ordu-logo
Son Dakika
24 Ocak 2017 Salı
30 Nisan 2016 Cumartesi, 11:28
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

Kut’ülAmare

Kut-ülAmare, Dicle Nehri kıyısında Şattülarap kanalı ile birleşen Basra Körfezi’nin kuzeyi ile Bağdat’ın güneyinde bulunan bir kasaba…

Tümgeneral Charles Vere FerrersTownshend komutasındaki İngiliz 6. Poona Tümeni (Hint Tümeni) Bağdat’a ilerlemeye çalışırken 22-23 Kasım 1915’te Selman-ı Pak Muharebesi’ni (Ctesiphon) kazanamayarak geri çekildi ve 3 Aralık’ta Kut’a sığındı. İngilizleri takip eden Nureddin Bey’in komutasındaki Türk birlikleri İngiliz kuvvetlerini Kut şehrinde kuşatma altına aldı. Günlerce süren kuşatma sonucunda İngiliz kuvvetleri, 13 general, 481 subay ve 13.300 askeriyle birlikte Türk kuvvetlerine teslim oldu.

Türkiye’de 1952 yılına kadar Kut Bayramı olarak kutlanmaya devam etti. Ancak Türkiye’nin NATO’ya üye olmasının ardından İngilizler, bayramın kaldırılması için baskı yaptılar. Baskılar üzerine Adnan Menderes 1952 yılında bu bayramın kutlanmasını kaldırdı.

Atatürk’ Nutuk’ta şöyle der: “Efendiler, bu ne lâftır! Kerbelâ, Peygamber’in torunu, imam, mübarek kılıç, şeref duymak gibi, cahil takımının hoşuna gidecek lâflarla milleti kandırma politikasını benimseyenler, artık insaf etsinler! Millet de dikkat ve uyanıklığını artırsın!” (Nurettin Paşa Bursa’dan (1924-1925 ara seçimlerimde) iki kez seçilir ama; Meclis’te barınamaz; istifa eder!)

Şimdi 64 yıl sonra yeniden gündeme gelip okullarda kutlanması merak uyandırdı… Kısa yorumsuz bir tarihi bilgiyi paylaşmak istedim.

Laiklik

Laik düzenlerde “devlet dini” söz konusu olmaz. Çünkü dini kullanarak insanlar üzerinde sömürü yapmak demokratik bir devlet anlayışına terstir. Ayrıca kamu hizmeti olarak din kabul edilmez. Devlet bir cemaatin dinsel gereksinimlerine yönelik çalışamaz, kişilerin dinsel inançlarına uygun davranabilmek, haklarını güvence altına almakla yükümlüdür. Laik sistem içinde, dinsel inanç kişisel bir temele oturduğuna göre, bu inancı tüm toplum için geçerli bir duruma getirmeye yönelik eylem, din özgürlüğünün kötüye kullanılması anlamına gelmektedir. Toplumu böler. Din adı altında birçok topluluklar ortaya çıkar ve din sömürüsüyle siyasi bir çehre oluşturulur. Atatürk ilkelerinden biridir laiklik. Dinin, inanç özgürlüğü olduğunu ve insanların inançlarıyla sömürülmesi gerekliliği akli iradelerinin olduğunu siyasetle dini ayırmıştır.

Somut olarak, devlet ile dinin birbirine karışmaması olarak ifade edilebilir. Ayrıca devlet kademesindeki insanlar demokratik bir seçimle gelirler. Yani hak tarafından seçilmemişlerdir. Dinin temsilcileri hak tarafından seçilmiş ve kutsaldır. Laik düzenin bozulması demek toplumu kaosa sürükler ve böler. Toplumdaki bireylerin kişisel özgür iradelerine saldırıyı tetikler.

TBMM Başkanı Kahraman, laiklikle ilgili sözlerinin şahsi düşünceleri olduğunu söyledi ve eklediği,” Laikliğin tarifi ve tatbikatı yeni anayasada olmalı”. Bulunduğu bir makamı temsil eden kişiler söylemlerinde çok duyarlı ve dikkatli olmaları gerekmez mi? Ve böyle bir söylemi laikliğin ne gibi yanlışı olabilecek tarzda düşünülmüş merak ettim. İnsanların dinini, dilini, ırkını, rengini hak yaratırken sorgulamıyor. Üstelik birlikte ahlaklı yaşayın diye dini ahlakı bozulmuş toplumlara indiriyor. Üstelik” BAKARA-256: Dinde zorlama (ve baskı) yoktur” ibaresi varken. Böylesi bir açıklama neden yapıldı acaba?

 

Yorum

  1. salih Alkan

    3 Mayıs 2016 at 16:50

    Tesekkurler,aydın insanları kandille aradığımız bir günde çok güzel bir yazı .İnanın %60 bunu anlamak istemez.
    Saygılarımla

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir kuşadası escort