ordu-logo
Son Dakika
18 Ocak 2017 Çarşamba
21 Eylül 2016 Çarşamba, 11:44
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

OKULLAR AÇILIRKEN…

Yılların nasıl geçtiğini anlamamın en iyi öğretmenler bilir. Birinci sınıfa gelen bir öğrencinin mezuniyetini gördüklerinde “Daha dün gelmişti ya” gibi tepkiler verilse de dört yıl geçip gitmiştir. Nasıl oluyorsa Eylül’de okullar açılır. 29 Ekim, 10 Kasım derken yarıyıl tatili ve birde bakmışsınız geziler mezuniyet törenleri başlamış. Ebeveynler için okulların başlangıcı bir telaş, bir heyecan olarak görülse de çocukların okula başlayıp ebeveynlerin bir nefes dinlenme alması da özlenen bir zaman dilimidir.
Türkiye çocukların okula ara vermeleri (tatil) anlamında bir cennettir. Çocuklar ülkemizde 180 gün okula giderler. Bu 180 günün tahminen ilk iki haftası alışma ve uyum, bir haftası 1.döneme girerken mola, bir haftası 2. Dönem başladığında alışma, ısınma, 23 Nisan’da tokmak davula değdiğinde ise tatil formatında kendini gösterir. Buna kar, grip gibi tatilleri eklemedim.
Şimdi öğrenciler yaklaşık 3 aylık bir tatilin ardından okullara dönecekler. Kurallı bir yaşam başlayacak, uykular düzenlenecek, bilgisayar, telefon, televizyon gibi görsel araçlara sınır gelecek. Okullarda dershanelerde 40 dakikalık bir ders süresinde oturma bile başlı başına bir disiplin gerektirecek.
Her zaman olduğu gibi zorlu dönemlerde ve alışkanlıkların pekişmesinde en büyük görev “Ailelere” düşmekte. Aileler okullarla işbirliği içinde okullara yardımcı olacaklardır. Okullarla uyum içinde yapılacak en büyük katkı gerekli araç gereçleri almak, düzenli olarak okula devamını sağlamak, okuldan eve dönüldüğünde, ev yaşamında planlı bir şekilde zamanın kullanılmasını kontrol etmektir.
Davranış anlamında toplum olarak “Hayır” demeyi bir onur meselesi saydığımızdan, çocuklarımızın “Hayır” demeyi bilmeleri de ayrı bir önem taşımaktadır. Zamanımızda okul içinde veya okul sonrasında gelişen birçok olumsuz durum çocuklarımızın kendi sınırlarını çizerken “Hayır” diyememelerinden kaynaklanmaktadır. Bu durum çocuklarımızın “güven” ile ilgili sorunlar yaşamasına sebep olmaktadır. Çocuklarımız arkadaşlarının her dediğine, her davranışına, her türlü plan, organizasyonlarına “Evet” demek zorunda değillerdir. Çocuklarımız kendilerine önerilen herhangi bir konuda derinlemesine eleştirel düşünmeyi öğretmeli, istemediği, aklının yatmadığı her hangi bir etkinliğe “Hayır” diyebilmesi öğretilmelidir.
Bunun için ebeveynler; Çok fazla kurallar koyarak çocukların hayatını kısıtlamamalı, bağırmamalı, olmaz dedikleri bir tutumda sözünden dönmemelidirler. Etkili ve kuralları belirli kısıtlamalar, bağırarak değil yumuşak ses tonuyla da yapılabilir. Sözünüzden döndüğünüzde bir daha etkili olamayacağınızı bilmeniz gerekir. İşin basitini ama etkili olanını uygulamak gerekir. Çocuklarınıza öğreteceğiniz “Hayır” demeyi, siz ebeveynler de yaşamınızda uygulayarak örnek rol model oluşturabilirsiniz. Böylece; çocuğunuzu hayata hazırlayabilir, her isteklerinin olmayacağını, ebeveynlerin ne kadar sorumluluğu varsa çocukların da ebeveynlerine ve ailelerine karşı sorumlulukları olduğunu sezdirebilirsiniz. Bu durum kesinlikle “Acımasızlık” değildir. Her şey hayatla barışık, gerçek hayata uyum sağlayabilen, kendisini koruyup istemediği bir şeyi yapmak zorunda hissetmeyen “Hayır” diyebilen çocuklar yetiştirmektir.
Tüm eğitim çalışanlarının, okullarda öğrencileri olan tüm ebeveynlerin sağlıklı, başarılı, mutlu bir eğitim-öğretim yılı yaşamalarını diliyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort