ordu-logo
Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar
30 Mayıs 2016 Pazartesi, 11:28
Mehmet C. SAVAŞKAN
Mehmet C. SAVAŞKAN mcsavaskan@yahoo.com Tüm Yazılar

Olmayacak Depremden Korkmayın

Türkiye’de 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan büyük depremden sonra bu doğa olayının insani nedenlerle nasıl öldürücü hale gelebileceği ortaya çıktı. Biz de o devirlerde eğitim gören yeni yetme inşaat mühendisi öğrencisi olarak, gerek lisans gerekse yüksek lisans çalışmalarımızın tamamını deprem hesapları üzerine yoğunlaştırdık.
İki konu çok açıktır ki;
Bir tanesi bugün Türkiye’nin geneline yayılan deprem korkusu; Karadeniz ve Ordu için gerçek değildir. Ordu’da korkulacak seviyede bir deprem yoktur. Ordu için en büyük tehlike, sel ve heyelandır.
İkincisi; deprem dalgaları en çok 3-6 kat aralığındaki binaları etkilemekte, bunlarda ağır hasar ve yıkım oluşturmakta; gökdelen tabir edebileceğimiz 100 kat ve üzerindeki binalara yıkıcı etki verememektedir. Gökdelenler için depremden ziyade rüzgar yükü kritik hesaplara alınır.
Fay hattı üzerine kurulu Japonya şehirlerinin bugünkü görüntüsü tezimizi savunmak için çok basit bir örnektir. Canlı video çekimlerinde de şahit olacağınız şekilde çok ağır bir depremde gökdelenler sallanır; içerdeki eşyalar devrilir ama binada çatlak bile görülmez. Çünkü yüksek binalar deprem yükünü üzerine almadan atlatmaktadırlar.
Alçak yani Ordu’daki gibi binalar ise depremde yıkılabilir.
Ordu ve Türkiye’nin hemen bütün şehirlerinde oturanlar, şehircilik üzerine karar verenler; yüksek katlı binaların deprem açısından zayıf olduğunu sanırlar. Alçak katlı binaları güvenli sanırlar.
Mesleği inşaat mühendisliği olmayan ama herkesin “inşaatçı” olabildiği bu ülkenin verimli tarım topraklarını betona çevirme metodu olan bu bilinçaltı algı operasyonları ile insanlara “yüksek kat = deprem riski” fikri kazınmıştır.
Biz bu algı yerleştirme operasyonunun kasıtlı yapıldığını iddia etmekteyiz.
Masa sandalye tıkırdasa ekrana çıkan, kendisini bilim adamı ya da deprem uzmanı gibi ifadeler ile tanıtan art niyetli kişilerin marifeti sonucunda Türkiye’nin tarıma elverişli toprakları şehirleşme adına imara açılmaktadır. Depremin en çok hasar verebileceği kat adetleri ile binalar inşa edilmekte, şehirler çok dar sokaklar ile örülmekte; böylece ülke gelecekteki çöküntü için hazır hale getirilmektedir.
Türkiye’deki düzensizliği tersine çevirmenin tek yolu, işi mühendislere devretmek ve her işi hesaplayıp altına imza atabilecek kişilere inşaat yaptırmaktan geçmektedir.
Deprem Türkiye için aşılamaz bir tehlike değildir. Ordu için hiç değildir.
Esas tehlike; art niyetli kişilerin insanlara doğru bilgi vermemesi ve halkı güvensiz bir şekilde şehirleşmeye yönlendirilmesidir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir