ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi
27 Haziran 2016 Pazartesi, 11:55
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Hayatın Sesi!

         3 Aralık 2007 yılında yayına başlayan Hayat Televizyonu, yaklaşık bir ay önce ‘baskılama’ sonucu adını Hayatın Sesi olarak değiştirmek zorunda kaldı! Şimdi para ve ‘uyarı’ cezalarıyla kapatılma ‘tehdidi’ altında.

Hayatın Sesi’nin asıl serüveni 3 Aralık 2007 öncesi başladı, hem de nasıl bir başlangıç! ‘Milyonerlerin değil, milyonların televizyonu’ sloganı ile kampanyasını başlattı. İşçilerin, emekçilerin, kadınların ve tüm mağdurların sesi olmaktı hedefi. Patronuz bir televizyon olur mu, dediler ama oldu. Patronsuz ilk gazeteyi çıkaranlar deneyimini televizyon için seferber etti. Fabrikalarda, okullarda, işyerlerinde, sokakta ‘kuruş kuruş’ toplanan dayanışma paraları ‘Milyonerlerin değil, milyonların televizyonu’nu yarattı.

Bu zamana kadar yine işçi ve emekçilerin katkılarıyla, dayanışmasıyla yaşamını sürdürdü, sürdürmeyi de başaracak. Türkiye’nin gündemini yakından takip ederek, söylenmeyeni, gösterilmeyeni inatla söyledi, gösterdi. Yayın yasaklarını ‘basın özgürlüğüne’ yasak getirilemez anlayışıyla kabullenmedi, yayınlarını sürdürdü. Diğer televizyonların ekrana taşıyamadığı – taşımak istemediği hak mücadelelerini doğrudan yaşayanların sesinden taşıdı. Barış talebini ekranlarından eksik etmedi. Yani sistemin gidişinden memnun olanları rahatsız etmekte gecikmedi.

Türkiye’nin gerçeklerini yansıtmaya çalışan Evrensel, Birgün, Gündem, Cumhuriyet gazeteleri yanında görsel yayın olarak ‘cezalandırmalardan’ dolayı geri adım atmadı.

Evrensel, Birgün, Gündem, Cumhuriyet gazeteleri para cezalarıyla boğulmak isteniyor. Şimdi Hayatın Sesi de para cezalarıyla boğulmak, sesi kısılmak isteniyor. Başarılabilir mi? Bu televizyonu bir patron kurmuş olsaydı, bugün kimi gazete ve televizyonların başına geldiği gibi Hayatın Sesi de susturulabilirdi ama Hayatın Sesi’nin patronu işçi ve emekçiler. Nasıl kurdularsa yaşatmasını da bilirler.

‪#‎HayatınSesiSusturulamaz” vurgusuyla başlatılan kampanya hızla büyüyor. Özgür basın diyen her kesimden özellikle de fabrikalardan, sendikalardan, aydın ve sanatçılardan destekler çoğalmaya başladı.

Basına yönelik baskılar her gün değişik adlar, görüntülerle devam ediyor. Halkın gözü, kulağı, dili olan basının susturulmak istenmesi kabul edilemez.

En son, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Gazeteci Erol Önderoğlu ve Yazar Ahmet Nesin’in tutuklanması aslında gerçeği gösteriyor.

Basın özgürlüğü, tüm özgürlüklerimizin ana anahtarlarından biridir. Kaybettiğimizde yolumuzu bulmamız zorlaşır.

Kadın, gençlik, işçi-emekçi, ekoloji, sanat konularını kapsayan özel programlarıyla, yine gündeme yönelik tartışma programlarıyla; diğer televizyonlarda yer alamayan haberleriyle Hayatın Sesi yoluna devam ediyor…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir kuşadası escort