ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
24 Şubat 2016 Çarşamba, 11:31
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

DOĞRUYA DOĞRU DİYEBİLMEK…

Yaklaşımlar ve olaylara bakış kültürümüz taraf olmaya yönlendirilmiş. Sanki taraf olmak zorundayız ya da tarafı olduğumuz gibi düşünmek, yorum yapmak, davranmak zorundayız gibi hissetmemize sebep olan olaylar an be an yaşanmakta. Toplum olarak bu durumu aşmamız, aşabilmemiz için sanırım zaman denilen bir olgunlaşma, kültürlenme dönemi yaşamamız gerek.
Tarafsanız, sürekli eleştirmeniz ve karşı tarafı suçlamamız gerekiyor. Yapılan iyi şeylere, olumlu gördüğünüz gelişmelere “güzel olmuş” demeniz bile kendi pencerenizde fırtınalar yaratıyor. Yalaka, satılmış, irticacı dönek gibi tanımlarla muhatap olmak an meselesi. Tabi bunun tersi de var. Bu ülkede her an ateist, Rus yanlısı, terörist, PKK’lı olmak ta mümkün. O zaman nalıncı keseri gibi hep bir tarafa yontmak, kendi pencerenden bakan insanların her yaptığını, her söylediğini doğru, karşı veya yan pencerenin her söylediğini, yaptığını ise yanlış olarak görmek zorundasınız. Bu yaklaşımlar insanları kısır bir döngünün içine hapsediyor. İlerleme ve iyi gelişmeleri destekleyip pekiştirme şansınızı elinizden alıyor.
Siyaset ve insanlar çok acımasız. Rakibe saldırırken direk gözüne saldırılıyor. Seviye, üslup, kaybolup gidiyor. Kendine inanan insanlara hitap eden ve tribüne oynayan yaklaşımlar hızla yerleşerek insanları küçük gruplara, yetmediği anlarda da parçacıklara bölüp sonrasında tek tek yok ediyor.
Oysaki insanların ortak değerleri birdir. Yaşam hakkı, beslenme-barınma hakkı, düşüncelerini söyleme kendisini ifade etme hakkı, inançlarını yaşama hakkı, güvenlik hakkı gibi. Ortak noktalarda bile hemen hemen ayrıştığı grup gibi fikir beyan eden ya da etmek zorunda hisseden insanlar bu durumu olağan görüp yaşam tarzı ve öyle olması gereken bir durum olarak normalleştirirlerse yaşam içinden çıkılmaz bir kargaşa halini alır.
İnsanlar doğru söyleyene, doğruya inanmaktan ziyade yalanlara ve yalan haberlere daha çok itibar ediyorlar. Aslında o sözler, o haberler bilinçli ve bilgi kirliliği için yapılıyor. Böyle düşünmek istiyorum. Çünkü yetkililerin ağzından çıkan öyle sözler okuyorum, duyuyorum ki… Devletin en üstündeki insanların böyle düşünmeyeceğini ve bilgi kirliliği için böyle şeyler söylediğini düşünmek beni konuyu bilmediğinden böyle konuşuyor alternatifinden daha çok rahatlatıyor. Sonuçta her şeyi hoş gören “Siyasette her şey meşrudur” gibi bir yaklaşım mevcut. Örnek mi istiyorsunuz? Hakkını arayan insanlara terörist(terorist’in yaptığı eyleme verilen ad. İngilizce terror kelimesinden ya da … TDK’ye göre anlamı ‘yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş’ olan ) demek, Ormanlar yok olmasın diye bağıranların ağaçları kesip yol kapattığını (Yıllardır orman köyleri dahil Ordu’nun da ormanlarını gezerim. Orman işletmesinin kesilmesine karar verdiği ağaçlar kesilir. Kabukları soyulur. İhale ile satılır. Yol kenarlarında böyle ağaç yığınları kesim zamanlarında görmek mümkün) söylemek gibi.
Ya da, kadınlar plajı cinsel ayrımcılığı körüklüyor deyip her sabah yer kapmak için en erkenden gelmek gibi, ya da sahile yapılan bir tesis için gösteri yapıp her gün o tesisten paylaşımlar yapmak gibi…
Doğruyu yaşamak, doğru her yerde doğrudur, altın çamura düşmekle değerinden bir şey kaybetmez diyebilmek gibi. Bölünmeden, ayrışmadan, parça parça olup yok olmadan…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir