ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi
02 Şubat 2016 Salı, 09:10
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Hangisi doğru?

Bazı değerlendirmeler, açıklamalar yapılır. İki tarafı olan sorunlarda, tartışmalarda iki taraf da kendine göre açıklamalar yapar ve üçüncü taraf hangisine inanacağına karar veremez. Ya da inanmak istediğine inanır!

Ancak bu çözümsüz sürece açıklık getirecek bir yol vardır; belgelerin ortaya çıkarılması ya da taraflardan birinin en yakınında olan bir zaman sonra ‘gerçeği’ açıklar ve her şey ortaya çıkar.

Türkiye’de böyle bir olay yaşandı.

En küçük bir yorum ya da katkı eklemeyeceğim. Bülent Arınç’ın CNN Türk’te Taha Akyol’un sorularına verdiği yanıtları yazacağım. Kararı kamuoyu verecek… Türkiye siyasi yaşamını etkileyen olaylar hakkında önemli açıklamalar… Bunlar mı doğru, önceden söylenenler mi?

‘Dolmabahçe Mutabakatı’ hakkında: “Oturma düzeni dahil, kimin nasıl konuşacağı, taraflar o konuda anlaştılar. Cumhurbaşkanı’nın haberinin olduğunu biliyorum, tahmin ediyorum. Bana söylendiği kadarıyla Sayın Başkanımız da Sayın Yalçın Akdoğan da gelişmelerden anında kendisini bilgi sahibi kıldıklarını ifade ettiler. Kaldı ki sanıyorum Mart ya da Nisan ayıydı, Sayın Cumhurbaşkanı’nı bu görüntüyü eleştiren bazı sözleri oldu. Bu sözlere ben hükümet sözcüsü olarak karşılık vermek durumunda kaldım. Oradaki bir cümlem “Sayın Cumhurbaşkanı bu gelişmelerden haberdardır” cümlesidir. Ben kendisiyle konuşmadım, Sayın Başbakanımızın, Sayın Yalçın Akdoğan’ın verdiği bilgilerden Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda haberdar edildiğini ben onlara atfen söylüyorum. Herhalde onlar da yalan söyleyecek değiller. Dolayısıyla ben Sayın Cumhurbaşkanımız, bu işi başlatan, süreci takip eden birisidir. Belki kendisini yeterince bilgi verilmemiş olabilir ama bu konuda, akil insanlar heyetini kuran oydu, görevlendiren oydu. Bu işlerde de ben anı anına kendisine bilgi verilmeden bir şey yapılacağını zannetmiyorum. Böyle bir görüntüye girmeden önce, birkaç gün öncesinden ‘biz şunu yapacağız’ diye haberdar ettiklerini onlar söylediler”

            “Çözüm süreci” hakkında: “Hükümetten ayrılmış bir insan olarak 2 sebeple mutlaka çözüm sürecine benzer bir şeye ihtiyacımız var. Türkiye’nin iç ve dış tehditler vardır ancak dış tehditler daha öndedir. Türkiye’nin terörü mutlaka sonlandırması gerekiyor… Yarından itibaren olacak şekilde bunun gerçekleşmesi lazım. Operasyonlara bitti gözüyle bakmamız lazım, sonlanmaya yakın.”

“Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması” hakkında: “MİT TIR’ları konusunda, çok ağır suçlamalar var. Böyle bir suçtan dolayı ne tutuklanması, ne dava açılması ne de mahkemenin bir ceza kararı vermesi mümkün değil. İddianame kabul edildi, olabilir. Şimdi yargının en ağır yaralarından birisi, savcılara böyle çok iddialı davalar açtırmak. Yargının içine düştüğü acı bir durumdur, bundan yargının kurtulması gerekir. Hukuk herkese lazım. Sadece Can Dündar ve Erdem Gül hakkında açılan davalar da değil, bugün paralelle mücadele kapsamında açılan o kadar davalar var ki üstüme cübbeyi yeniden geçirmeyi arzu ediyorum. Bunlar, silahlı terör örgütü diye başlayan, öğrencilerinin önünden alınıp götürülen kadın öğretmenlerle, 2 aydır cezaevinden tutulan kadınlar. Yargının kendi içinde problemleri giderek arttı. Hakim ve savcıların adalet ve vicdandan başka bir takım korkularla hareket etmesi, bugün en büyük sorun. Belli yerlerden talimatlar almaktan korkuyorlar.”

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir