ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe
29 Temmuz 2015 Çarşamba, 11:01
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

Koruyacağız diye yok ediyoruz.farkında mıyız?… (1)

 

(Aman korumayalım bırakalım kendini korusun) Küçücük örneklerden bir yerlere çıkmak, geçmişten ders alarak geleceğe ümitle bakabilmek hayatın erdemlerinden biri. Yaşantıları iyi irdelemek, hayatta hangi düğmenin hangi kanalı açacağını bilebilmek mutlu bireyler yetiştirmek ve geleceğe ümitle bakabilmek için gerekli.

Koruyacağız diye yaptığımız ve batırıp ağzımıza bulaştırdığımız o kadar çok örnek var ki. Ağaçları kesip orman yazan bir kurum, ormancılar yokken daha mutlu ve ormanlarını koruyan bir köylü. Trol çekmeyi engelleyemeyerek balıkları korumayı amaçlayan kurumlar, HES’ler yapacağım diyerek yıllarca gözümüz gibi baktığımız çevrenin her şeyini talan eden, gördüğünde içinizin bir hoş olmasına sebep olan birimler. Güzelim koylarda otellere peşkeş çeken Bakanlıklar. Bunların hepsinin amacı korumak, kollamak, geliştirmek, insanların hizmetine sunmak. Aldığı emaneti gelecek kuşaklara aktarmak. Keşke hiç korumasalardı. Bundan kötü olmazdı herhalde.

Bu koruma işinin koruma yöntem ve tekniği biraz farklı olsa bile ebeveynlerde çok önemli bir yer tutmaktadır. Ebeveynleri devamla devlet bu korumacılığı ve yarı açık bile olmayan cezaevleri gibi okullarda devam ettiren sistem. Okul öncesi eğitim veren kurumlara bir bakar mısınız? Katlı binalar, bahçesinde toprak bulunmayan adeta betonların içine sıkıştırılmış yapılar. Okulun içinde kâğıt kesip yapıştırıp, çizgi film izleten, şarkı öğreten (öyle yetiştirilmiş ve program doğrultusu böyle olan) öğretmenler. Asılma yok, tırmanma yok, atma yok, atlama yok, yüzme yok, el göz kas koordinasyonu yok, zıplama yok, bir ağaca tırmanmaya çalışma, biraz toprak kazma… Yok. Bu korumacılığı okul boyutu. Ebeveyn boyutunda ise hiç ayağı çamur olmadan, asılmadan, tırmanmadan, atlamadan… Büyüyen çocuklar. Hafta sonlarında çok büyük bir lütuf yapılarak AVM’lere ve suni ortamlara götürülen çocuklar.

Koşma düşersin, oynama terlersin çocukları. Ebeveynler demokrasiden gelen gücünüzü hükümetlere, yerel yönetimlere sosyal amaçlı parklar yaptırmak, çocukları toprakla, hayvanlarla buluşturmak için alanlar oluşturulması için baskı uygulamada kullanın. Onlara bir araya sıkıştırılmış iki salıncak, bir kaydırağın vicdanlarını rahatlatmayacağını gösterin. Doğayla iç içe çocuk yaşam alanları istiyoruz diye bağırın. Her yer alarm veriyor. Ben eğitimi bilirim. Ezber alanlarında durağan düşünce ve yorum gerektiren alanlarda ise sürekli düşüş yaşayan bir toplum olduk. Üretmeden, düşünmeden, sorgulama yollarını açmadan, mantıklı düşünmeyi öğretmeden, felsefeyi bilmeden sadece “nefes” le kalkınmayı ve kurtulmayı uman, kendilerine öyle telkin edilen milletler yok olmaya mahkûmdur. Çocuklar için oyun alanları, spor alanları yollara çakılan kazıklardan, döşenen taşlardan daha mı az değersiz? Siz bilirsiniz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort