ordu-logo
Son Dakika
21 Ocak 2017 Cumartesi
28 Haziran 2016 Salı, 11:30
UFUK ERSOY
UFUK ERSOY ufukersoy52@hotmail.com Tüm Yazılar

Kirletme

ufuk yazı resmi

Oturacak yer bulamadık koca sahil boyunca. Yürüyüş yolunun kenarlarında karşılıklı olarak park eden araçların arasından geçip ulaştık denize.
Akyazı sahilinde her yerde insan kaynıyordu sanki. Öbek öbek aileler her boş bulunan çimenlik alanın üzerine serilen kilimlerin üzerine açmışlardı sofralarını.
Kimisi erkenden gelip, yerleşmişti oturma gruplarının üzerine. Kimisi boş yer bulamadığı için nereyi boş bulmuşsa oturmuş, kendine ait bir alan oluşturmuştu sessiz sedasız. Etrafta kimi zaman yürüyüş yapan insanları rahatsız edecek boyutta mangallardan yayılan dumanlar, ateşte pişen etler, bir tarafta çay içmek adına yakılan odun ateşleri ve arabaların radyolarından yayılan yüksek sesler, şarkılar… Ağaçlardan ağaçlara bağlanmış salıncaklarda uyutulmaya çalışan küçük çocuklar, kurulan hamaklarda sallanan ağbiler, ablalar.
Her zamanki alışkanlıkla yaz kış sahilde sessiz sedasız yürüyüş yapan bölge sakinleri, beton yürüyüş yolunda bisiklet süren gençler, artık son zamanlarda Ordu’da moda olan ve paten süren çocuklar…
Manzara güzel. Karadeniz uykuya dalmış sanki. Dalgalar sessiz sedasız nazlı bir gelin misali sahile gidip geliyor. Ay ışığı denize düştükçe yakamozların seyrine doyum olmuyor. Boztepe ışıklar içerisinde. Küçük tepenin üzerini ateş böcekleri sarmış sanki. Bir yanıp, bir sönüyor. Ah ne güzel memleketim. Dilime dolanan o güzel şiir geliyor aklıma.
“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.”
Bir anda hemen uzaktan gelen bir sese kulak veriyoruz.
– Süt mısııııııııııır…
Gecenin bir yarısı denize giren insanları görünce şaşırmamak elde değil. Sahilde, kumda başıboş birkaç köpek geziniyor. Sanırım yemek kokuları çekiyor onları. Kumda üstünü başını kirleten çocuğunu azarlayan, sıcaktan bunalmış beyaz atletli, göğsü kıllı göbekli adamın sesi yankılanıyor bir an.
– La gelsene buraya, üstün başın kum oldu…
Hemen yanı başında hiç kimseyi umursamadan gürültülü bir vaziyette sohbet, muhabbetin dibine vuran kalabalık insanların kahkahası gök gürültüsü gibi kulaklarımızı tırmalıyor. Bir kadın etrafa aldırış etmeden telefonda bağıra çağıra konuşuyor.
– Aynı yerdeyik, aynı…
Bir curcuna, bir keşmekeş almış gidiyor başını.

Yazın gece yarısına kadar böyle. Herkes belli bir saat sonra toplanıp evine gidiyor. Gidiyor gitmesine de, geride kalanlar bu kent adına üzüyor. Çöp tenekeleri ve etrafları ağzına kadar doluyor. Çimenler ezilmiş, etraf anlaşılmaz derecede kirleniyor. Sağda solda, her yerde çöp.
Kimileri için muhabbet, kimileri için eziyete dönüşüyor maalesef… Bir gece daha sona erdi. Hava sıcaktı maalesef. Kafamızı dinlemek, Gözlerini kapatıp, İstanbul’u dinleyen “Orhan Veli Kanık” misali, memleketimi dinlemek için kendimizi deniz kenarına attık.
Yarın akşam Allah Kerim…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir