ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi
28 Ocak 2016 Perşembe, 11:58
UFUK ERSOY
UFUK ERSOY ufukersoy52@hotmail.com Tüm Yazılar

DÜDÜK…

Adama sormuşlar, çok okur çok yazarsın, sen ne bilirsin? Adam düşünmüş taşınmış ve cevabını vermiş. “Haddimi bilirim…”
Cumartesi günü tiyatronun arkasında park halindeki aracımı, Mehmetçik Parkının yanındaki ana yola çıkarabilmek için 20 dakika adam aradım. Tiyatronun etrafında sokaklarda kazı çalışması var. Tek giriş çıkış yerinde ise maalesef çok rahat, vurdumduymaz bir sürücünün tam yol ortasına bıraktığı arabası. Üzerinde iletişim adına herhangi bir isim yok, telefon numarası yok…
Hava soğuk. Sulu kar yağıyor üzerimize. Dörtlüleri yakıp bekledim. Arabanın kornasını defalarca çalıp sürücüye ulaşmaya çalıştım. Yetmedi indim aşağıya mağaza mağaza arabanın sahibini aradım. Yetmedi Zabıta Ekibinin arabası geliyordu. Durdurdum ve arabayı şikâyet ettim. Zabıta sadece anons yapabileceğini, başka yetkilerinin olmadığını söyledi. Araç hoparlöründen birkaç kez plakasını anons yaptı. Sağır sultan duymasına rağmen yolu tıkayan araç sürücüsü duymadı.
Yavaş yavaş tırlatmaya başladım. Şehri babasının malı gibi kullanan insanlara yönelik düşüncelerimle çoğuyla yakın akrabalık ilişkileri kurdum. Yasaların önünde kendi yasalarını işleten, şehir kurallarına uymamak için inatla direnen trafik magandalarına verip veriştirdim.
Bir yandan beddua ettim. “TEDES çarpsın, TEDES’e yakalanırsınız inşallah.” Çok eleştirdiler, çok şikâyet ettiler ama böylesi magandalar için oldukça iyi bir uygulama bence. Ayağını gazdan çekmeden, yayaları hiç düşünmeden rüzgâr gibi araç kullanan o insanların çoğu kendisine çeki düzen verdi. Adam gibi sürüyorlar araçlarını. Şehir içerisinde hız limitine uyuyorlar. Sıkıyorsa kırmızıda geçin artık. Kazaların neredeyse yok denecek kadar azalması da oldukça sevindirici.
Neyse efendim, biz yine dönelim hikâyemize. Neredeyse 20 dakika sonra bir vatandaşın arabayı tanımasıyla bulduk araç sahibini. Gerçi rahatını bozduk ama özür dilerim. Dışarıda sulu kar atarken üzerimize, beyefendi dükkânda arkadaşlarıyla birlikte oturmuş çay içerken, koyu bir sohbetteydi. Ağır adımlarla geldi arabasının başına. Kapıyı açarken göz göze geldik. Hani bir özür diler diye bekledim ama lügatinde böyle bir kelime olmadığını anladım. Aksine sulu karı yiyen kendisiymiş gibi, pek memnuniyetsiz bir suratla bindi arabasına ve arka arka geri gitti. Bana yol verme zahmetinde bulundu. Sonra ne yaptı biliyor musunuz? Aynı yere girip, yine aynı şekilde park edip, dükkânın yolunu tuttu.
Ne diyeyim… Ne söyleyeyim bu tiplere… Şehirde yaşamaktan bunu anlıyor böyleleri. Kural tanımıyor nedense. Çıkıp geldikleri yerden haddini bilmediği kendi kurallarını da getiriyor bavulunda. Saygı, sevgi nedir haberi yok o duygulardan. Ve en önemlisi, eğer saygı görmek istiyorsan, önce saygı göstermeyi öğreneceksin. İnsan olmanın kurallara uymaktan geçtiğinin farkında bile değil. Bunlar normal insanların yapacağı davranışlar değil bence. Şehrin düzeni bozuluyor inceden.

********
İnternette rastladım. Gerçek bir olay olduğunu düşünüyorum. 1960’lı yıllar! Elazığ akıl hastanesinden personelin bir ihmali sonucu bütün deliler kaçar, Elazığ’ın cadde ve sokaklarına dağılırlar. Toplam 423 deli kaçmıştır.
Mülki makamlar panikler, Başhekime koşup; “Doktor bey ne yapalım” diye sorarlar. O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastanenin başhekimidir. Mutemet Bey; “Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin” der. Doktor önde birkaç personeli arkasında kara trencilik oynayarak bütün Elazığ’ı “çuf çuf” nidalarıyla dolaşırlar. Başhekimin tahmini tutmuştur, bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olurlar. Lokomotif, yani başhekim Mutemet Bey yönünü hastaneye çevirince tüm kaçan deliler hastaneye geri dönmüş olurlar.
Sorun çözüldüğü için hem mülki makamlar ve doktorlar, hem de trencilik oynayıp hastaneye döndükleri için de deliler hallerinden çok memnundur. Olayın en enteresan yanı akşam sayımında ortaya çıkar çünkü hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı 612 kişidir.
********
Bazen merak etmiyor değilim… Sizce, birisi elinde Elazığ’daki gibi düdükle bu memleketin sokaklarını dolaşıp trencilik oynasa, kaç kişi takılırdı peşine…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir kuşadası escort