ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
12 Mayıs 2016 Perşembe, 12:11
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

KİRALIK İŞÇİLİK VE TAŞERON İŞÇİLER

Yaşamın gerçekliği ile ‘verilen sözler’ uyum sağlamadığında gerçekler hemen ortaya çıkıyor. Hani ballandıra ballandıra ‘taşeron işçiler kadroya alınacak’ diye anlatılmıştı ya, yaşamın gerçeği hiç de öyle değil!
Gündem değişti, taşerona verilen sözler önemini yitirdi. Davutoğlu’nun Başbakanlığı bittiğinde de ‘Bu Hükümet böyle bir söz vermedi!’ diyebilirler. Bunu söylememin nedeni ‘Kiralık işçi’ yasasının kabul edilmesi. Yakında kamu emekçilerinin iş güvencesinin de yok edilmesi için düğmeye basılacak. İş güvenceleri yok edilirken taşerona kadro verilebileceğine inanabiliyor musunuz?
‘Kiralık işçi’ yasası hazırlığı döneminde sendikalar ve partilerin ‘basın açıklaması’ dışında (Bir iki sendikanın yürüyüşler yapması dışında) bir hareketlilik olmadı. Hak gasplarının önlenmesi için ‘basın açıklamalarının’ yeterli olmadığını en iyi bilenler sendika yöneticileri olmalı aslında. Ama aynı alışkanlıkları sürdürüyorlar.
‘Kiralık işçilik’ yasası, iş güvencesini, kıdem tazminatını, emekliliği de uygulamada olanaksızlaştırıyor. Hatta sendikasızlaştırmayı kolaylaştırıyor. Yani taşeronlar haklarını alabilmeleri için ‘sessizliklerini’ bozmalılar. Verilen sözü unutturmamalılar.
BAŞKANLIK OLMADI!
Siyaset bu! Her istenilen olmuyor. Başkanlık sistemine geçiş için ‘kararlılık’ dile getirildi. Karşı olanlar da kararlılıkla ‘HAYIR’ haykırışlarını yükseltiler. Başkanlık diyenler şimdi ‘partili cumhurbaşkanı’ adıyla yeni formül ortaya attılar.
Olur mu, olmaz mı göreceğiz. Adı farklılaşsa da özü yine Başkanlık sistemi. Demokratik, katılımcılığı öne çıkaran bir sistem (anayasa) için sessini yükseltenler görülmek, duyulmak istenmiyor. Amaç insanları mutlu etmekse, neden katılımcılık öne çıkarılmıyor?
“Anayasa nasıl yapılmalı?”, “Nasıl bir anayasa?” sorularına verilecek yanıt için bir kampanya yapılmadı. ‘Halk ne istiyor?’ diye sormaktan çok, ‘Halk neyi istemeli?’ sorusu üzerinden politika yapılıyor. Yani halkın gereksinimleri değil, başkasının isteği önemli!
Tartışmayı o kadar darlaştırdılar ki, ‘liderlerin’ isteği halkın isteği haline geldi. Bir anayasa tartışmasında, işçi, köylü, genç, kadın, işsiz, inanç ve kimlik grupları vb. ne düşünür, nasıl bir sistem isterler diye soran yok.
Türkiye için demokratik, laik, halkçı bir anayasa gerekli. Bu ‘böyle istiyorum’ diyerek olmuyor. Toplumun en geniş kesimlerinin tartışmaya dahil edilmesi gerekir. En başta da ‘kendimize göre’ farklı talepleri olanları dışlayarak, öteleyerek, düşmanlaştırarak bir tartışma yürütmemek zorundayız. Zaten ‘farklı’ düşünenlere söz hakkı, propaganda hakkı verilmeyecekse; oluşacak anayasa, anayasadan çok baskı kararnamesi olur.
Başkanlık yerine, partili cumhurbaşkanlığını savunanlar var. Ya karşı çıkanlar nasıl bir sistem istiyor? Bu seslerin de duyulması için fırsat eşitliği yaratılmalıdır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir