ordu-logo
Son Dakika
24 Ocak 2017 Salı
02 Haziran 2015 Salı, 11:31
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

MİHMANDAR

(Halife ile Ebu Eyyûb arasındaki konuşma )
“Bir ülkede,ey Halife,askerlerin elinde silah bulunmasa,çarşılarda ticaret işlemez hale gelse,tarlalar ve bahçeler ziraattan kalsa o ülke yine de yaşar;ama eğer bir ülkeyi yönetenler adalet ve hukuka uygun davranmazsa,vazifeler hak etmeyen insanların elinde olursa,din bozulur,ahlak bozulur ve ülke batar.Dünyayı kuvvet ve kanunlar değil,Allah’ın koyduğu güzel ahlak ve vicdan idare eder,unutma…
Gücenmeyiniz ey Halife…yıllar önce Sevgililer Sevgilisi’nin bir sözün mucize eseri sizin bu salonunuzda gerçekleştiğini görmekten tedirginim.Buyurmuştu ki “Ey Ensar!..Benden sonra servet ve saltanat sahibi emîrler (Hüküm sahibi olanlar) görmeniz muhakkaktır.O gün geldiğinde,size bıraktığım dine ve sünnetime sarılmak suretiyle sabır ve sebat gösteriniz ki ancak doğru yolu bulabilesiniz!” Şimdi sizin süslü salonunuza,servet ve mülk sahibi olan Dımaşk ahalisine,kapılarında nöbetçiler bekleşen zengin eşraf tabakasına,huzurunuzda el pençe bekleşen köle ve hizmetkarlarınıza bakınca müminlerin dünya nimetlerine ne kadar değer verir hale geldiklerini anladım.Teşekkür ederim,saray sizin,külbe-i ahzan benim…”
Bu cümlelerden sonra Halife ve salonda olan herkes gibi zaman da donup kaldı.Ebu Eyyûb çıkarken hiç kimse kıpırdamadı,belki kıpırdayamadı.Bir tek ben ardından koşup kendisine eşlik ettim.
Tozlu toprak yollara gelesiye konuşmadan ilerledik.Yanınca yürümeme ses çıkarmıyordu artık.Zihni halâ saraydaki sözlerdeydi zannederim.Birden durdu.Yolun kenarında otlar vardı.Oraya doğru ilerledi ve beni şaşırttı:
” Sana bir şey desem yapar mısın?”
” Canla ve başla!”
” En yakın kuyudan bir kırba su getir bana.”
Koşarak suyu getirdiğimde bıçağıyla otların arasından bir yeri kazıyordu.Topraktan bir fide çıkardı.Bir meyve çekirdeğinden büyümüş küçücük bir fide.Sonra güneş gören bir duvar dibi aradı ve kırbamda getirdiğim suyun birazını oraya döktü.Toprağı eşeleyip oraya dikti.Çevresini toprakla çevirdikten sonra suyun kalanını kökünde göllendirdi.Ellerindeki toprak ve çamuru silerken bana döndü:
“Ve yine demişti ki,’Kim bir fidan dikerse,Allah o ağaçta yetişen meyve sayısınca amel defterine sevap yazar.’ Teşekkür ederim.”

Yukarıdaki satırları okuyunca,bu gün kendini Emir yerine koyan büyüklerin yaşadıkları Müslümanlıktan utandım.Ağaç dikmeyi tavsiye eden,bizzat kendisi tarafından dikilen fidanın getireceği sevabı müjdeleyen Sevgili Peygamberimizin davranışına karşılık dağ taşta orman bırakmayan,parkları yağmalayan anlayışa lanet ettim.Servet sahibi olmayı hedefleyen,dolayısıyla Peygamberimizin emir ve sünnetine karşı gelen ama elinde Kuran’ı Kerim’le dolaşan siyasetçilerimizden yazıklandım.
Ne diyeyim!
Bir Eyüp Sultan romanı olan,İskender Pala’nın yazdığı “Mihmandar” ı okuyunuz.Belki azıcık ta olsa imana geliriz de yaptıklarımızdan utanırız.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir kuşadası escort