniversitelerden başlamak kaydıyla…

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir