ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
18 Nisan 2016 Pazartesi, 13:00
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Gazetecilik!

19 Eylül Gazeteciler Derneği’nin düzenlediği yarışmada dereceye girenlere ödülleri Cumartesi günü yapılan törenle verildi. Röportaj, Araştırma, İnceleme dalında ‘Canlı Tarih’ yazımla ben de bir ödüle layık görüldüm.
Törende Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da bir konuşma yaptı. Konuşmasında ‘gazetecilik ilkeleri’ üzerinde durdu. Üç ilke saydı. Kabul ederiz, etmeyiz ama tartışırız. Ben başka, diğeri daha başka öneriler sunabilir. Ancak Sayın Kurtulmuş, ilkeleri sayarken bir vurgusu ilginçti. Ülkede çoğunluğun değerlerine saygılı olunması gerektiğini söyledi. Evet, her değere saygı gösterilmeli. Eleştiri, saygısızlık değildir, olmamalıdır. Ancak, neden çoğunluğun değerleri bu kadar önemli? Tüm değerler önemli değil mi? ‘Azınlık’ değerlere saygı gösterilmemeli mi? Belki Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş’un ifade etmek istediği bu değildir! Ama böyle söyledi…
Gazeteciler Federasyonu temsilcisinin gazetecilik mesleğinin tanımlanmasının olmadığını vurgulaması ve dikkate sunması da önemli idi. Herkes gazeteci olabiliyor! (Ben kendimi gazeteci olarak görmüyorum) Aslında önemli bir sorun ve tartışılması gerekir.
Türkiye’de gazeteci olmak zor. Çünkü gerçekleri ortaya çıkarıyor. Özellikle ‘iktidarlar’ bundan rahatsız oluyor ve gazeteciler ‘cezalandırılıyor’.
Gazetelerde, televizyonlarda ‘bağımsız’ habercilik anlayışı çeşitli nedenlerle uygulanamıyor ya da uygulanmıyor. Öyle bir duruma gelindi ki, gazeteler birbirini suçlar oldu! Bir bakıyorsunuz 5-6 gazete aynı manşeti ve fotoğrafı kullanıyor! Sanki, bu gazetelerin yazı kurulu birlikte toplanıp kararlar alıyor! Ya da onlara haber ‘servis’ ediliyor…
Gazetecilikte ‘dil’ çok önemli. Öyle nitelemeler görüyoruz ki, şaşmamak, kızmamak elde değil. Gazete gerçekleri ortaya çıkarıp, halkın bilgilenmesini, ufkunu genişletmesi gerekirken, tam tersini yapanlar da az değil.
Gazeteci halkın gözü, kulağı, dili olduğuna göre, öncelikle iktidarı (genel-yerel) denetleyecek. Yönetim erkini elinde bulundurmayanı ‘denetlemeyi’ asıl işi haline getiren ‘gazeteciler de’ yok değil! Yani gazeteciliği dizayn etmek isteyen güçler her zaman oldu, bundan sonra da olacak. Çünkü gazetecinin ‘gücü’ herkes tarafından biliniyor. Ankara’da 10 Ekim’de canlı bomba ile yapılan katliamla ilgili yaptıkları haber nedeniyle Evrensel ve Cumhuriyet gazetelerine açılan soruşturma da bunun bir kanıtı değil mi?
Gazeteci yandaş olmalı ama halkın yandaşı, gerçeğin yandaşı… En zor olan da bu. Çünkü buna göre gazetecilik yapanın başı beladan kurulmaz. İşsiz kalabilir, tutuklanabilir, haber yaparken dayak da yiyebilir. Hatta öldürülür de…
Gazeteci, şunun, bunun değil; her bireyin değerlerine saygı göstermeli; yapılan saygısızlığa karşı kalemini kullanmalı.
Gazeteciden çok şeyler bekleniyor ama gazetecinin beklentilerine kulak verilmiyor. Türkiye’de kaç gazete çalışanı var? Bunların kaçı sendikalı? Törende bu da dile getirildi!

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort