ordu-logo
Son Dakika
18 Ocak 2017 Çarşamba
24 Aralık 2015 Perşembe, 10:34
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Nefes almak yaşamak mı?

 

Dudaklar kapalı, gözler anlamsız; düşünceler kararmış, hayaller kırılmış… Nereye baksan karamsarlık egemen!

Gülmekten ağızlar kapanmıyor, gülmekten midelerine ayrılar giriyor; daha fazla kazanmanın yollarını arayanların gözleri gülüyor!

Toplumsal gerçeğimiz bu iki özelliğe sahip. Bir kesim boğulurken, diğer kesim eğlencesinde.

Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de… savaş nedeniyle yıkılmış binaları görüyoruz ama kendi kapımızdaki yıkıntıları göremiyoruz…

İsrail kuşatmasında kadınların, çocukların çaresizliğini görüyoruz ama kendi topraklarımızda beyaz bayrakla hasta taşıyanları göremiyoruz…

Her gün ölen çocukları, kadınları, yaşlıyı, genci, askeri, polisi görüyoruz ama alıştırıldık, yüreğimiz acımıyor…

Sokağa çıkma yasakları ve çatışmaların nasıl sonuçlanacağına –tehlikeye- yönelik bir düşünce geliştirmeden tek taraflı değerlendirmeye teslim oluyoruz.

Sendikalaştıkları için işçiler kapı dışarı bırakılıyor, onların aç susuz kalışları umurumuzda olmuyor… Üç kuruş haklarını istedikleri zaman toplumun en kötü ‘mahlukları’ oluyorlar! Hak, hukuk unutuluyor…

Fındık üreticileri fiyat artışı beklerken baskılanma devam ediyor ve ihracatçılar ödül alabiliyor…

İnsanlar sadakaya muhtaç hale getiriliyor, İŞKUR’un 6-9 aylık iş alanı açmasına ‘kurtuluş’ olarak bakıp mutlu olabiliyoruz…

Ülkenin bir tarafında çocuklarımıza zihinsel gelişimlerine de hizmet etmesi için yeni yeni oyuncaklar alınırken, ülkenin bir tarafında çocukların oyuncakları tahtadan yapılmış ‘savaş malzemesi’ oluyor! Tehlikenin boyutunu hesaplayamıyoruz…

Kendi çocuğumuzun bir günlük eğitimden yoksun kalmasına tahammül gösteremiyoruz ama yüz binlerce çocuğun haftalardır – aylardır eğitimden yoksun kalmasına duyarsız kalabiliyoruz…

Kendi başarısızlığımızı, eksikliğimizi başkalarını eleştirerek (kötüleyerek) kapatmaya çalışıyoruz. Özeleştiri vermeyi ‘zayıflık’ olarak değerlendirip küçülebiliyoruz…

Arkasından olumsuz değerlendirme yaptığımız kişiyle karşılaşınca ‘beğendiğimiz’ bir kişiymiş gibi davranabiliyoruz…

Rakibimizin yaptığını eleştiriyoruz, aynı işi arkadaşımız yaptığında destekleyebiliyoruz…

Belediyeden, hükümetten, validen, kaymakamdan, müdürden memnuniyetsizliğimizi ‘dar’ yerde dile getirip ses çıkarılması gereken yerde ‘sessiz’ kalabiliyoruz…

İkili davranışlar içinde bulunuyoruz ama ‘onurdan’ söz edebiliyoruz…

Derdi olana el uzatmıyoruz ama derdimize derman olacakları arayabiliyoruz…

Nefes alıyoruz diye yaşadığımızı sanıyoruz…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort