ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
18 Mayıs 2016 Çarşamba, 11:18
OSMAN KAYA
OSMAN KAYA osmankaya@hotmail.com Tüm Yazılar

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ

Gürültü kirliliği her yerde. Sokakta, apartmanda, sahilde, ormanda, alışveriş merkezlerinde… Toplu yaşanılan alanlarda, öncelikle kimsenin kimseyi rahatsız etme hakkı yoktur. Kimsenin bu hakkı olmadığı gibi herkesin herkese saygılı olma zorunluluğu vardır.

Kent yaşamı toplumsal bir yaşamdır. İnsanlar yaşamın pek çok alanında bir arada yaşamak zorundadır. Apartmanı paylaşırsın, alış-veriş merkezinde aynı anda alış-veriş yapmak zorundasın, sokağı aynı anda kullanırsın, pikniğe gidersin yine bazı insanlarla o alanı paylaşırsın, sahilde yürüyüş yolunu, deniz kenarında kumsalı ortak kullanmak zorundasın. Bu liste sürüp gider. Issız bir adada veya dağın başında tek başına değilsen kesinlikle toplum içinde yaşıyorsun, demektir. Toplu yaşamanın ve özellikle kent yaşamının olmazsa olmazları vardır. Bunlardan ilki başkalarına saygıdır. Bu isteğe bağlı değildir. Bir kent yaşamında diğer insanlarla birlikte yaşıyorsak onlara saygılı olmak zorundayız. Bu kent yaşamının olmazsa olmazıdır. Başkalarına saygı anlayışı/ kültürü oluşmamış insanların kent yaşamına olumsuz etkileri vardır. Bunlar pek çok alanda karşımıza çıkar. Benim üzerinde duracağım konu bunlardan yalnızca biri olan gürültü kirliliğidir.

Gürültü kirliği öncelikle taşıt yollarında karşımıza çıkmaktadır. Bunların başında da aracın camlarını açarak yüksek sesle müzik dinlemek geliyor. Yüksek sesle müziği açarak yollarda gezen kişilerin şunu bilmeleri gerekir. Sizin yüksek sesle gezindiğiniz o sokaklardaki evlerde yaşayan insanlar içinde hasta bir insan, uyuyan bir çocuk, gece çalışıp gündüz uyuyan bir kişi, ders çalışan bir öğrenci olabilir. Bunlara doğrudan zarar vermiş ve onları rahatsız etmiş oluyorsunuz. Bunun yanında, gezindiğiniz sokaklardaki insanlar ve yine o sokaklardaki evlerde ve işyerlerinde bulunan insanlar sizin dinlediğiniz müziği, sizin dinlediğiniz zamanda ve sizin dinlediğiniz ses tonunda dinlemek zorunda değildir. Sizin müzik dinleme özgürlüğünüz elbette vardır. Ancak bu özgürlüğünüz başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde biter. Yani aracınızın içinde istediğiniz müziği dinleyebilirsiniz ancak müziğin sesi aracın dışına çıkmadığı sürece. Yine, evinizde istediğiniz müziği dinleyebilirsiniz ancak müziğin sesi dairenizin dışına çıkmadığı sürece. İşte kent yaşamında kişisel özgürlük ve başkalarına saygı kavramlarında ölçü böyledir.

Pikniğe veya doğal bir ortama gidiyorsunuz, birisi müzik çalan cihazının sesini sonuna kadar açmış bütün piknik alanındakilere konser veriyor. Oraya pikniğe gelenler belki “kafasını dinlemek” için oraya geliyor. Bunun ötesinde senin dinlediğin müziği, piknik alanındaki diğer insanlar dinlemek zorunda değil. Bu alanlarda, yediden yetmişe her yaştan insan olduğunu da düşünürsek sorunun ne kadar büyük olduğu anlaşılır Bu tür alanlara, “yerlere çöp atmayınız”, gibi uyarı levhalarının yanında “yüksek sesle müzik dinlemeyiniz” uyarı levhalarının da asılması gerektiğini düşünüyorum.

Diğer bir sorun, trafikteki konvoylar. Kontrolsüz bir biçimde kornalara basılarak trafikte dolaşılması öncelikle trafik güvenliği açısından tehlike oluşturmaktadır. Buradaki konumuz ise, yine bu konvoylardaki uzun süreli korna seslerinin gerek sokaktaki gerekse evlerdeki insanları önemli ölçüde rahatsız etmesidir. Hasta insanlar, uyuyan çocuklar, yaşlı insanlar, ders çalışan öğrenciler vb. kişiler bu olumsuzluktan en çok etkilenen ve en büyük zararı görenlerdir. Kent yaşamı, ortak bir alandır. Bu alanda herkes herkese saygılı olmak zorundadır.

Müzikli eğlence yerlerinin bulundukları dış çevreyi rahatsız etmeyecek biçimde müzik yayınlamaları gerekir. Bu tür yerlerin ses yalıtımlarını buna göre yaptırmaları sanırım bir gerekliliktir. Bulundukları yerleşim yerindeki konutlarda yaşayan insanlara saygının bir gereğidir bu.

İnsanların dinlenme saatlerinde çalışan değişik türdeki iş makinaları ;sokaklarda, araçların üzerinde bozuk mikrofonlarla zamanlı zamansız bağırarak satış yapmaya çalışan seyyar satıcılar; bazı işyerlerinin bakımı yapılmamış kepenklerinin sabah ve akşam gürültüleri; sabahın erken ve akşamın geç saatlerinde çalıştırılan ev aletlerinin gürültüleri; bindiğimiz toplu taşıma aracında şoförün bize zorla dinlettiği müzik de gürültü kirliliği kapsamındadır. Bunlar gibi daha pek çok örnek sayılabilir.

Sonuç olarak; kent yaşamı birbirine saygı duyma temeli üzerine kuruludur. Çevreye saygılı olma, insanları kendi özgürlük alanları içinde rahatsız etmeme, kentli olmanın, kent kültürünü özümsemenin bir gereğidir. Bu güzel kentimizi, birbirimize saygılı davranarak daha güzel, daha yaşanılır bir duruma getirmek, hepimizin görevidir.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir