ordu-logo
Son Dakika
24 Ocak 2017 Salı
31 Mart 2016 Perşembe, 10:57
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Kendisiyle çelişmek böyle olur!

 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı bir basın emekçisinin sorusuna verdiği yanıtla yeni tartışmaya neden oldu. Bu sıkıntılarını giderebilmek için ÇED’le ilgili yargı yolunun önünü tıkamak için Meclis’te bulunan Torba Yasa’nın içine atılacak yeni hazırlık var!

Bakan İstanbul’da katıldığı bir toplantıda sorulan bir soruya şu yanıtı veriyor: “ÇED süreci çok uzun ve titizlikle tamamlanan bir süreç. En sonunda da o bölgedeki vatandaşın onayı da alınarak tamamlanıyor. Bir tane bile olumsuz görüş varsa zaten raporu vermiyoruz. Ama nedense her ÇED raporu mahkemeye gidiyor. Bu iş artık bir siyasi mücadele yöntemi oldu. Yatırımları engellemek ve AK Parti hükümetine maşa göstermek anlamına geliyor. Bu yolla bütün Türkiye’nin kalkınmasının önü tıkanmaya çalışılıyor. Çoğu zaman da vatandaşa rağmen mahkemeye götürülüyor.”

Bakan Sarı’nın açıklamasının her tarafı çelişki dolu. “ Bir tane bile olumsuz görüş varsa zaten rapor vermiyoruz.” diyor! Bu iş Bakanın söylediğinin tam tersi oluyor. Halkı Bilgilendirme Toplantıları’nın duyurusu iyi yapılmıyor. Kimse duymasın diye elden gelen yapılıyor. Halkı Bilgilendirme Toplantısı, bilgilendirme yapmak için oluyor. Karşıt görüş de olsa önemsenmiyor. Eleştiriler dikkate alınacak deniyor, o kadar! Bu nedenle toplantı salonuna girilmeyerek toplantın yapılmaması sağlanıyor.

“Ama nedense her ÇED raporu mahkemeye gidiyor.” diyerek bundan rahatsızlığını dile getiriyor! Yargıdan neden ‘korkuluyor’ anlaşılır değil. Yapılan çalışmanın zarar verici olduğuna inanan insanlar neden yargı hakkını kullanmasılar ki… Şirketlerin ÇED raporları ‘kopyala yapıştır’ biçiminde olduğu için uygulamalar zarar verici oluyor. Halkın hakları için yargıya gitmesi Bakanı neden rahatsız ediyor acaba?

“Bu iş artık bir siyasi mücadele yöntemi oldu.” iddiası aslında kendi bakış açısın da ortaya koyuyor. Hükümet yeraltı ve yer üstünü uluslararası ve yerli şirketlerin yararlanması için girişimde bulunması siyaset olmayacak ama buna karşı çıkış siyaset olacak… Aslında yaşamın kendisi siyaset değil mi?

Bir alışkanlık da hemen karşı atakları ‘gelişmeye karşı çıkmak’ olarak değerlendirmek! “Yatırımları engellemek ve AK Parti hükümetine maşa göstermek anlamına geliyor. Bu yolla bütün Türkiye’nin kalkınmasının önü tıkanmaya çalışılıyor.” Halkın karşı çıkma hakkı olmayacak mı? Yönetenin her yaptığına, söylediğine itirazsız uymak insan karakterine uygun değil. Uygun görülmeyen, yanlış olarak değerlendirilen uygulamalara, planlamalara karşı çıkmak ne zaman gelişmeyi engellemek oluyor?

“Çoğu zaman da vatandaşa rağmen mahkemeye götürülüyor.” iddiasının gerçeklerle hiç ilgisi yok. Türkiye’nin her köşesinden her yurttaş, her yer için dava açabilir. Bu Anayasal güvence! Ama mahkemeler yöre insanı olmayanın dava açmasını “ Yörede yaşamıyor” diye ehliyetsiz ilan ediyor. Yani dava açanlar yöre insanları. Vatandaşa rağmen dava açılmıyor!

Bu açıklama, halkın yaşam alanlarına sahip çıkmasından rahatsızlığın dışa vurumu. Yeni düzenlemenin Torba Yasa içine atılmak istenmesi de bu nedenle…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir kuşadası escort