ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
01 Haziran 2016 Çarşamba, 09:10
ALİ ÖZTÜRK
ALİ ÖZTÜRK aliozturk@hotmail.com Tüm Yazılar

NE OLDU BİZE?…

Siz de farkında mısınız, bilmiyorum ama ben kendi adıma toplumsal ahlak ve değer yargılarımızın gittikçe dejenere olduğunu fark etmekteyim.

Nitekim, başta siyasi çekişmeler olmak üzere her alanda bir kokuşmuşluk almış başını gitmekte…

Bir yolcu otobüsün muavini, bayan yolculardan birini otobüsün içinde uyurken taciz edebilme cüretini bile gösterebiliyor artık… Bu, henüz yeni olmuş bir vakıa olduğundan aklıma ilk gelenden biri… Önceden vuku bulmuş buna benzer daha nice olaylar da var malumunuz…

Diğer taraftan gelenek haline gelmiş bazı güzel hasletlerimiz bile erozyona uğramış durumda.

Sosyal medya, iletişimde teknolojinin bizlere sağladığı eşi bulunmaz nimetlerden biri… Ancak ne yazık ki, onu bile kullanırken ahlaki değerlerimizi, görgü ve göreneklerimiz hiçe saymaktayız. Orada öyle paylaşımlar görmekteyiz ki, şaşırıp kalmamak mümkün değil…

Görmüş geçirmiş diye bildiğimiz kişiler bile yediklerini içtiklerini teşhir etmekten ar etmiyorlar maalesef… Lüks bir restoranda kahvaltı mı yaptılar, hemen, ‘falan yerde kahvaltı keyfi’; bir yerde piknik mi yaptılar, ‘mangal keyfi’ deyip bunları sosyal medyada paylaşmaktan adeta keyif almaktalar.

Hanımlar, beyler; unutmayınız ki, bu ülkede asgari ücretle kira verip ev geçindiren milyonlarca insan var. Bu tür paylaşımları yaparken onlar hiç mi aklınıza gelmiyor sizin?

Uzun süren bir zatürre rahatsızlığı geçirdiğimde hastalığım süresinde pek evden dışarı çıkmadım… Evdeki boş vakitlerimde televizyonlardaki evlenme programlarını, ara sıra da olsa izledim. O programları izlerken, TRT’nin tek kanal yayın yaptığı dönemlerdeki katı yayın prensipleri aklıma geldiğinde, gördüğüm laubalilik ve kepazelik karşında, “vay be, nereden nereye gelmişiz” demeden de edemiyordum.

Evlenmek için bu programa katılmış olan kadın ve erkeklerden bazılarının, birbirleriyle öylesine seviyesiz ağız kavgaları oluyor ki, hayret edersiniz.

Hele kadınların kendi aralarındaki bu kavgaların eskiden mahalle çeşmelerinde keşik yüzünden çekişen kadınların kavgalarından pek bir farkı yok gibi… RTÜK bunları hiç görmüyor mu ki?

Bir de Acun Ilıcalı’nın kanalında reyting rekorları kıran ‘Survivor’ diye bir yarışma programı var. Ünlüler ve Gönüllüler diye 2 grup, Güney Amerika ülkelerinden Dominik’te çeşitli alanlarda, kadın-erkek ayrı ayrı birbirleriyle çok zor şartlarda kıyasıya yarışmaktalar. Günlük yarışları kazanan ekip ise, gününe göre ödüllendirilmekte.

Diğer bazı kanallarda ülke meseleleri konuşulup tartışılırken halkımızın onlardan ziyade bu tür yarışmaların yayınlandığı kanallara yönlendirilmesinin maksatlı olabileceğini düşünmüyor da değilim… Ancak daha da düşündürücü olan, yarışmacılardan bazılarının sergiledikleri tavırlarıyla gençlerimize kötü örnek olmaları…

Survivor’daki yarışmacılar, her şeyden mahrum bir adada bulunduklarından, yemek ihtiyaçlarını, kendi imkanlarının dışında ekip olarak yarışmayı kazandıkları ödül diye verilen yemek ve diğer gıda çeşitleriyle karşılamaktalar. Üst üste birkaç yarışma kazanamayan ekip, Hindistan cevizi, denizden tuttukları balıklarla açlıklarını gidermeye çalışıyor. Üst üste kazanmayan ekip günlerce yarı aç yarı tok da kalabilmekte de…

Bunlar yarışmanın katı kuralları olsa da, burada da insani değerlerin hiçe sayıldığı durumları görmekteyiz. Nitekim, Ünlüler ekibi ödül olarak kazandıkları yemeği yedikten sonra içlerinden ikisi, açlığa direnen Gönüllüler ekibindeki yarışmacılara nispet yapmaktalar da. Hele içlerinde yılışık ve bir o kadar da yüzsüz biri var ki, kendi ekibinin kazanmasında pek bir katkısı da olmuyor. Buna rağmen, ekip olarak yarışmayı kaybeden, ancak ferdi olarak ondan başarılı olan rakiplerini devamlı tahrik ve tahkir etmekte. Bu yaptıklarından kendisi hiç utanmadığı gibi ne yazık ki, sanırım reyting uğruna, programın yapımcısı ve sunucusu Acun Ilıcalı tarafından da uyarılmamakta… İşin daha da düşündürücü yanı, böyle düşük karakterde birinin, programı izleyenlerin gönderdiği SMS’ler en çok puan alanlar arasında yer alması… Bu demek ki, böyle kişileri de seven pek insan varmış…

Toplumsal ahlak ve değer yargılarımızın ne derece yozlaştığını, metropollerdeki toplu taşıma araçların da görmekteyiz, maalesef…

Metro veya metrobüste gencecik insanlar, oturdukları yerde ellerinde cep telefonlarıyla durmaksızın inter-nete girip gelen mesajları okurlarken, yaşlılar ve hamile kadınlar ayakta gitmek zorunda kalmaktalar. Eskiden olduğu gibi onlara kendi yerlerini veren gençler pek yok artık…

İnsani değerlerimizin bu derece erozyona uğramasını gördükçe, kendi kendime sormadan edemiyorum:

Biz böyle değildik, ne oldu bize?” diye…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir