ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
15 Ekim 2016 Cumartesi, 11:55
OSMAN KAYA
OSMAN KAYA osmankaya@hotmail.com Tüm Yazılar

SAYGI

Saygı sözcüğüne her dönemde gereksinim duyulmuştur. Ancak, çevremize ve toplumsal yaşamın içine baktığımızda bu kavrama sanırım bugün çok daha fazla gereksinim duymaktayız. Saygı nedir? Öncelikle, değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı, dolayısıyla bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya neden olan sevgi duygusudur. Yine, başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu anlamı da vardır.
Saygı sözcüğünün her iki anlamına da baktığımızda günümüz toplumsal yaşantımızda birçok alanda uygulanmadığını görüyoruz. Yalnızca görmekle kalmayıp çoğu zaman birebir yaşıyoruz, tanık oluyoruz.
Saygı sözcüğü genelde insan özelinde değerlendirilmiş. Ben ,buna tüm canlıları ve doğayı da katmak istiyorum. Çünkü saygısızlık yalnızca insana değil, insan dışı canlılara ve doğaya da yapılmaktadır.
İnsanın insana yaptığı saygısızlıklar, ilk olarak yaşlılara davranış ve uygulamalarda karşımıza çıkıyor. Toplu taşıma araçlarında, kurumların işlem kuyruklarında, trafikte, yaya geçidinde, markette kasa kuyruğunda hep karşımıza çıkıyor yaşlılara saygısızlık. Evet, birden fazla kişinin işlem yaptığı ortamlarda elbette sıra olmalıdır. Buna kimsenin itirazı zaten olamaz. Ancak, bir fatura ödemek için bekleyen 70-80 yaşındaki bir kişinin numara sırasını beklemesi zorunlu mudur? Bence değildir. Bu kişiye öncelik verilmelidir. Bu önceliği “numaratör” veremiyorsa, oranın yetkilisi ya da görevli personel bunu sağlamalıdır.Numaratörün verdiği sırayı değiştirmek söz konusu değil elbette. Ancak bu konuya kesinlikle bir çözüm bulunmalı. Numaratörler kişinin yaş ve engelli olma bilgisine göre programlanıp bu kişilere ilk işlem sırası önceliği tanınmalıdır. Bunca teknolojik gelişim içinde bunun da programlanıp uygulanabileceğini düşünüyorum. Yoksa, sırf numaratör sırası aldı diye, yaşlı, engelli, hamile vb. insanların saatlerce işlem sırası beklemesini doğru görmüyorum.
Bir diğer saygısızlık olayını trafik ışıklarının yaya geçidi olan bölümlerinde görüyorum. Yaşlı veya engelli insanlar, kimi zaman çocuklar, trafik lambası yeşil yanarken yaya geçidine girmelerine rağmen tam ortada veya karşıya az bir yer kala yeşil ışık söner. Işıkta bekleyen araç sürücülerinden kimileri acı acı kornaya basmaya başlarlar.Oysaki kısa bir süre sonra o insanlar yolu boşaltacaktır zaten.Kimse, yolun ortasına oturup piknik yapmıyor. Bir an önce karşıya geçmeye çalışıyor o insanlar. Yaşlı, hamile, engelli veya çocuk olduğu için hızlı geçemiyor. Hepsi bu. Yolda zaten sıkıntı çeken bu insanlara bir de acı acı korna çalarak ikinci bir sıkıntı oluşturmaya kimsenin hakkı yoktur. Dahası o insanlara biraz olsun saygılı olmak zorundayız. Bu çağdaş insan olmanın bir gerekliliğidir.
Çok görülen bir saygısızlık örneği de kimi erkeklerin bayanlara karşı özellikle kalabalık yerlerde yer ve yol vermemesidir. Özellikle kimi genç erkekler, kalabalık bir sokakta yürüyüş zorlaştığında bir bayana yol vermesi gerekirken bunu yapmaz. Hatta kimi zaman o bayanın yürümesini daha da zorlaştıracak davranışlarda bulunurlar.Bunu da bir “marifet” sanır. Toplumumuzda kadına karşı davranışlarda ciddi bir saygısızlık yaşanmaktadır.
Trafik kurallarına uymayan birçok sürücü zaten var. Bunları anlatmak, ayrı bir yazı konusu. Ancak, trafikte kurallara uymanın yanında kimi zaman saygı da gerektiren davranışlar gerekiyor. Bunlar aslında, cezası olmasa bile trafik kurallarının bir parçasıdır. Nedir bu davranışlar? Örneğin bir ana yolda trafik çok yoğun, ilerlemiyor, tali yolda bekleyip ana yoldan karşıya geçmek isteyen bir sürücü ana yoldaki trafiğin bitmesini bekliyor. Oysa, kimi sürücülerin yaptığı gibi bir araçlık geçiş arası bırakıp ana yoldaki araç sırası ayarlansa tali yollardan karşıya geçmek isteyen sürücüler uzun süre gereksiz beklemezler. Bunu yapan sürücüler olduğu gibi hiç umursamayıp bencilik yapan dahası saygısızlık yapan sürücüler de az değil. Trafikteki saygısızlıklar saymakla bitmez. Kadın sürücülerin araçlarının sıkıştırılması, yüksek sesle müzik dinlenilmesi, toplu taşıma araçlarının durak dışında durarak arkadan gelen araçların gidişini engellemesi vd.
Öğrencilerin öğretmenlerine karşı saygısızlıkları da çok rastlanılan bir durumdur. Öğrencilerin öğretmenini görünce hazır ola geçmesini ya da yakasını kapatmasını beklemiyoruz. Bunlar çok eskilerde kaldı. Ama en azından konuşurken argo ve küfürlü konuşmaması, saygısızlığa varan davranışlarda bulunmaması, görünce selam vermesi vb. davranışlar beklenir öğrenciden. Ancak, kimi öğrenciler bu olumlu davranışları gösteremeyerek her türlü saygısızlığı yapmaktadır öğretmenlerine karşı.
Bunların dışında hayvanlara ve doğaya yapılan saygısızlıklar da var. Hayvanlara zarar vermek onlara yapılan en büyük saygısızlık. Doğayı kirletmek ve ona zarar vermek de doğaya yapılan bir saygısızlıktır.
Yaşantımızın her alanında, öncelikle insana, sonrasında hayvanlara ve doğaya yapılan saygısızlıklara tanık olmaktayız. Bunların en önemli çözüm noktası eğitimden geçmektedir. Ancak, eğitim her zaman yeterli olmayabilir. Böyle durumlarda, kimi zorunlu düzenlemeler ve yaptırımlar da olmalıdır.
Aynı toplumda yaşıyorsak, birbirimize saygılı olmak zorundayız. Çağdaş insan olmanın bir gereğidir bu. İnsanlara, hayvanlara, doğaya saygı bize bir şey kaybettirmez. Tam tersine daha mutlu bir insan olmamızı sağlar.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir