ordu-logo
Son Dakika
16 Ocak 2017 Pazartesi
12 Mart 2016 Cumartesi, 10:35
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

Otel mi, ne oteli?

 

Düz Mahalle’nin denize açılan ve elinde kalan tek penceresi otel olacakmış. Önceleri söylenti bazında şehir hikâyesi diye geldi bana.

Yelken Kulüp bildiğim kadarıyla çok eski bir yapıdır. Orada bulunan ağaçların kesimi bile yasaktır sanıyorum. Hata orada bulunan bir ağaç muhafaza edilerek binanın iç kısmına dâhil edilmiştir. Doğaya ve doğal alana saygı göstermek insanlık vazifemiz olduğunu düşünüyorum. Benimkisi ufak bir bilgilendirmek! Yine aklıma bakın ne geldi? Yelken kulübün olduğu yer parkmış. Bir ön caddesi sanıyorum deniz doldurularak oluşturulmuş sahil ve oto yol. Doğa verdiğini alır derler deniz hırçınlaşınca sahili kaplayan dalgalar bunu bize hep hatırlatır. Allah’tan sahile rezidans yapmaya kalkmıyoruz. Maazallah akılara zarar düşüncesi bile.

Gelelim baştaki belirttiğim halk hikâyesi sandığım konuya. İdari Mahkemeye dava açılmış ve keşif sonrası uzman bilirkişi raporunda burası “kamu yararı gereği dava konusu taşınmazın mevcut yeşil alana katılması gerektiği “olumlu rapora rağmen. Mahkeme bunun tam tersi bir anlayışla “kamu yararı kavramının, hukuki olmaktan çok siyasi ve ideolojik bir niteliği vardır. Çünkü kamu yararı, idari yetkileri kullananların dünya görüşüne göre farklı bir anlam taşır ”gerekçesi ile açılan dava reddedilmiştir.

Yargı süreci sonlanmış değildir. İşin hukuki tarafı bu imiş…

Benim anlamadığım hemen yan tarafta öğretmenevinde otel kısmı da var. Ve onun hemen yanı Sinema Otel. Tekrar otel ne alaka? Turizm desem burası Karadeniz iki ay, taş çatlasa üç ay güneşi görürsün. Denizden faydalanırsın diyeceğim. Şehir merkezinde denize kaçınız girdiniz merak ettim. Evet, Boztepe, ilçelerimiz, yaylalarımız görülmeye değer de. Şehir merkezinde bu kadar otelin olmasının anlamı ne bunu bir açıklasaydınız bilgilendirilmiş olurduk?

Sanıyorum Düz Mahalle’nin otele değil de oto parka ihtiyacı var. Bunu değerlendirseydik kamunun muhteşem yararına olurdu. Ve yeşil alan bozulmadan birçok proje hazırlanabilir. Hizmet değil mi şehre park alanımızda yok yeşil genişletilebilir mesela. Yıkıp yeniden yap bu mahallenin tarihi konumu ve yapısına ters. Koca koca beton binaları olmasındansa yeşil Ordu’muzun yeşil bir şeklide muhafaza edilmesi gerekmez mi? Olanı iyileştirelim, restore edelim. Mehmetçik Parkı’nda kaçınızın çocukluğu, annenizin hata nenelerinizin çocukluğu geçti. Düşünsenize kocaman betonların arasına sıkıştırılmış yetim gibi çocuk parkı. Anılarımızı betonlara kurban etmeyelim. İnsanların nefes alacakları yerleri ve anılarını yok etmeyelim. Büyük şehir olabiliriz, büyüyebiliriz, gelişime açık bir beldeyiz ama betonlaşarak gelişimin dezavantajlarını yaşatmayalım, gelişim var olanı iyileştirilerek de yapılır. Modernleşmek ve hizmet betonlaşmak değildir…

Yorum

  1. EMEL SUNGUR

    13 Mart 2016 at 10:11

    Çok üzücü, bu denli yok etme üzerine kurulmuş projelere örgütlü itiraz etmek lazım memleket otel ve Avm’den geçilmiyor. Ayrıca bu ülke böyle giderse otele hiç gerek yok kimsede gelmeyecek. Yazık yazık sata sata en sonunda bitirdiniz ülkeyi.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort