ordu-logo
Son Dakika
24 Ocak 2017 Salı
03 Ekim 2016 Pazartesi, 08:00
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Kuş cenneti!

Şehirler büyürken ormanlar azalıyor. Betonlaştıkça sesler tek elden çıkmış gibi oluyor. Artık şehirdeki sesleri ‘gürültü’ olarak niteliyoruz. Çünkü farklılıklar yok oluyor…

Alıp başımızı çıksak dağlara; ortalık rengarenk ve kuş cıvıltısı kaplamış her tarafı… Renk cümbüşüyle ses çeşitliliği birbirini tamamlıyor. İnsanın gönlü açılıyor böyle bir ortamda; mutluluktan gözlerin içi gülüyor…

Yaşamın her karesi böyle değil mi? Renkler ve seslerin bolluğu ve ahengi geleceğe yönelik umutları yeşertmiyor mu? Düşünebiliyor muyuz dünyada tek renk ve tek çeşit sesle yaşayabilme olanağımızın olabilirliğini? Ya da böyle bir ortamda yaşarken farklı renklerin ve seslerin ortaya çıkması durumunda içine düşeceğimiz şartların nasıl olacağını?

Tek renk ve tek çeşit sesle yaşamak! Ormandaki kuşlara hepiniz aynı biçimde ötün; kurtlara, domuzlara, ceylanlara, sincaplara aynı ses çıkarın desek ne olur? Kuşların farklılığı, hayvanların çeşitliliğin fark edebilir miyiz?

Sabahları kuşların sesiyle uyanamıyoruz şehirlerde ama ya köylerde… Çeşit çeşit kuşlar ve çeşit çeşit cıvıltılar. Biri başlıyor, diğeri susuyor; sonra diğeri başlıyor. Bir bakıyorsunuz hepsi birlikte ötüyorlar. Çeşit çeşit sesler… Ya doğanın renkleri değil mi ilham kaynağı? Şehirde bunaldığımızda neden yaylalara, dağlara, dere kenarlarına atarız kendimizi? Çünkü oralarda rahatlıyoruz. Renkler ve seslerin özgürlüğü vardır. İnsana huzur verirken yaşama yeniden sarılmanın gücünü, umudunu verir.

Dağlara, yaylalara elinde balta olan insan grupları akın ettiğinde; bir grup insanın elinde tüfek gözleri ağaçlarda, çalılıklarda yürürken gördüğümüzde ne düşünürüz? Rengarenk ağaçların, çeşit çeşit cıvıltıların yok olacağı korkusunu yaşamaz mıyız? Yaylayı, dağları var eden renkler ve sesler değil mi?

Yaşamımızda da güzellikler vardır. İnsanların farklılıkları bu güzelliğin oluşmasındaki anahtardır. Kütük değiliz ki, marangoz atölyesinden aynı boyda, aynı amaçta kullanılacak araçlar olarak üretilelim. İnsanız! Hepimiz farkı değer yargılarına; farklı düşüncelere, inançlara sahibiz. Tüm insanları aynı kalıba sokamayız, sokmaya çalışmak da boşuna bir uğraştır.

Karga en güzel sesin kendisinde olduğuna inanır; bu karga açısından doğru bir belirlemedir. Başkası da düşünülemez. Ya keklik sesini nereye koyacağız? Karganın mı, kekliğin mi sesinin daha güzel olduğunu kim belirleyecek?

Kargaya göre kekliğin, kekliğe göre de karganın sesi çirkin; serçeye göre de ikisi de çirkin! Doğa da yalnızca birinin sesi olsaydı nasıl olurdu? Oysa güzelliği oluşturan hepsinin seslerinin çıkması değil mi? Değişik seslerin ahengi…

Peki, biz toplumsal yaşamımızda ‘insan’ olarak farklı seslere neden tahammül edemiyoruz? Farklı seslerin boğazını sıkıyoruz? Hem de düşünebilen tek varlık olarak…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir kuşadası escort