ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe
23 Şubat 2016 Salı, 10:51
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

NE OLUYORUZ

 

Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi, bu Cumhuriyetin asli evladı gibi sormak hakkım.

Ne oluyoruz?

Çöküyor muyuz?

Parçalanıyor muyuz?

Yoksa boşuna mı endişeleniyorum?

Türkiye Cumhuriyeti o günkü koşullarına bakarsak çok zor kurulmuş ve devamında çok zor bir süreç yaşamış bir devlettir. Her iki süreç bir mucize sayılır. Hasta adam denilen ve emperyalizmin oyuncağı haline getirilmiş Osmanlı’dan, toprakları paylaşılmış, işgal edilmiş ve bunların dışında kendi içinde çağın çok gerisinde kalmış devletten bir Cumhuriyet doğmuştu. Yine bu Cumhuriyet kendisini oluşturan ulusun yapısında var olan cevheri keşfederek çağdaş yapılanmaya doğru hızlı adımlar atmıştı. Bulunduğu coğrafya dışına taşarak geri kalmış, bağımsızlığını yitirmiş ulusların örneği durumuna getirilmişti. Elbette kazandığı aşama yeterli değildi. Mustafa Kemal Atatürk’le başlayan on beş yıllık atılımın devamı tam sağlanamadı. Karşı devrim, yine bu Cumhuriyetin yarattığı olanaklardan faydalanarak harekete geçti. Kendine dış destekler bulmakta gecikmedi.

Geldiğimiz nokta malum!

Laik cumhuriyeti benimseyememiş anlayış, cumhuriyetin kurumlarına saldırarak, cumhuriyetin değerlerini yok etmeye çalışarak şimdiki durumu var etti. Karşılıklı verilen siyasi ve ahlaki mücadele sonucunda bu günlere geldik. Büyük bir ayrışmanın, ötekileştirmenin içine düştük. Ulus değeri körleştirilerek kamplara bölünmeye başladık. Daha çokça dini değerlerimizle oynanarak mezhep ayrımlarına yöneldik. İçte Türk, Kürt, Çerkes, Laz ..gibi ırksal yapılanma başladı. Farklı emeller besleyenler devletin bütünlüğüne karşı siyasi ve silahlı eylemlere başladı. İç huzurumuz bozuldu. Her evden, her ocaktan şehit haberleri canımızı tamamen acıtmaya başladı. Siyasetin ve mevcut iktidarın tutumu umutlarımızı yok etmeye yöneldi. Komşuluk, dostluk, yardımlaşma ve var olan nice güzel değerlerimizi kenara itmeye, günümüzü kurtarmaya başladık.

Elbette bunların baş sorumlusu Cumhuriyete karşı harekete geçen anlayıştır. Mucizevi bir şekilde kurulmuş Cumhuriyetin kuruluş amacına ve hedefine karşı olan tutumdur. Kendini mehdi olarak görmeye çalışan yapılanmadır. Siyaset aracılığıyla ele geçirilen devlet yönetiminde hukuku, maliyeyi, askeriyeyi, sosyal dayanışmayı, ekonomiyi bozan muhalif yapıdır. Bu yapı değerlerimizin bozulmasına, yitirilmesine ve toplumun çökertilmesine yol açmıştır.

Onun için endişeliyim.

Onun için “ Ne Oluyoruz” diye soruyorum.

Onun için parçalanma korkusu içime çökmüş, korkuyorum.

Ancak bu endişemi, bu korkumu giderecek bir gücün de var olduğunu biliyorum. Ki bu karanlık günleri aşacağımız vakit yakındır, diyebiliyorum. Umutsuzluk yok ama toplumsal direncin, hukuksal boyutlardan sapmadan daha da harekete geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Neredeyse “Türküm” demekten utanacak duruma gelmiş durumumuza karşı ayağa kalmanın, bu ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu bağıra bağıra söylemenin zamanı gelmiştir.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort