ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
15 Ekim 2016 Cumartesi, 14:27
ERDOGAN ERİŞEN
ERDOGAN ERİŞEN erdoganerisen@mynet.com Tüm Yazılar

Herkes farklı yürütüyor…

erdogan-1

Ünlü Yürüyen Köşk

Geçen hafta Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu 9. Başkanlar Kurulu Toplantısı için Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim kentim” dediği Yalova’da idik. Yalova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Polat, 7 federasyon ve buna bağlı 82 Gazeteciler Cemiyeti ve basın meslek kuruluşunun temsilcilerini ağırladı.
Öncelikle bu güzel organize ve ev sahipliği için Ayhan başkanıma ve onun şahsında emeği geçen ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.

Ağrı’da darbe girişimi…
8. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nı ise Ağrı’da yapmıştık. Ağrı Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Alaettin Aslan, bizleri toplantıya çağırırken “çok güzel bir program hazırladım. Ağrı toplantısını unutamayacaksınız” demişti. Gerçekten de öyle oldu. Ağrı’ya gittiğimiz günün akşamı ‘darbe girişimi’ oldu. Dolayısıyla tek gündemli bir toplantı yapıp darbeyi kınayan, demokrasi çağrısı yapan bildiriyi açıklayarak tamamladık.
Alaettin başkanın dediği gibi ağrı toplantısını unutmak mümkün olmaz. En azından her 15 Temmuz’da hatırlayacağız.

Yalova’da bir gecede 28 deprem
Geçen hafta Yalova’da yaşadıklarımız o toplantıyı da unutamayacaklarımız arasına soktu. Toplantının 3. Günü gecesi Yalova’da 1 gecede 28 deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi verilerine göre, Yalova’da merkez üssü Çınarcık ve Armutlu ilçeleri ile Esenköy beldesi olan çok sayıda deprem meydana geldi. İlk deprem 00.22’de yaşandı. Sabah saat 07.45’e kadar 27 sarsıntı daha meydana geldi. Sevindirici yanı can ve mal kaybının olmaması.
Korkan arkadaşlarımızın bazısı arabada, bazısı lobide, erkekliğe laf getirmek istemeyen birkaç kişi de odada uykusuz geceyi geçirse de; hem Yalova’nın, hem de programın güzelliğini hiçbir şey gölgeleyemedi.

erdogan-2-tesvikiye-beldesi

2 bin 500 nüfuslu Teşvikiye’de 12 şelale bulunuyor

Çiçek ve su…
Hem Yalova’nın, hem de organizenin güzelliği üzerine yazılacak çok şey var elbet. Kaplıcanın ve çiçekçiliğin vatanı Yalova’da ilk dikkatimi çeken sokakta boş gezenlerle, kahvelerdeki insan sayısının az olması. Herkes bir işin bir tarafından tutmuş. Tabi ilde sanayinin gelişmiş olması da önemli.
TİGEM’e ait 44 işletmenin süs bitkileri ürettiği bin 541 dönüm arazi üzerinde kurulu tesisleri gezdik. Bu işletmeler Yalova Garden Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. bünyesinde birleşmiş hem onlar para kazanıyor, hem de buradan yılda ortalama 1 milyon lira zarar eden devlet, şimdi ise 1,5 milyon lira kira alıyor. Yüzlerce insan da istihdam ediliyor. Burada artık orkide üretimi bile başlamış. Yani yakında orkide ithalatını da bırakacağız gibi…
Sadece Yalova merkez değil elbet, Teşvikiye ayrı bir güzel, Koru, Çınarcık ayrı. Çiftlikköy de öyle. Kağıt Müzesi, Kara Kilise, Türkiye’nin tek tapulu gölü olan ve Hersek Lagünü görülmesi gereken yerlerden. 180 tür kuşu bu gölde görmek mümkün.

Vali olabilmek…
Yukarıda dediğim gibi Yalova ayrı bir güzel, Ayhan başkan ve ekibi ile onlara destek olan yerel sivil ve resmi yöneticilerin organize ettiği organize ayrı bir güzeldi. Şahsen ben Yalova Valisi Tuğba Yılmaz hanımefendiyi ayrı tutuyorum. Sayın Vali siyasilerin peşinde koşmaktan bu etkinliklere katılamadı. Ama Ağrı Valisi sevgili Musa Işın, darbe girişimi günü Ağrı’da bulunan ve bu çirkin girişimi ilk kınayan sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun o gün kendisine verdiği desteği unutmadı. Vali Işın, o kriz ortamında kendi deyimi ile ilgilenemediği konuk gazetecilerle ta Ağrı’dan Yalova’ya gelip bir araya geldi ve etkinliklere katıldı.
Ağrı Valisi Musa Işın bu yaklaşımı ile Türkiye’nin her yerinde haber olurken, Yalova Valisi ise peşlerinde koşturduğu o kadar siyasinin ve protokolün içinde görünmedi bile.
Sevgili Vali Işın bana gelecekte mutlaka aralarında olacağına inandığım Recep Yazıcıoğlu gibi efsane valileri hatırlattı. Vali Tuğba Yılmaz’ın ilindeki böylesi büyük bir etkinlikteki bu tutumu da bana “ben sana Vali olmazsın demedim ki adam olmazsın dedim” hikayesini hatırlattı.

erdogan-3

TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, Genel Başkan Vekili Feridun Fazıl Özsoy,

Teşvikiye Belediye Başkanı Ahmet Meydan ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin

Yürüyen köşk…
Bence Yalova bugünkü güzelliğini büyük önder Atatürk’ten aldığı mirasa borçludur. Atatürk’ün Yalova’daki bugün müzeye dönüştürülen “Yürüyen Köşk” ismi ile bilinen köşkü ve bunun hikayesi bile Yalova’yı efsane yapmaya yetiyor. Bilmeyenler için hatırlatmakta ya da bilgileri tazelemekte yarar var.
Gazi Mustafa Kemal, ilk kez 1927’de geldiği Yalova’da önceleri satın aldığı Baltacı Çiftliği’ndeki çadırda kalıyordu. Kenti çok seven Mustafa Kemal, pek çok kez ziyaret ettiği kentten 21 Ağustos 1929 tarihinde Bursa ziyareti için geçti. Ertuğrul Yatı’yla kente gelen Mustafa Kemal’in dikkatini Yalova iskelesi yakınındaki Millet Çiftliği içindeki büyük bir çınar ağacı çekti. Çınarın görüntüsünden etkilenen Atatürk’ün isteğiyle yat durduruldu. Yatın teknesiyle karaya çıkıldı. Çınarın gölgesinde bir süre dinlenen Atatürk, ulu çınarın civarına bir köşk yapılması emrini verdi.
21 Ağustos 1929 tarihinde inşasına başlanan köşk 22 gün sonra 12 Eylül’de tamamlandı.

“Köşkü değil, Çınar’ı kurtarın…”
Atatürk, 1930 yazında bir gün köşke gittiğinde, orada çalışanlar, yandaki çınar ağacının dalının köşkün çatısına vurduğunu, çatı ve duvara zarar verdiğini söyleyerek, çınarın köşke doğru uzanan dalını kesmek için izin istediler. Atatürk ise, çınar ağacının dalının kesilmesi yerine, binanın tramvay rayları üzerinde biraz ileriye alınmasını istedi.
Bu görev, Yalova’nın bağlı olduğu İstanbul Belediyesi’nden Fen işleri Müdürü Yusuf Ziya Erdem’e verildi. Erdem, başmühendis Ali Galip Alnar ve teknik elemanlarla Yalova’ya gelerek çalışmalara başladı. Çalışmalara temel kazarak başlayan ekip temel seviyesine indi ve İstanbul’dan getirilen tramvay rayları, binanın temeline yerleştirildi. Uzun uğraşlar sonunda bina, temelin altına sokulan raylar üzerine oturtuldu ve bina, 5 metre kadar doğuya kaydırıldı. Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu. Ayrıca köşk o günden sonra “Yürüyen Köşk” olarak anılmaya başlandı.

“Deprem geç kaldı…”
Ordu ilimiz de Yalova gibi mavi ile denizin birleştiği güzel kentlerden. Ancak çevrecilik konusunda Atatürk’ten aldığı örnekten olsa gerek çok daha iyi yerde. Ancak çirkin ve kaçak yapılaşma Ordu ilimizin en büyük derdi. Yalova’da da yer yer bunu görmek mümkün. Teşvikiye’nin AK Partili Belediye Başkanı Ahmet Meydan’ın da derdi bu.
Teşvikiye trekking tutkunlarının gözdesi. Belli ki onun için hafta sonu büyük bir akın var, 12 tane şelalesi olan 2 bin 500 nüfuslu bu şirin beldenin. Ama yaz aylarında nüfusu deniz turizmi de içine girince 30 bini bulmaktaymış.
Çiçeği burnunda Belediye Başkanı Ahmet Meydan da bu çirkin betonlaşmaya isyanını, “keşke Yalova’da deprem 80’lı yıllarda olsaydı da bu yapılaşmaya mahkum olmasaydık” diye dile getiriyor. Türkiye’nin en fazla çıkmaz sokağının olduğu yerin Teşvikiye olduğunu söyleyince de hak vermemek elde değil.
Tabii Teşvikiye uzun ve mavi bayraklı sahilleri ile değil sadece, şelaleleri barındıran ve her mevsim gürül gürül akan dereleri ile de rantçıların gözdesi. Başta HES’cilerin tabi.
Başkan Meydan’ı tüm cazip teklif ve kartvizitlere rağmen HES’lere izin vermemesi başta olmak üzere bazı çevrelerin baskısına rağmen içkili yerleri kapatmayıp “turizm herkese özgürlüktür” diyerek beldedeki turizmi ayakta tuttuğu için kutlamak lazım.
Kendisinin de dediği gibi eğer hükümet desteğini de alırsa, bilin ki Teşvikiye Marmara’nın doğa ve deniz turizminin gelecekteki yıldız adaylarındandır…

erdogan-4

Ağrı Valisi Musa Işın

Marmara’nın Gülenyüzü…
Çınarcık Belediye Başkanı Avni Kurt da Yalova’nın iddialı belediye başkanlarından. İlçenin bulunduğu topraklar, Milat’tan 3-4 bin yıl önce kurulmuş yerleşim merkezlerindendir. Çınarcık 20 bin civarında sabit bir nüfusa sahip ama yazları 500 bin kişiye ev sahipliği yapıyor. Başkan Kurt da bütün projelerini yarım milyona göre yaptıklarını söylüyor. İlçenin sloganını da “Gülenyüz” koymuş. Kendisi de ilçenin gülen ve aydınlık yüzü…

Yıkmadan olmaz…
Lafın kısası geçmişteki çirkin yapılaşma ve deprem tehdidine rağmen Yalova turizmin gözbebeği olmaya devam edecektir.
Özellikle Yalova örneğinden Ordu olarak bizlerin alması gereken çok şey var. Atatürk orada bir çınar ağacı için köşkünü o günkü şartlarda yürüttüğü gibi, önce çevre diyebilirdik. Biz yapmayabilirdik. Başta yapılaşma. Çevrecilerin tüm tepkisine rağmen şehrin göbeğine diktiğiniz belediye binası gibi. Denizin kenarındaki ve Boztepe’deki restoran, otel ve diğer yapılaşma gibi.
Bugün Teşvikiye’nin AK Partili Belediye Başkanı beldenin kurtuluşunu lafın gelişi olarak da olsa “deprem olsa da yeniden imar etsek” diye açıklıyorsa; bizim işimiz çok daha zor gibi…
Tıpkı yıllar öncesinde bir çevre ve şehircilik uzmanının yerel yöneticilerin yüzüne bakarak Ordu için dediği şu söz gibi;
      “Ordu bundan sonra ancak yıkarak güzelleşir…”
erdogan-5

Çınarcık Belediye Başkanı Avni Kurt ve Yalova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Polat

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir