ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
14 Haziran 2016 Salı, 11:27
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

CUMBULİSTAN

Masanızın üzerindeki küreyi şöyle bir çevirin. Sonra parmağınızın ucuyla bir noktaya dokunun. İşte kürenin herhangi bir noktasındaki bu yerin adı Cumbulistan’dır. Her türlü sebze yetişir. Doğanın yapısı gereği her canlının birbiriyle boğuştuğu bu kürede, Cumbulistan’da da sebzeler birbiriyle yarışır. Amaç bu ülkenin başkanı olmaktır.
Bir cumhuriyettir ama demokratik bir ülke midir, tartışılır.
Bugüne değin süren yönetim biçimi ülkenin sorunlarına çare olmuş mudur, tartışılır.
Başkanlık sistemi dayatmasına dönüş yapılmalı mıdır, hepten tartışmalıdır.
O güne değin sistemin yöneticisi olan patates, kendisine karşı olan sebzelerin değişim isteklerini bir türlü anlayamamaktadır. Muhalefetin asıl oğlanı kabaktır. Ne kadar yararlı olduğunu, sindirim sistemine ne kadar yarar sağladığını anlatırken kendinden geçercesine konuşur. Bu nutuğa alışmış olan sebzeler ise artık değişimin gerekli olduğunu düşünerek seçenek ararlar.
Ortaya ısırgan ile fasulye çıkar. Fasulyenin ne kadar hızlı büyüdüğünü ve kendisine sarılarak ne kadar hızlı boy attığını bilen sırık hemen karşı çıkar. Onun ne menem bir sebze olduğuna dair dedikodulara başlar. Kimsenin kendini fasulye gibi nimet saymaması gerektiğini savunur. Doğrusu başarılı olur.
Domates kırmızılığını, soğan tadını, tere lezzetini, maydanoz her derde deva olduğunu, pancar onsuz olunamayacağını, pırasa boyu bosunu anlatırken ortalık karma karışır. Hiç kimse birbirini dinlemez olur. Ülkede anarşi doğar. Turp acı biberle baş başa verip ihtilal yapmaya kalkar.
Sebzeler bozulur. Yaralanmalar yüzünden sebzelerin değeri düşer.
Tam fırsatıdır. Sırgan ortaya çıkar. Sebzelere gelecek vadeder. Saklı dünyanın sırlarını onlara anlatır. Her toprakta yeşerebileceklerini, istedikleri yerde boy atabileceklerini, köklerini istedikleri yere uzatabileceklerini söyler, nutuklar çeker. Umutsuzluğu yaşamış sebzelerin ortalama %49’u bu vaatlere kanarak ısırganın peşine düşer.
Cumbulistan’ın başına geçen bay sırgan ve ekibi kolları sıvar. Önce ortaklıklar kurar, sonra bunları parelel davranıyor diye yük vagonundan atar. Meyvelere düşman olur. Kendisine karşı olan sebzelere kumpaslar kurar. Dokunduğu yeri yakar. Derinliklere kök salar. Kendisinin olduğu ortamda başka sebzelerin yetişmesine dayanamaz, onları kökleriyle boğar.
Artık ortalık sakinleşmiş, şamarını vurduğu her yanak diğerini çevirmektedir. Patlıcanla dost olursa da onun kırağı çalmasına dayanamaz. Sadece turplara karşı etkisizdir. Şeker pancarından biraz çekinmektedir.
Günler geçer.
Güçlendikçe yalnız kalmakta, konuştukça dinleyeni ısırmaktadır.
Gücünü kontrol etmekte de zorlanmaktadır.
TV’lerde, gazetelerdeki asık suratlı görünüşü korku veremeye, hele yönetim şekline dair yeni istemleri kuşku yaratmaya başlamıştır. Kendini sadece Cumbulistan’ın değil tüm sebze aleminin reisi olarak görmeye çalışması bataklığa doğru gidişin adımları olacağı sezinlenmiştir.
Cumbulistan’da yeni huzursuzluk kendini göstermektedir. Ama tarihin akışı içinde büyük başarıları, kurtuluşları yaşamış sebzeler umudunu yitirmeden mücadele bayrağını açmıştır. Yağmur ve sisin ardından güneş doğmuştur. Sebzeler boy atmaya, yeşermeye başlamıştır.
Bakalım göreceğiz, Cumbulistan’da sebze cumhuriyeti kendini kurtaracak mıdır?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort