ordu-logo
Son Dakika
16 Ocak 2017 Pazartesi
20 Mayıs 2016 Cuma, 09:04
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

LAİKLİĞİ SAVUNMAK!

“Hükümet ve yan kuruluşları laiklik karşıtı açıklamaları o kadar rahat dile getiriyorlar ki, nerede ise laikliği savunmak suç kabul edilecek.” Bu cümle Emek Partisi Ordu İl Başkanı Hikmet Poyraz’a ait. Çarşamba günü yerel gazetelerdeki basın açıklamasında aynen bu cümleler yer alıyordu.
23 Nisan törenleri iptal edildi, olmadı 19 Mayıs da güvenlik gerekçesi ile yapılması ‘uygun’ görülmedi! Eleştirileri olanlar olabilir, eksik görenler de ama 19 Mayıs tarihi, ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI için kimliğiyle, inancıyla tüm farklılıklarıyla birlikte emperyalizme geçit vermeyen Anadolu halkının direnişinin başlangıcıdır.
Ulusal Kurtuluş Savaşı başarıyla tamamlandı. İttifakları barındıran direniş farklı sonuçlara neden oldu. Bu süreci zamanına göre değerlendirdiğimizde ileri bir adım olduğunu kimse yadsımaz. Bugün tartışılan laiklik konusunun temeli de Cumhuriyetin kuruluşuna dayanmakta.
Cumhuriyetin ilkelerinden ‘laiklik’ ile Avrupa’da ortaya çıkan laiklik arasında farklılıklar bulunuyordu. Avrupa laikliği (doğru olan bu) dinin devletten, devletin dinden elini çekmesi olarak uygulandı. Türkiye’de ise, devlet laikliği ile devlet ile din ilişkisi koparılamadı. Süreç içinde devletin her kademesinde egemen olan dini yönelim, bugün farklılaşarak laikliği tümden kaldırabilmenin fırsatını kollamaktadır.
Laiklik, aslında ‘inananların’ inanç özgürlüğünü güvenceye alır. Ancak bugün istenen ‘tek din’ anlayışının egemen kılınmasıdır. Algı operasyonları ile ‘devlet laikliği’ dönemimin olumsuzlukları da bahane edilerek bugün de ‘mağduriyet’ yaşanıyor hissi yaratılmak isteniyor. Laiklik yaşam biçimi ile inanç ilişkisi arasındaki özgürlüktür. Yukarıdan aşağı yaşam biçimini düzenlemek değildir.
Daha iyi anlaşılması için laiklik şöyle özetlenebilir:
Din işleri ile devlet işlerinin birbirinden tamamen ayrılması olarak adlandırılan laiklikte her birey inançlarında ve yaşam biçiminde özgürdür. Kimse, kimsenin yaşam biçimine karışamaz. Devlet, inanç grupları ve inanmayanlar arasında hak ihlallerini önleyen bir konumda olur. Devlet, dini eğitime karışamaz, maddi kaynak ayıramaz. Her inanç grubu kendini nasıl niteliyorsa eğitimini ve maddi kaynaklarını kendisi temin eder. Devlet, inanç gruplarını niteleyemez, hangisinin doğru olduğuna karar veremez. Yani Sünnilerin de Alevilerin de kendi aralarında farklı değerlendirmeleri var. Devlet Sünni tarikatlar arasındaki farklıklardan ya da Alevilerin arasındaki farklılıklardan birini öne çıkararak,’doğru budur’ diyemez. Her cemaat kendini nasıl niteliyorsa onları öyle kabul etmek gerekir. Dini gruplar devlet işlerine elini uzatmadan kendilerince yaşama haklarına sahipler.
Sonuç olarak, laiklik; özgürlük ve demokrasiyi de içinde barındırır. Laiklik aleyhinde söylenen her söz, özgürlüğü ve demokrasiyi yok etme girişimin ilk adımlarıdır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort