ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
31 Ağustos 2015 Pazartesi, 11:29
MUSTAFA KARADEMİR
MUSTAFA KARADEMİR mustafakarademir@hotmail.com Tüm Yazılar

NELERİ KAYBETTİK –II

 

Neleri kaybettik? Borç verme-ödeme adabını kaybettik. Geleneksel borçlanma ergumanlarının yerine yabancı sermayeli bankalar aldı.

Artık insanlarımız en yakın akrabasından borç para istemek yerine gidip A-B bankasından kredi alıyor. Borçlanıyor. Kazanmadığı parayı böylelikle harcıyor. Borç ödeme zamanı geldiğinde erteliyor. Taksitlendiriyor. Bir alıyor zaman içinde üç ödüyor. Ama olsun kimseye muhtaç olmuyor değil mi? El açmıyor? Boyun bükmüyor? ATM makineleri en iyi dostu, sevdiği, arkadaşı, akrabası oluyor zamanla. Konuşamıyorlar ama olsun en azından istediğini veriyor bir şekilde…

Başka bir kaybımız ise “misafirlik” ağırlama-kabul geleneğimiz. Anadolu’nun misafir ağırlama ve kabulü çok farklıdır. Bu değerler artık yerini bireysel yaşamanın getirdiği her şeyin daha iyi daha pahalı daha teknolojik olanına sahip olma duygusuyla daha çok çalışma daha çok para kazanma işlevine kurban gidiyor. Kimse kimseye misafir olmak-çok ama çok zorunlu olmayınca- istemiyor. Çünkü eski misafir kültürünü bilmiyoruz. Gözlerimiz başka bakıyor. Ellerimiz başka dokunuyor. İçimiz başka söylüyor.

Mahalle kültürü ise artık arasın ki bulasınlar şeklinde. Artık mahalle de kalmadı. Kimin kiminle, kim kimin eşiyle, kızıyla, oğluyla kimsenin umurunda değil. Eeee magazinel toplum bunu gerektiriyor.

Bu arada bu durumlara hemen pat diye geldiğimizi kimse düşünemesin… Bizim hamurumuzda biraz ihanet, hırsızlık, yalancılık, hukuk tanımamazlık, başka yolu yok mu mantığı, adam kayırmacılık, hile, adam kayırma, gösteriş, kaba güç hep vardı. Kurtuluş Savaşı’nda savaş meydanlarından kaçanların oranı %40’ın üstündeymiş. Ama yetiyordu işte geri kalan bu ülkede çok şeylerin güzel olması ve yaşanması için ta ki “her şey mal-meta ve kapital-üstüne kurulmaya başlanılması devlet-hükümetler-tarafından enjekte edilinceye kadar.

Artık hiç kimse edinilen bir malın/varlığın nasıl ve ne şekilde alınıp alınmadığına bakmıyor. Hani ağır bir laf ama çalıyor, hırsızlıkla yaşıyor, hukuksuzluk yapıyor ama “çalışıyor be kardeşim” diyenlere ben de yani sen şimdi bana diyorsun ki karım orospuluk yapıyor ama evet, evet ama eve para getiriyor.

Bu böyle kardeşim. Haram haramdır. Hırsızlık hırsızlıktır. Bunu aklamanın bunun üstünü bir metrelik bez parçasıyla örtmenin lüzumu yok. Mahallelerdeki çocuk sesleri bitti. “Ayşe teyzenin hey çocuk bana bir ekmek al..” sözü yok artık. Yağmur kokusu bile duyulmuyor. Tıpkı boşaltılmış köylere beziyor mahalleler. Kimsesiz terk edilmişlere. Kimse kimsenin kızına-oğluna müdahale edemiyor/etmiyor. Bana ne diyor.

Yani toplu arada, birlikte yaşamayı ne kadar zor ve uzun zamanda elde ettik ama kaybetmeyi 20 yıl içinde başardık. Ve en kötüsü “Ahlakı” kaybettik. Sevdayı kaybettik. Acıyı ve sevinci yaşamayı kaybettik. Saygıyı kaybettik. Şöyle gel dostum demeyi kaybettik. Pişirilen yemekten bir tabakta komşuya vermeyi kaybettik. Hal hatır sormayı kaybettik.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort