ordu-logo
Son Dakika
16 Ocak 2017 Pazartesi
14 Mart 2016 Pazartesi, 10:48
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

“Öyle diyorlar!”

 

“İMF’ye borcumuz kalmadı, borç veriyoruz!” diye konuşmaya başlayan kişin her iddiasına yönelik eleştiri getirdiğimde “ ama öyle diyorlar!” vurgusunu yapıyordu!!

Bir etkinlik sırasında bir kişi ile söyleşi koyulaştı. Konuştuğum kişiyi ‘ağabey’ diyerek anlatayım. Konuşmasında Türkiye’nin geldiği yüksek (!) seviyeden söz ediyor ve belki 50-60 yıllık Türkiye’nin ekonomik, siyasi geçmişini birbiriyle ilişkili olmayan olaylar ve kaynaklarla anlatmaya çalışıyordu. Bir süre dinledim ama kopukluk ve ‘ezbere dayalı konuşma’ olduğu net olarak ortaya çıkınca çelişkileri ortaya koyarak kendi görüşlerimi dile getirdim.

Ağabeyin verdiği bir örneği de aktarayım: Şehirlerde ağaçlar kesilebilirmiş, boş alanlara binalar yapılmalıymış. Yeşil alan ve hava alacak bir yer aranıyorsa Boztepe’ye çıkılabilirmiş. Ya da isteyen evini köylere, yaylalara yapabilirmiş! Bu cümlelerin de ‘başkalarına’ ait olduğu belli oluyordu.

En dikkat çekici olan da İMF’ye borcun bittiği ve bizim borç vermeye başladığımızla ilgili iddia idi. Bunun nereden öğrendiğini, kimin söylediğini sorduğumda da “ Öyle diyorlar!” yanıtı vermesi toplumun öğrenme konusunda hangi yolu seçtiğini belli oluyordu. “Öyle diyorlar” televizyonlardan duyduklarıymış! Algı operasyonu böyle oluyor…

Kendisine soracağım soruyu kime güveniyorsa ondan sormasını ve öğrenmesini istedim. Sorum şu oldu: 2002 yılında Türkiye’nin dolar olarak dış borcunun ne kadar olduğunu, 2016 yılında bu oranın azalıp azalmadığını; deprem gibi afetler için toplanan paraların nerelere harcandığını; işçilerden kesilen işsizlik fonu paralarının nerelerde kullanıldığını öğrenir misin? Başka örnekler vermeye gerek görmedim.

Konuşmalarını ‘bir yere inanarak’ yaptığı için sorular karşısında aciz kalınca yine ‘Öyle diyorlar, ben siyasetten anlamam’ yanıtını veriyordu. Oysa konuşmaları ile ‘siyaset yapıyorum’ diyenleri cebinden çıkarıyordu!

Sorulara yanıt veremediğinde başka konuya geçiyordu. Hemen sokaklardaki heykelleri eleştirdi! Bunlar anlamsızmış! Hiçbirinden bir şey anlamazmış! Eleştirirken bile anladığı belli olurdu ya bu ayrı… Kendisine şöyle dedim: Senin sevmediğim heykeller de olabilir. Bu heykelleri ben beğenebilirim. Sokaklar yalnızca benim beğendiğim gibi olursa sen mutsuz olursun; senin beğendiğin gibi olursa da ben mutsuz olurum. Neden ikimizin de sevdiklerinin olmasını istemiyorsun? İkimizin de mutlu olma hakkı yok mu? Verdiği yanıt yine ilginçti: O heykellerin anlattığı bir şey yok ki!..

Algı operasyonu böyle bir şey! Düşünme, yorum yapma; çünkü senin adına düşünen, yorum yapan var! Bizim dışımızda kimseye inanma, çünkü onların varlığı bile fazla!

Böyle yaratılan bir toplumdan kimseye yarar gelmez… Okuyan, araştıran, düşünen, sorgulayan insanları çoğaltmak gerekir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort