ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi
18 Haziran 2016 Cumartesi, 12:12
Mehmet C. SAVAŞKAN
Mehmet C. SAVAŞKAN mcsavaskan@yahoo.com Tüm Yazılar

Kat Sınırlaması Hangi Çağda Kaldı?

Dünyanın gelişirken nüfusu artan hiçbir ülkesinde yeni yaşam alanlarında kat sınırlaması yoktur.
Hatta, belirli bir kattan daha az katlı bina yapmak yasaktır.
Örneğin Rusya’da 9 kattan daha az katlı, yani 5 veya 6 katlı bir bina isteseniz bile yapamazsınız.
Çin’de bu rakam 11dir. 10 katlı bina Çin’de göremezsiniz. Hepsi en az 11 veya daha yüksektir.
Garibinize gitmesin, tekrar yazıyorum; Türkiye hariç, nüfusu artarken gelişen hiçbir ülkede binalar en fazla şu kadar katlı olacak diye bir düzenleme yoktur.
Türkiye’de neden kat sınırlaması üsten yapılıyor da başka ülkelerde alttan yapılıyor?
Ruslar matematikte, Çinliler mühendislikte bizden çok geriler; onlar depremleri, şehrin hava sirkülasyonunu ve evlerin ışık almasını hesaplayamıyorlar mı?
Tabi ki değil.
Onlar şehircilik işini tamamen hesap kitap bilen kişilere teslim ettikleri için ilerliyorlar.
Bizdeki kat sınırlaması; ülkeyi beton çöplüğüne çevirmenin, tarım alanlarının yol edilmesinin “olmayan deprem korkusu” isimli ağrı kesici ile birlikte yutturulmasından öte, ülkeyi geride bırakma operasyonundan başka bir şey değildir.
Ordu’ya baktığınızda dağların, tepelerin nasıl betonlaştığını; fındık, kivi, çilek, mısır hatta pirinç zıraatine uygun arazilerin nasıl kullanılamaz hale geldiğine şahit oluyorsunuz. Konut talebini karşılayabilmek için bahçeler betonlaşıyor. Hemen her binanın çatısının altında bile bir pencere var, insanlar çatı altında yaşamak zorunda kalıyor. Demek ki 3-4 katlı binalar konut talebini karşılayamıyor.
Türkiye’de bir konutun en ekonomik fiyat ile satılabilmesi için binanın ortalama 28 katlı olması gerektiği hesaplanmıştır. 28 katlı bir binaya depremin etkisi 4 katlıya göre daha azdır. Yani yüksek katlı binalar deprem açısından son derece güvenlidir.
Kat sınırlamasının görüldüğü ülkelerin başında gelen Avrupa ülkeleri çöküşün eşine gelmişken, binalara alt sınır getiren Uzak doğu ve Amerika kıtası ülkeleri ise bugün dünyanın hakimi konumuna gelmişlerdir. Avrupa, hiçbir konuda örnek alınacak bir medeniyet olmadığını kendi çöküş diyeti ile ödemektedir.
Kanımca, kat sınırlamasının biran önce en az 25 olacak şekilde düzenlenip ve bu yüksekliği kurtarır cadde genişliklerine imkan verilecek ada bazlı dönüşümlerin başlatılması zamanı gelmiştir. Bu sayede Türkiye gelecek çağda söz sahibi olan ülkeler arasında olabilir.

Yorum

  1. Oğuzhan A.

    19 Haziran 2016 at 12:25

    Kat sınırlamasından önce şehir planlaması gereklidir. Ordu için konuşursak; ilk olarak kentsel dönüşüm düzgün bir şekilde uygulanmalıdır, yeni yaşam alanları,yeşillikler içinde sosyal tesisler inşa edilmelidir. Geniş caddeler ve meydanlar oluşturulmalıdır. Sanayi şehri değiliz, keza ticaret de. Göç veren bir şehrimiz var ve projeler şehrin göç alabilmesi dogrultusunda olmamalıdır. Turizm şehri olmak istiyorsak da asla şehir estetiğinden ödün vermemek gerekir, ki bu da cok yüksek katlı binalarla sağlanamaz. Her şehir potansiyelini kendi yaratır, verdiğiniz örnekler mega-şehir yapılaşma örnekleridir ve tüm dunyada nüfusu Altınordu gibi 150bin civarında olan kucuk kentler şehirlerinin yasanabilirligi icin mevcut estetiği koruma cabasındadırlar. Yüksek binalarin insanları birbirlerine yabancilastiran bir kapitalizm dayatmasi olduğunu da unutmayalim.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir