ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
19 Ocak 2016 Salı, 11:31
Furkan
Furkan furkan@orduhayatgazetesi.com Tüm Yazılar

Geçmiş…

 

Ordu’nun eski fotoğrafları bulunuyor ve sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılıyor. Kimileri anılarını tazelerken, kimi de görmediği, yaşamadığı zamanlarla bugünü karşılaştırma olanağı buluyor.

Solmuş fotoğraflar… Anılar… Geçmiş, bugün ve gelecek üzerine yorumlar… Her fotoğraf bir belge ve geçmişin irdelenmesine yardımcı oluyor…

Eski fotoğraflarla anıları tazelenenlerden biri de bizim kuşak. Bizden büyüklerin anıları ile karşılaştırılmaz ama her dönemin kendine göre özellikleri var. Örneğin, Fidangör bölgesinin ya da Kemerköprü, Köprübaşı’nın eski fotoğrafları da Ordu’nun değişimini ortaya koymakta.

Bir kasaba görüntüsü fotoğraflarıyla Fidangör, Ordu’nun bir tarihi sürecini anlatırken Kemerköprü ve Köprübaşı fotoğrafları da şehrin büyüme hızını ortaya koyuyor. Birkaç evin bulunduğu yerler nüfusun en yoğun olduğu yerler haline geldi.

Köprübaşı’nda Yürür İşhanı’nın yerinde bulunan (eski han) ahşap binanın kahvehane olduğu zamanlarda mekanımızdı… Kemerköprü altı balık tuttuğumuz, yüzdüğümüz yerlerdi. Fidangör ise benim açımdan kimliğimin oluşun sürecinin ilk adresi idi.

Evimiz, Bucak Mahallesi’nde (Eğitim Araştırma Hastanesi yanında) idi ve ben mahalleden 3-5 kişiyle 19 Eylül İlkokulu’na geliyordum. Okulun önünde ahşap evler vardı. Sırrıpaşa Caddesi boyunca da evler ahşaptı; küçük kaldırımlı olan sokaklar taşla kaplı idi. O zamanın lüks arabası jeeplerdi. Okul dağıldığında koşarak, oynayarak evimizin yolunu tutuyorduk. Okul çıkışı hata bende de vardı mutlaka jeep ayağımın üzerinden geçmiş ve ayakkabımın parmak ucunu patlatmıştı. Yıllar sonra yeniden anımsadığım bu kazada korkmadım diyebilir miyim? Kemerköprü’yü yeni geçmiştim ki, annemin de içlerinde olduğu mahalleli nasıl duymuşsa yola düşmüş! Beni gördüklerinde sevinçten ağlamaya başlamışlardı. Nereden nereye?

Bir yerin 10 yılda bir çekilmiş fotoğraflarını yan yana getirelim. Göreceğiz ki, değişim büyük! Önemli olan bu değişimlerde tarihi dokunun yok olmaması. Ama tarih yok ediliyor… Yok ediliyor çünkü her şey paraya endeksli. Para hırsı tarihi dokuyu önemsiz hale getiriyor!

1930’lara göre 1950’ler daha kötü; 1950’lere göre 1970’ler daha kötü hale getirilmiş. Asıl yok ediş ise 1970’lerden sonra başlamış. Betonlaşma hızlanmış. Sevilen ve önemsenen gelişme, betonlaşmayla olmuş. Ne kadar beton, o kadar uygarlaşma sanılmış! Bugün her taraf beton… Yarın nasıl bir şehir göreceğiz acaba?

Yarın, bugünün fotoğraflarına baktığımızda; yine, geçmişin daha güzel olduğunu mu değerlendireceğiz yoksa geleneği bozup yeni yapılanların daha güzel olduğunu mu söyleyeceğiz?

Yarın, pişman olmamak için yarını bugünden planlamak gerekiyor…

Geçmiş bizimse, yarına taşıyalım ve tarihi dokuyu yeni kuşaklara aktaralım… Biliyoruz ki bu iş çok zor, çünkü gözümüzü para köreltmiş!

3-coşkun-fidangör

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort