ordu-logo
Son Dakika
16 Ocak 2017 Pazartesi
16 Eylül 2015 Çarşamba, 10:40
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Seçimin gündemi ne olacak?

 

3 Kasım 2002 seçimi öncesinden başlayan ve 7 Haziran seçimi öncesine kadar devam eden ‘mağdurluk’ üzerine sürdürülen seçim çalışmaları 7 Haziran seçimlerinde altüst olmuştu.

Hem iktidar olup hem de mağdur olduğunu dile getirme yöntemi Türkiye’ye ait. Ancak 7 Haziran seçimlerinin propagandasında büyük değişiklik yaşandı. Özellikle ‘muhalefet’ partileri projeleriyle ortaya çıktı. Daha önce hükümet olan partinin seçim projesi üzerinden yürütülen çalışmalar bu kez muhalefet partilerinin projeleri üzerinden tartışmalar yaşandı.

Partilerin işçinin, memurun, emeklinin, üretici köylünün, küçük esnafın, kadının, gencin, engellinin… sorunlarına yönelik planlamaları dikkat çekiciydi. İlk kez hükümet partisi savunmadaydı. Bu politik yöntem seçim sonuçlarına da yansıdı.

Ya şimdi ne olacak? Eski seçim vaatleri devam mı edecek, yoksa başka tartışmalar mı egemen olacak? Bunları çok yakında göreceğiz. Ancak şu an ‘ölümler, çatışmalar’ ön planda olacak gibi gözüküyor. Düşmanlaştırma politikası hepimize zarar verecek. Komşumuz bizim gibi düşünmediği için düşman ilan edilecek neredeyse…

Siyaset, seçim kavramları farklılıkların olduğunun en önemli kanıtları. Herkes aynı şeyleri düşünüyorsa ve talep ediyorsa seçime de partilere de gerek yok. Bir görevli her şeyi yapar. Oysa yaşam öyle değil! Farklılıklarımız var, gelecekle ilgili hayallerimiz aynı değil; kaygılarımız hep başka. Önceliklerde de ortaklaşamıyoruz. O zaman her kesim (parti-siyasi grup) kendi değer yargıları, düşüncesi ve gelecek hayali ile ilgili politika yaparak kendini ifade etmeye ve iktidar olmaya hakkı var.

Bir parti ya da grup; ya da kişi haklı olduğuna inanıyor ve düşüncelerinin yaygınlaşmasını istiyor. Bunu kim engelleyebilir, yasaklayabilir? Ya da bu düşüncenin yanlış olduğuna kim karar verebilir? Bir parti başka bir partinin düşüncesinin yanlış olduğunu iddia edip, siyasi çalışma yapmasının yasaklanmasını isteyebilir mi? Doğru, kime göre, neye göre doğru?

Seçim süreci ‘sancılı’ geçeceğe benziyor. Oysa en demokratik ortamın yaratılması gerekir. Bir partinin düşüncesinin, programının doğru ya da yanlış olduğuna ‘halk’ karar verir. Destek olmayarak düşünceyi kabul etmeyebilir. Ama partilerin eşit şartlarda ve olanaklarla seçime girme şansı yoksa ne olacak?

Güvence, demokratik yaşam ve seçim ortamıdır. Kimse kendisi gibi düşünmüyor diye ‘kendince yasak’ getiremez. Seçim varsa, kararı seçmen verecek. Kendimizi seçmenlerin yerine koyarak karar verici olamayız. Böyle bir tutum demokrasi karşıtlığıdır ki, kabul edilemez.

Günümüzün şartlarına göre seçimde kullanılacak dil de çok önemli…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort