ordu-logo
Son Dakika
08 Aralık 2016 Perşembe
Layout 1Layout 1
24 Kasım 2016 Perşembe, 11:07
ALİ ÖZTÜRK
ALİ ÖZTÜRK aliozturk@hotmail.com Tüm Yazılar

DİM-DER VE KEÇİKÖYLÜ HAMDİ TÜRKÜSÜ

Didim… Aydın iline bağlı bu ilçemiz, Ege sahilindeki  güzide tatil beldelerimizden biridir.

Yaklaşık son 14  yıldır benim de tatil için   gittiğim  Didim, diğer turizm beldeleri gibi  yazları  yerli ve yabancı  tatilcilerle dolup taşmaktadır. Bu bakımdan diğer turistik beldelerde olduğu gibi burada da yaz ve  aylarındaki  nüfus farklığından dolayı yerel yönetimin  işleri öyle  pek de kolay değil gibi…

Buna rağmen yine de  Didim’in  bu konuda şanslı beldelerimizden biri olduğunu  söyleyebilirim… Nitekim,  Belediye Başkanları sayın Deniz Atabay ve ekibi tüm bu  zor şartlara rağmen yine de  bir çok belediyeye örnek olacak başarılı  hizmetler  vermekteler.

Alt yapı ve sosyal hizmetler kadar  kültür ve sanatı da ayrıca önemseyen Didim Belediyesi,    sanatı amaç edinmiş derneklere de   gerekli yardım ve desteğini esirgememektedir.

Ülkemizin bir çok yerinden çoğu kişi,  emeklilik dönemini sağlıklı ve huzur içinde geçirmek için Didim’e yerleşmeyi tercih etmektedirler. Bu kişiler  arasında     sanatı önemseyen ve  bu konuda oldukça   birikimli  ve iddialı olan kişiler de    var….

Bu kişilerden müzik dalında  birikimli olanların bir araya geldiği sanat kurumu ise     DİM-DER(Didim Müzik Derneği)

DİM-DER’in duayen ve usta   saz sanatçılarıyla birbirinden değerli  solistlerinin  , Koro Şefleri  Seher Giray Hanımefendi yönetiminde verdikleri  konserlerde seslendirdikleri şarkı ve türküleri  sanatseverler  beğeniyle izlemekteler.

En son  11 kasım akşamı Didim Ticaret Odası Salonunda seçkin davetliler huzurunda verdikleri ‘Atatürk’ün Sevdiği Şarkı ve Türküler’ adında  konserleri de yine   beğeniyle izlenip  takdir edildi.

Bu konserde seslendirdikleri  pek yaygın olmayan  bir Ordu türküsü  de vardı;   ‘Keçiköylü Hamdi’…..

Bestesini Didim Belediyesi Kültür Müdürü hemşerimiz Naşit Oskay’dan temin ettikleri  türkü, Şefleri Seher Hanım tarafından öyküsü de anlatıldıktan sonra  solistleri Sema Fırat  tarafından öylesine  duygu yüklü bir biçimde  seslendirildi ki, milli duyguların kabarmaması mümkün değildi.   Sosyal medyadan da naklen yayınlanan bu konseri izleyen davetliler,  ilk kez  dinledikleri  bu türküyü  beğendiklerini coşkulu alkışlarıyla belli ediyorlardı da zaten… Türkü, o günlerdeki  kuvayı milliye ruhunu  bugünlere taşıyordu sanki…

Birçok türküde olduğu gibi bu türkünün de bir öyküsü vardı:

Kurtuluş Savaşında Batum’dan  İnebolu’ya mühimmat taşıyan Rüsumat No 4 adlı gemi Ordu’da düşman gemileri tarafından  batırılmaktan kurtarılıyordu. Bu kurtarma olayında,  dünya denizcilik tarihinde pek benzeri olmayan, düşmanı yanıltmaya yönelik  bir savaş oyunu uygulanmıştı. Yüklendiği mühimmat boşaltılarak  batırılan gemi, Karadeniz’de dolaşan İngiliz ve Yunan savaş gemileri yanıltılıp savuşturulduktan   sonra  tekrar yüzdürülmüştü.  Bu olay sırasında başta kayıkçılar olmak üzere tüm Ordu halkının fedakarlığı ve   sivil savunma örgütlenmesi ise   takdire değerdi…

Merhum Turgut Özakman’ın ülkemizde  en çok okunan romanlardan biri olan ‘Şu Çılgın  Türkler’de de tüm ayrıntılarıyla anlatılan  bu tarihi olay, bir Ordulu olarak beni son derecede  etkilemiş ve gururlandırmıştı da… Bu  onurun bir türkü ile taçlandırılmasını arzu ettim. Yazdığım türkü sözünü kendi yorumlarına  göre besteleyenler oldu. Bunlardan biri sanatçı hemşerimiz Alper Zoroğlu’ydu Sanatçının  bazı etkinliklerde seslendirdiği türkü hakkında THM otoritelerinin yorumları da olumluydu.Buna rağmen Ordu’daki etkili ve yetkili kişiler nedense bu türküye pek ilgi göstermediler.

Zamanın Belediye Başkanı Seyit Torun, türkünün tanıtımı için talep edilen  desteğe yanaşmadı… Ordulu THM sanatçılarından da   bu türküyü repertuarlarına alan olmadı… Sadece THM nin duayenlerinden, bozlak türkülerin usta yorumcusu hemşehrimiz sevgili  Ümit Tokcan, kendi tarzına uygun olmayan bu türkünün, en azından  TRT radyolarındaki  türkü programlarında koroyla  okunmasını  sağladı. Kültür ve sanatın Ordu’daki ve il  dışındaki Ordulu baronları ise sudan  bahanelerle hiçbir etkinlilerinde bu türküye yer vermek istemediler.Bu kişiler  için bu türkünün,’Boztepe’nin başında İnek Yayarım İnek’ türküsü kadar bile değeri  yoktu…

Onlar her ne kadar  önemsemeseler de   müzikteki  üstün kalitelerini verdikleri konserlerde belli eden  Aydın Didim’deki  DİM-DER Müzik Derneği,  Kurtuluş Savaşımızda Ordu’da yaşanmış, bir bakıma da efsaneleşmiş   tarihi  bir olayı vurgulayan bu türküyü beğenip repertuarlarına kattılar. 11 Kasımdaki konserlerinde  de seslendirip bir  her zamanki gibi yine    izleyenlerin beğenisini ve takdirini kazandılar.

Bu bakımdan kendilerine  buradan bir kez daha şükranlarımı iletirim.

Didim’deki bu konseri haber yapan Olay Gazetesinin sahibi  Zeki Özel, 19 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı gazetemiz  yönetim kurulu başkanı ve editörü  Erdoğan Erişen ile  Orduluların türküye olan ilgisizliğini gazetesinde yorumlarıyla  eleştiren  Erol Karaer’e de gösterdikleri bu duyarlıklarından dolayı  da ayrıca teşekkür ederim.

******************

Tabya Başındaki ‘Üç Kız Heykeli’ birilerinin saldırısına uğramış. Heykeldeki üç kızdan birini parçalamış saldırganlar.

O  heykel; Başkan Seyit Torun zamanında ‘Tabya Başında Üç Kız Yanyana’ türküsünü anımsatmak amacıyla yapılmıştı.

Şimdi ise, sözleri biraz değiştirilerek bir Trakya türküsünü de anımsatacaktır sanırım:

Bir heykel yaptırdım Ramizem mermerden  taştan

                O da çıkarttı ya   Ramizem   sapıkları   baştan…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım paykasa
gaziantep escort porno izle bursa escort bursa escort izmir escort Bursa Escort Samsun Escort mersinliescortt istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle