ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
16 Mart 2016 Çarşamba, 11:36
AYŞE ÜNAL
AYŞE ÜNAL ayseunal@hotmail.com Tüm Yazılar

ORDU’DA BÜYÜMEDİNİZ Mİ?

 

 

 

1960’lı yılların başında ilkokul müsamerelerimizi bugünkü Öğretmenevi’nin olduğu yerde bulunan Halk Eğitim Merkezi’nde yapardık. Tek katlı, yüksek tavanlı, uzunca bir yapıydı. Yanılmıyorsam yüksek bir seviyede yuvarlak pencereleri vardı. Halka açık toplantı ve eğlenceler için düşünülen ilk mekan olan bu resmi yapılar, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurumsallaşan Halk Eğitim Merkezlerinin boşluğunu bir derece doldurmak amacıyla ülke genelinde yaygınlaşmıştı. Açılışını heyecanla beklediğimiz ağır kadife perdeleri olan ahşap sahnesinde ne çok gösteriye katılmış, oturma sıralarında ne çok gösteri izlemiştik. “Gösteri” sözcüğü “müsamere”nin tam karşılığını veremese de şimdilerde o kullanılıyor.

Müsamere zamanlarında salona genellikle erken gelip, sıramızı beklerken Halk Eğitim Merkezinin yanı başında bulunan parkta, yüksek ağaçların gölgesindeki salıncaklarda sallanır, çeşitli oyunlar oynardık. O zamanlar bu günkü gibi plastikten oyun üniteleri yoktu. İyi ki yoktu. Altında oynadığımız ağaçlar kadar doğaldı her şey. Ağaçların arasına serpiştirilmiş keten örtülü ahşap masalarda çay içenler ahşap sandalyelerde otururlardı. Deniz yaşamımızın en anlamlı maviliğiydi.

Kendi gösterimizi beklerken bile sahne heyecanımız özgürlük heyecanımıza yenik düşer, kaçamaklar yapardık parka ve salıncakların olduğu yere. Bir keresinde uzunca bir şiir okumak üzere sıramı beklerken, uzun tafta elbisemle bir koşu parka gidip salıncaklarda sallanmıştım da sonradan eteklerimin ucundaki tozu toprağı gören annemden bir güzel azar işitmiştim. Ama oradaki o havayı solumak, çocuk sevinciyle her şeyi göze alarak oyunlar oynamak her şeye değerdi. Benim gibi Ordu’da büyüyen, öğrenim gören herkes çocukluğunda bu özgürlüğü, güzelliği yaşamıştır.

Halen müsamerelere katıldığım yaşlarda torunlarım var. Sıklıkla sahil yolunda yürüyor ve o parkın önünden geçiyorum. Halk Eğitim Merkezinin yerine yapılmış olan çok katlı öğretmen evi ve parkın bir bölümüne yerleşmiş otopark çok can sıkıcı görünseler de yüksek ağaçların süslediği yeşilliğin yerinde olmasına, hala yaşamımızın en anlamlı maviliğini görüp, soluyabildiğimize şükrediyorum.

Ancak şimdilerde parktaki çam ağaçlarının yanı başındaki daha güzel görünümlü daha heybetli belki daha yaşlı at kestanesi ağaçlarının kesilip bir zamanlar sanat evi, yelken kulübü gibi amaçlarla kullanılan tek katlı binanın yerine büyücek bir otel yapılmak isteniyormuş. Rıhtımın batı girişine yapılan ve denizi bu yönden tamamen kapatan büyük otelin, duyarlı Orduluların yüreğinde açtığı yara henüz kapanmadan böyle bir yapılanmayı kaldırabilirmiyiz? Gayretli çalışmalarıyla başka konularda takdirimizi kazanmış olan belediye yetkililerinin buna izin vermesine ihtimal vermesek de seslenmek istiyorum.

Sizler, bu güzelim parkın bir bölümüne ilişip, otel gibi orada olması zorunlu olmayan bir yapının yapılmasını üstlenenler, neden olanlar. Ordu’da doğup büyümediniz mi. Bu kenti deniziyle, kumsalıyla, ağacıyla, yeşili ve mavisiyle sevmediniz mi? Sevmiş olsaydınız inanın tek yetişkin ağacı bile gözden çıkarmaya kıyamazdınız. Tarih ve hemşerileriniz sizi “ kente modern ve büyük bir otel yaptıranlar” olarak değil,” güzel kentimizin var olan değerlerinin parça parça yitmesine neden olanlar” olarak yargılayacak, anacaktır, daha önceden olduğu gibi.

Bu arada at kestanesi ağaçlarıyla ve çeşitli nedenlerle kesilmek istenen yetişkin ağaçlarla ilgili de birkaç söz söylemek istiyorum. Bir sonraki yazımda…

Ayşe Önal

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir