ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
30 Aralık 2015 Çarşamba, 12:13
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

İÇ AYNALARIMIZ

Toplumda en büyük zorluklardan birisi sosyal iletişim kanallarının açık tutulması,  ilişki kurmak, sürdürmek, geliştirmektir. İnsan kurduğu, geliştirip büyüttüğü bir ilişkiyi bir anda bitirip kesmekte zorlanır. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. İnsanlar birbirinden etkilenir, bağlanır.

İnsanların çoğu birbirlerini tanımaya, anlamaya çalışmaz. Hep birincil olan düşünce “karşısındaki insanı zaten tanıdığıdır.” Olumsuz bir durumdaki en kolay yol, kendine haklılık payı çıkararak etkilendiği olumsuzluklardan kurtulmayı denemektir. Aslında kendine haklılık payı çıkarırken “haklı olmadığı pozisyonları da bilir” ama öyle davranması gerekiyorsa, öyle davranacaksa sistem otomatikman “kendi haklılığına” akar. Bu aynı zamanda hayal kırıklığıdır. Bu durum kişinin kendisine olan güvenini zedeler, bitirir. Kişi artık kimseye ihtiyacı olmadığını, diğer insanlara ve hiçbir şeye ihtiyacı olmadığı düşüncesini beslemeye başlar.

Yaşanan dostluklar, arkadaşlıklar, sevgi ne kadar güçlüyse olumsuzluk anlarında verilen tepkimelerde o kadar güçlü olur. Bu durum iki taraf için aynı olmayabilir. Bazı insanlar yaşanan gerginliklerden, olumsuzluklardan çok fazla etkilenmelerine rağmen, karşı kesimde yer alan insan bu durumu başka bir ilişkiye döndürmekte zorluk çekmeyebilir. Boşluklar anında başka varlıklarla sarılabilir. Bu durum yaşananlardan daha çok etkilenen tarafı daha da çıkmaza çekebilir. Bir nevi kendi içlerinde bir soyutlanma yaşayabilirler. Bu durumda daha az konuşur ya da hiç konuşmazlar. Hiç kimseyi dinlemez, söylediklerini umursamazlar. İnsanlarla aralarına hep bir mesafe koymak isterler. Zorunlu olarak bulundukları ortamlardan kurtuldukları an kendi iç dünyalarına ve yalnızlıklarına dönerler.

Kişinin kafasında karşısındaki insan için iki yargı ön planda durur. İyi ve ya kötü. Değişen ve gelişen durumlara göre iyi insan kötü, kötü insan iyi olabilir. Çağımızda en sık rastlanan davranış biçimi budur. Kötü gibi geliyordu ama aslında iyi adammış söylemleri bu dönemlere aittir. Ya da düşmanımın düşmanı dostumdur yaklaşımları bu dönemlerde aktifleşir.

Olgun ve sağlıklı ilişkilerde, iyi dostluklarda, iyi arkadaşlıklarda, yaşanası sevgilerde kişilerin empati yapması, hoşgörü ve saygı sınırlarını hiç aşmaması gerekir. Duygu ve düşüncelerin, istenen veya istenmeyen davranışların söylenmesi de işin gevelenmesinden çok daha iyi olacaktır. Doğruluk ve dürüstlük içinde ortaya sunulan düşünceler, kırılmalar yaratsa bile kızgınlıklar yaratmaz. Sevgi tüm sorunları çözen bir ilaç gibi görülse de gerçek ilaç, hoşgörü ve saygı, güven çerçevesinde yaşanan arkadaşlıklar, dostluklar, duygulardır.

Yaşadığımız her şey iç aynalarımıza benzer. İyi tahlil etmeyi becerebildiğimiz sürece çarpmayı, çarpışmayı önler. Görmeyi becerebildiğimiz sürece bu böyledir. Eğer değerliyse değerini yaşamak, değersizse değersizliğini söylemek dürüstlük ve zaman kaybını önlemesi açısından en uygun olandır.

Sağlık dolu, hoşgörüsü bol, saygı ve sevgisi sınırsız bir yeni yıl dileğiyle…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir