ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe
22 Eylül 2016 Perşembe, 10:44
Mehmet C. SAVAŞKAN
Mehmet C. SAVAŞKAN mcsavaskan@yahoo.com Tüm Yazılar

Mantolama; Zararlı mı?

Mantolama için çeşitli malzemeler ve sistemler mevcut. En çok bilineni binanın dış yüzeyine izolasyon plakalarının dübellenmesi ve üzerine fileli sıva ile kaplama yapılması şekilde olandır.
Mantolamada en çok kullanılan izolasyon plakaları ekseriyetle KÖPÜK (strafor) veya SERT KÖPÜK (XPS) diye tabir edilen petrol türevi malzemelerdir. Bunlar yanıcı ve yüksek sıcakta eriyici özelliğe sahiptir. Yangın esnasında etrafa zehirli gazlar yaymaktadırlar. Tercih edilmelerinin sebebi ekonomik olmalarıdır. Konut sahipleri 4cm kalınlıkta köpük uygulamayı tercih ederken, kamu binaları ihalelerinde 5cm sert izolasyon plakası talep ediyor.
Özellikle sert köpük, yani XPS plakaları esnek olmadığı için binanın titreşim ve hareketlerinde cephede çatlamalar kaçınılmaz olmaktadır. Zamanla çatlayan yüzeylerden içeriye rutubet nüfuz edebilir. Uygulamayı 20 sene içinde yenilemek ya da binayı tekrar sıvamak gerekebilir. Sert yapısı nedeniyle darbeye maruz kaldığında ezilir ve yüzeyinde göçükler şekilde bir görünüm alır.
Diğer bir kaplama malzemesi de taş yünüdür. Taş yünü yanıcı değildir, esnektir. Uzun yıllar dayanır. Sudan etkilenmez. Fiyatının pahalı olması nedeni ile tercih edilmemekte, ikinci planda kalmaktadır. Ancak bizce doğru malzeme taş yünüdür. Maliyet farkı metrekarede 2 – 3 Lira kadardır. Petrol türevli ürünler kadar yüksek izolasyon kapasitesine sahip olmadığından örneğin 4 cm köpük yerine 5 veya 6 cm taş yünü ile karşılaştırma yapılması doğru olur.
Hangi plaka tercih edilirse edilsin bunların “dış cephe mantolaması” için üretilmiş olduğu alınırken mutlaka kontrol edilmelidir. Çatı, şap altı, parke altı, alçıpan duvar arası veya cam cephe arkası için üretilen ürünlerle karıştırılmamalıdır. Mantolama yapılmış binalarda ısıtma ve soğutma masrafları düşer, böylece uygulama kendi parasını belli bir süre sonunda çıkartır, bina sahiplerinin bütçesine katkı sağlar. Pek çok banka, uygun şartlarda bina yöneticilerine mantolama kredisi vermektedir.
Bizde bugün binalar için zorunlu tutulan mantolama uygulamasının 50 sene öncesinin Rusya ve Avrupa’sında bir standart olduğu gerçeği, Türkiye’nin dolayısı ile Ordu’nun ne kadar sağlıksız şehirleştiğinin küçük bir de kanıtıdır. Rusya’da iki tuğla arasında ortalama 12 cm taş yünü tercih edilir. Böylece izolasyon malzemesi dış ortama maruz bırakılmaz. Bina içten ve dıştan nefes alır. Avrupa’da ise ortalama 8 cm kalınlığında beyaz köpük uygulaması yaygın şekilde uygulanmaktadır. Oralardaki ülkelerde binalar şef mimar veya şef mühendis gözetiminde inşa edildikten sonra sertifikalandırılır ve sahibine yapılan izolasyon testleri ile birlikte teslim edilir.
Türkiye’de yani Ordu’da, önemli önemsiz hiçbir şey için vaktiyle bir standart getirilememiştir. Konumuz özelinde örnek verirsek; eline mala-fırça alan ve eğrelti bir iskele kurup buna tırmanabilen herkes mantolama yapabilmekte, hatta malzemesine ve kalınlığına bile karar verebilmektedir. Bu da bizce düşünülmesi gereken bir handikaptır.
1200TL harç yatıran herkesin “inşaatçı” olabildiği ülkemizde, “bir şey olmaz” mantığı yaşadığı sürece “Evet, bir şey olmamaya” devam edilecektir. 50 yıl geriden gelinmesinin nedeni de bunun gibi şehirleşme ve inşaat işlerindeki diğer çoğu uygulamada modern standartların aranmamasıdır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort