ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi
14 Mayıs 2016 Cumartesi, 11:14
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

Savaşçı

Gökyüzünden yağan kar taneleri avuçlarının içine düştüğünde bir başka hayata merhaba der. Eriyen kar taneleri akışına göre yön çizer ve avuçlarının arasından kayarak yere düşer. Hayat planlarının dışında gelişir ama sen nerden sarılıp tutunmasını bilirsen seni o yönde savurur.
23 Temmuz 2015 garip bir o kadarda belirsiz bir sanatoryum serüveni başladı babam için. Savaşçılar zıhlarını zafer için giyer, silahlarını kuşanır, sonuç ne olursa olsun tüm varlıklarıyla canları pahasına savaşırlar. Babanı yazacak mısın dediler? Şöyle bir düşündüm sözcüklerimle ifadem imkânsız hangi birini yazayım! Dostum olan babamı mı, sırdaşım olan mı, dürüst, sevgi dolu, sonsuz hoşgörüye sahip, emeğinin ve sanatına hiç haram katmayan adamı mı, sonsuz sabrıyla vicdanlı olan, insanların yanlışlarına saygınlığını kaybetmeden vicdanlarına havale eden bir adamı mı? Aslında hepsiydi benim babam. Sonsuz ve sınırsız sevgi verdi bizlere bunu hiç ölçmedi. Her daim varlığı güçlü bir dağdı ve huzur veren anlayışı ise kocaman bereketli bir ova. Süreci zor bir hastalığın içinde bulmuştu kendini.
Bir evlat için en zor şey, canın parçalanırken seyirci kalıp çaresizliği yaşamaktı. Babam hastalığından hiç korkmadı hayata ve bizlere sımsıkı sarıldı, hayalleri planları vardı. (koah hastalığının son safhası, akciğer kanseri ve sadece destek tedavi alabiliyordu) hastalığını öğrendiğinde bana sadece ne kadar ömrü olduğunu ve süreci öğrenmek istemediğini söyledi ve asla korkmuyorum dedi. Doktoruyla konuştuktan sonra hastalığı beynimden silmek ve her anın çok kıymetli dolu dolu yaşanması gerektiğini biliyordum. Öylede yaptık hep beraber. Ama asıl kahraman savaşçı babamdı, ataklarından her çıkışta bunu da atlattık, kızım derdi. Ve o ataklarında bile bizlere gülümser gözleri ışıl ışıl sevgisini gösterirdi. Hafızalarımızda hiç kötü bir şey yok çünkü eğlenceli hep beraber paylaşarak her anı geçirdik. Bu bizim değil babamın eseridir. O bizleri yetiştirdi. Bu babamın hayata bakışını ve doğru bildiklerini yaşamına aktarmasından doğdu. Biz bir şey yapmadık, babam bize her anı dolu dolu dört duvar arasında da mucizelerin istenirse yaratıla bileceğini öğreti ve yaşattı.
Hayat uzun ya da kısa bir önemi yoktu, önemli olan paylaştığın kaliteli dilimlerdi. Bunu ne parayla ne de başka bir şeyle satın alamazsınız. Durumundan hiç şikâyet etmedi sımsıkı tuttu elimizi, hiç korkmayın bırakmam ben kendimi dedi. Hayat bir oyun değil miydi? Biz hep birlikte bu oyunu eğlenceli hale getirip keyfini çıkardık. Sana minnettarım babacığım bir evlat olarak. Bize çok güzel anılar bıraktın. Böyle bir babam olduğu için gurur duydum ve duyuyorum. En çok korktuğum şey gözlerimin önünde yitirmekti. Bu bende büyük kapanmayan yaralar açardı. Acım büyük ve henüz dağlanıp özleme karışmadı. Ve hafızamızdaki o güzel paylaşımlar bizlere teselli oluyor. Büyük insan ve yılmaz savaşçımız bizim.
Şartlar ne olursa olsun başımız dik, sağlam ayaklarımızın üzerinde öğrettiğin gibi duracağız söz!

Yorum

  1. Mehmet Murat ETEŞ

    15 Mayıs 2016 at 16:48

    Sayın Sevinç KANBER Babanızı tanıma şerefine nail olan insanlardan biriyim ve hayatımda gördüğüm en tevazu sahibi ve çok hoşgörü sahibi biriydi kendisini hastanede ziyaret etme fırsatı bulduğumda yine gözlerinin parıltısı savaşçı ruhuna şahit olmuştum yaklaşık babanızı 15 senedir tanırım Birgün olsun onu ziyaret ettiğimde yüzünü asık görmedim yüzünün tebessümü gözlerimin önündedir şimdi belki hayatınızda yok ama o sizleri bu dünyaya miras olarak bıraktı

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir