ordu-logo
Son Dakika
21 Ocak 2017 Cumartesi
09 Mayıs 2015 Cumartesi, 11:20
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

KAVAK İLE KABAK AĞACI

İnsanoğlu toplumda yer edinip, bir yerlere gelme savaşını verir yaşamı boyunca. Kimi bunu dişiyle, tırnağıyla uzun zamanda başarır. Kimi ise birilerinin açmış olduğu yolu çok çabuk geçiverir. Derler ya; “ Önüne ne geliyorsa o fırsatı kendince en güzel şekilde değerlendirin”. Toplum olarak bu cümleyi farklı algılıyoruz sanırım. Birilerinin üzerine basıp ya da güç benim elimde diye düşünerek. Kendi çıkarları doğrultusunda senden faydalanıp, sonrasında saf dışı bırakıp hızla tırmanışa geçilmektedir. Ahlaki olarak çok doğru değil diyeceğim de! Ahlaki değerler, çıkar değerleriyle günümüz de yer değiştirmektedir.

İşin özü, önümüze gelen fırsatları kazanım, emek olarak akıllıca değerlendirmek gerekmektedir. Bu da her şey gibi zamanda değişime uğrayıp modaya uyarak, anı yakalayıp, anı kurtarma çabası ve kısa zamanda çok yol kat edip, hızla tüketim sisteminin içinde savrulmaktayız. Kısa sürede elde edilen şöhret, statü çok çabuk tükenebileceği gibi, sağlam dayanaklara da bağlanamayacağı düşünülmemektedir.

Bir hikâye okumuştum geçenlerde. Tam da bu konuyu çok güzel vurgulayan! Şöyle başlıyordu “Bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermişti… Bahar boyunca bitki kavak ağacına sarılarak boy göstermeye başladı… Yağmurların ve güneşin etkisi ile büyümesini hızla sürdüren kabak, kısa sürede kavak ağacı ile neredeyse aynı boya geldi… Hızla büyümesinden gururlanırken bir gün dayanamayıp kavağa sordu: “Sen kaç ayda bu duruma geldin ağaç?” “On yılda” dedi kavak… Kabak çiçeklerini sallayarak güldü… “On yılda mı? Ben neredeyse iki ayda senin boyuna geldim…” Kavak ise kabağın bu sözlerine güldü ve “Çok doğru” diye karşılık verdi sadece… Günler, günleri kovaladı ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak önce üşümeye başladı, sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar artıkça da aşağıya doğru inmeye… Bu kez biraz da kuşkuyla sordu kavağa… “Neler oluyor bana ağaç?”… Kavak sakin bir şekilde yanıtladı kabağı… “Telaşlanmaya gerek yok ölüyorsun”… Kabak hiçbir şey anlamadı sordu “Niçin?” diye… Kavak yine sakin sakin yanıtladı… “ Çünkü benim on yılda geldiğim yere sen iki ayda gelmeye çalıştın”…

Kendi kazanımlarınızı sağlam temeller üzerine kurarak, emeğin saygınlık ve değerli olduğunun unutulmaması gerekiyor. Kişiler kendi saygınlıklarını bulundukları statü ya da sıfatla oluşturmazlar. Zaman ve emekle oluşur. Aksi takdirde emanet gibi durur ve çöker.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir