ordu-logo
Son Dakika
18 Ocak 2017 Çarşamba
23 Aralık 2015 Çarşamba, 11:01
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

İKİ GÜZEL İNSAN…

Ülkemin yakın tarihinde ve tüm insanların yakın çevresinde çalmadan, çırpmadan helal kazancının bir bölümünü kendisinden sonra gelecek nesillere aktaran insanlar mevcuttur.

Yazımın başında iki güzel insan dedim. Bunlardan birisi Akkuş ilçesinden Merhum Hacı Ahmet CÜREBAL’dı. Ahmet Amca’yı ablamın ilk öğretmenlik atamasının Akkuş’a çıktığı dönemlerde tanımıştık. Karadeniz sahil yolu evimizin önünden geçtiği için en büyük eğlencelerimizden birisi de seçim zamanları olurdu. Hiç görmediğimiz kadar araba arka arkaya dizilerek kornalarına basar, biz çocuklar da atta mı, okta mı, koyunda mı, hilalde mi araba çok onu sayardık. Ahmet Amca anahtar partisindendi. Milli Selamet Partisi. Her gelip geçerken Merhum Mesut Amcamın petrolünün önünde arabalar durur Ahmet Amca mutlaka çocuklara verecek bir şey bulurdu.

Bu güzel insanla yollarımız yıllar sonra ben müfettiş olduğumda Akkuş’ta kesişti. Her Akkuş’a gittiğimde oturur konuşurduk. Babamı anlatırdı bana. Faklı kulvarlarda seyretmelerine rağmen dostluklarını. Bir gün yapılacak YİBO için yer arandığında, kendisine bunu söylediğimde, Ahmet Amca’nın tereddütsüz “Biraz şehre uzak ama beğenirseniz helal olsun” dediği hala kulaklarımda. Bahse konu olan yer toplamda elli(50) dönüm bir yer. Sonrasında daha büyük temaslar ve Ahmet Amca’nın okulun yerini bağışlayışı. O dönemdeki mevcut müdürün, kendisinin bir talebi olmamasına rağmen, okula senin adını vereceğiz, torununu işe alacağız söylemleri. Okul İstanbul İMKB’ye yaptırılınca Ahmet Amca bir anda sadece yerini bağışlamış, bir nevi kandırılmış oldu. Mevcut çabalarımız-gücümüz sadece spor salonunun dışına “Ahmet Cürebal Spor Salonu” yazdırmakla sınırlı kaldı. Yıllar sonra bu yanlış düzeltilmiş. İmam Hatip Ortaokulu’na Ahmet Cürebal ismi verilmiş. Sevindim. Mutlu oldum. Kendi talebi olmamasına rağmen isminin bir eğitim kurumunda yaşaması gururlandırdı beni.

İkinci güzel insan amcam Halil YAZICI idi. 1928 doğumlu, zamanın ortaokul mezunu bir posta memuru. Çocukları olmamış, kardeşlerinin çocuklarını ve köyün sahipsiz çocuklarının hepsine babalık etmişti. Bugün emekliliği tatmış ebe-hemşire-gümrük memuru gibi birçok memurun ekmeğinde hakkı olan bir adam. Emekli parası, yılların birikimi eşi ölünce yalnızlığı ve bir şeyler yapma isteği. Konuyu açtığında köyümüzün okulunu yapalım dedim. Hiç itiraz etmeden parasını “Saray İlk/Orta Okulu’nun” yapımına aktardı. Sözleşme yapalım isim hakkı alalım filan dediğimde ise “İsim istemediğini, isim için yapmadığını Allah için yaptığını söyledi.

İki güzel insanın ortak sözleri ise; “İsme ne gerek var Allah görmüyor mu? Allah bilsin yeter.” di. Böyle güzel insanları tanımışken iki ekmek verirken, çocuklara şeker-oyuncak dağıtırken fotoğraf çektirenleri nasıl kabul eder bu yürek. Yardımı insanların gözüne sokanları nasıl affeder. Böyle binlerce güzel insanın “Mekânları cennet olsun”.

Yorum

  1. Uğur Ertürk

    24 Aralık 2015 at 09:36

    Veren el alan elden üstündür . Yaradan, veren ellerden razı olsun , sayılarını artırsın . Mekanları cennet, ruhları şad olsun . Yol, su, okul, hastane ve hatta iş yeri açıp sömürmeden işçi çalıştırıp işsizliği önlemek, istihdam sağlamak, fakir öğrencileri okutmak, organ bağışının büyük sevaplardan olduğu bilincine varanlara ne mutlu .

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort