ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe
26 Mart 2016 Cumartesi, 11:46
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

DÜZ MAHALLE

Düz Mahalle, Ordu’nun ilk yerleşim yeri ve tarihe tanıklık etmiş mahallelerinden biridir.
Ve o eski yapılardan kaçı var şimdi soruyorum size? Parmaklarınızla sayılacak kadar az. Valla Sayın Başkanım çok haklısınız. Ben de hesap soruyorum, o dönemlerde niye dünyaya gelmedim diye. Yaşam alanlarının ve insanların ortak paylaşım değerlerinin ne kadar önemli olduğunu dedelerimize, babalarımıza gel de hesabını sorma. Ah ah! O zaman dünyaya gelseydim şimdi siz değerli yöneticilerimizde bu sıkıntılı durumu yaşamazdınız.
Düz Mahalle’de ciddi anlamda eskiyi yık, yeniyi yap anlamında çarpık, betonsal bir yapılaşma olmuştur. Geçmişte her kim suçlu bunun pek önemi yok bence, geleceğe dair iyileşme adına. Geçmiş hatanın üzerine yeniden hata yapmak ne kadar doğru? Sanırım suçladığınız hatayı tekerrür etmek iyileştirme adına fark katmaz. Farkınız olsun! Geç kalınmış bir şey değil ki otel yerine park yapmak.
Rica ediyorum, çevre planlamacılarından binalar arasında sirkülasyonun ne kadar önemli olduğunu, sahili bu kadar betonlaştırmanın ne kadar doğru olduğunu, binalar yapılırken yaşamsal paylaşımlara saygınlığa dikkat edilmesi gerektiğini, tarihe tanıklık etmiş değerlerin geleceğe aktarımının büyük bir kazanılmışlıkların olduğunun düşünülmesi gerekiyor. Keşke bu beton binalar yerine yaşanılmış tarihimizi tanıkları eski yapılarımız fotoğraf karelerinde kalmasaydı. KEŞKE DEMEMEK İÇİN bir kez daha düşünmek lazım sanırım.
Manzarayı yeşil alan parklarda oturup çocuklarınızın kumla, toprakla yeşilin üzerinde aldığın hazzı beton yığınları arasında sıkışmışlığın depresifliğine bırakmamak gerekir sanırım! Ben Ordu’da doğmadım ama buranın ekmeğini yedim, suyunu içtim ve havasını soludum. Kendimi Ordulu gibi hissetim her daim ve bu beni mutlu etti. Benim için yaşadığım ve yaşamı paylaştığım alan değerlidir. Bir de anlamadığım bir şey var! Bir ağacın ömrünü nasıl doldurduğu? Asırlık çınarlar, asırlık koruma altına alınan ağaçlar varken.
Kimse kimseye, fidan diktin ağaç kesme hakkın var demez. Yani bu hizmettir zaten. Okullarda çocuklarımıza bunu bire bir uygulayarak büyük bir gururla ve köylerimizde, beton evlerimizin küçücük saksılarda bir fidanın bir can ve doğayla birlikteliğin ne kadar önemli olduğunu üstüne basa basa veriyoruz. Kimse kimseye hesap soramaz ki fidan diktin diye.
Yani efendim ötenazi gibi sen ömrünü doldurdun öl! Ben orman mühendisi değilim. Ama bildiğim, insanoğlu doğadan ve doğallıkla ayrılınca insanca mutluluğunu kaybeder…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort