ordu-logo
Son Dakika
09 Aralık 2016 Cuma
Layout 1Layout 1
17 Kasım 2016 Perşembe, 11:13
MİTHAT BAŞ
MİTHAT BAŞ mithatbas@hotmail.com Tüm Yazılar

DAMLANIN İZİ

Yukarıdaki başlık, şair Haydar Yıldırım’ın 2013 yılında yayımlanmış şiir kitabının adı. 160 sayfalık bu kitapta Haydar Yıldırım 150’den fazla şiirine yer vermiş. Ben kendisiyle Ordu 3. Kitap Fuarı etkinliklerinde tanıştım.
Teknik olarak şairlerimizin yazdıkları şiirleri görüş bildirmek benim alanımın dışındadır. Ancak Nazım Hikmet’in “Dörtnala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak gibi uzanan bu memleket bizim” dizeleri bana bir milletin bin yıllık tarihi ve coğrafyasını açıklar. Bu nedenle de çok beğenirim. Ya da “Zifiri karanlık da olsa şiirin hasını ayak seslerinden tanırım/Nerede bir köy türküsü dinlesem şairliğimden utanırım” diyen Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun şiirini çok anlamlı bulurum.
Şair Haydar Yıldırım’ın “Damlanın İzi” adlı kitabını inceledim. Bu kitapta her insanın alabileceği ve alması gerektiği mesajlara rastladım. Bu nedenle de aslında öğretmen kökenli olan ve toplumsal sorunları iyi anladığına inandığım Haydar Yıldırım’ın bazı şiirlerini sizlerle tanıştırmak istedim.
“Son Yolculuk” adı şiirinde Haydar Yıldırım:
“Neler çekmedi ki yalan dünyada
Bir can borçlu idi verdi gidiyor
Birkaç metre bezmiş nasip olanı
Dönülmez bir yola girdi gidiyor

Bir sığınma kaldı çare bulana
Bel bağladı belki sebep olana
Göz ucuyla baktı geri kalana
Son bir sefer daha gördü gidiyor


Haydar ne desem yine az olur
Hatırda gönülde anılar kalır
İki kulaç mezar yarın düz olur
Toprağı bağrına sardı gidiyor. Dizelerinde insanoğlunun dünyaya veda edişini anlatmış.

Özellikle 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren boşalan Anadolu köylerini sanki kendi köyünde betimlemiş. “Köyüme” adlı şiirinde:
Bir ziyaret dedim vardım köyüme
Sanki bir mahzun bakışı vardı
Duygusal olmak benim neyime
Derenin sitemli akışı vardı.

Koyun kuzu sesi kalmamış gitmiş
Yaşama arzusu hevesi bitmiş
Birkaç ev açılmış bacası tütmüş
Dumanın eğri çıkışı vardı

Ekilen topraklar dertli bakıyor
Çeşme bile melül mahzun akıyor
Birkaç tane serçe sesi çıkıyor
Baykuşun ağıt yakışı vardı

Haydarım bir gül aldım elime
Bir etrafa baktım bir de gülüme
Geçmişi düşünüp daldım derine
Mazinin üstüme çöküşü vardı

Haydar Yıldırım, memleketin kötü gidişatını da “Duydun mu?” adı şiirinde açıklıyor:
Uyan da yerinden kalk Kemal Paşa
Memleket battıkça battı duydun mu?
Gafletle hıyanet kol kola gezer
Hepsi birer köşe tuttu duydun mu?….
“Bebeğe Uyarı” adlı şiirinde sanki Nazım Hikmet’in “Hoş geldin Bebek” şiirindeki anlamı buldum:
Dünyaya gelmeyi özleyen bebek
İstersen gelmeden bir daha düşün
Doğmadan borçlusun ölünceye dek
İstersen gelmeden bir daha düşün

Hakkını soranı ettiler zalim
Kırk yıllık yobazlar oluyor âlim
Karnı tokluğuna ederiz talim
İstersen gelmeden bir daha düşün….

Haydar Yıldırım’ın “Son Bekçiden Son İstek” adlı şiiri de çok anlamlı:
Bak herkes gitmiş bir sen kalmışsın
Başucumda bekçim ol mezar taşım
Sonu gelmeyecek işe dalmışsın
Adıma sahip çık kal mezar taşım
……..
Bu da sizin gibi gezip tozardı
Çağlayıp coştukça şiir yazardı
Adı Haydar idi kayıp ozandı
Gelene bilgiyi ver mezar taşım.
İyi ki Haydar Yıldırım’ı tanımış, şiirlerinde onun iç dünyasını görmüşüm. Bu tür şairlerimizin ve yazarlarımızın eserleriyle tanınması, anlaşılması için ORŞAYAB’ın (Ordu Şairler, Yazarlar ve Sanatseverler Birliği Kültür Derneği) etkinliklerinin yaygınlaştırılmasını diliyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım paykasa
gaziantep escort porno izle bursa escort bursa escort izmir escort Bursa Escort Samsun Escort mersinliescortt istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle