ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
03 Ağustos 2015 Pazartesi, 11:28
MUSTAFA KEMAL ŞAHİN
MUSTAFA KEMAL ŞAHİN mkshn52@gmail.com Tüm Yazılar

SELİM

 

 

 

İnşaat mühendisi ve siyasetçi özelliğiyle ortak yönlerimiz çok olmakla beraber, birbirimizle çok anlaşamasakta kuzenim, eski Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun bana bir nasihatı vardı. “Oğlum, 40 yaşından sonra baba ol, büyük çocuğunu üniversiteye gönderdiğinde evde biri kalsın. Ben öyle yaptım ve de çok mutlu oldum” derdi. Biz de onun nasihatına uyarak 40 yaşından sonra çocuk sahibi olduk.

Allah’ımın bize 2. hediyesi oldu Selim. İsmini koyarken bile bayağı çetin mücadele vardı. “R” leri söyleyemediğim için kesinlikle içinde “R” olmamalıydı. 20 ismi alt alta yazıp Yiğit, Özlem ve ben oylama yaptık. İlk 10’a, sonra 5’e, sonra 3’e ve en sonunda tüm oylamalardan en yüksek oyu alarak, kusuru, noksanı olmayan, sağlam, doğru, tehlikesiz, zararsız, kurtulmuş, temiz, samimi anlamına gelen “SELİM” ismini seçtik.

Mükemmel geçen 4 yıl, her anı dolu dolu. İlk kokusu ile başladık. Mis gibi melek kokuyordu ve son ana kadar hep melek gibi koktu. Bize bir arkadaştı. Al karşına oturt ne istersen konuş. Herşeyden haberi vardı ve düzgün cümlelerle anlatırdı. İngilizce renkler, sayılar v.s. herşeyi hafızasında sıkı tutardı. Ailemizin en küçüğü 12. torunu idi. Herkes ona çok düşkündü ve her kim onu görse bırakın fotoğrafını görse etkilenirdi. Çoğu zaman sosyal medyada fotoğrafını paylaştığımda “aman paylaşma, nazar değecek bu çocuğa” eleştirileri alırdım.

Doktor dedesi Yusuf Karakoç, 4 sene boyunca hergün mutlaka bize uğradı, onu gördü, oynadı. Gördüğü, göremediği tüm zamanlarda her akşam aradı. “Ne yedi, üşütmeyin oğlanı, neden hapşırıyor, bakamıyorsunuz oğlana” sürekli böyle geçti 4 yılımız.

Ve… O korkunç anlar geldi çattı. İstanbul’da gittiğimiz doktor; “Bu hastalığa yakalanan çocukların gen yapıları farklı olur, diğer çocuklardan herşeyiyle farklıdır” demişti. Farklıydı işte, her yönü ile farklıydı.

Hastalığı boyunca tanıyan, tanımayan herkes Selim ile ilgilendi. Herkeste bir iz bırakmıştı. Hastanede doktorlar, hemşireler dahi herkesin sevgilisi idi o.

Hastanede geçirdiğimiz 7 ay boyunca çok dirayetli idi. Ağrıları, sancıları olmasına rağmen hiç acizlenmedi. Ona iyi gelecek herkes yanında idi. Kuzeni Şura, dayısı Serhan, onun en iyi arkadaşı oldu. Allah onlardan razı olsun, son geceye kadar yanımızda, koltuk başlarında uykusuz geçirdiler geceleri.

Hasta olduğunu öğrendiğimiz 14 Aralık 2014’ten önceki günlerimiz benim beynimde silindi. Çok hayal meyal hatırlıyorum. Şimdi de 7 aylık hastalık dönemi 1-2 günlük bir olay gibi. Yaşadığım travma herşeyi sildi. Ondan kalan bazı sözler aklımda;

– En çok kullandığı “Anne seni çok seviyorum”,

– Bir şeyi onaylamak, kabul etmek için peşpeşe ve genişçe söylediği “Tamam, tamam”,

– Sabah açken söylediği “karnım kahvaltı kahvaltı diyor” ve “Kahvaltıyı vermezseniz açlıktan öleceğim, bana seni seviyorum diyemeyeceksiniz”,

– Yatmaktan sıkıldığı zamanlarda “Eğlenemeyecek kadar çok sıkıldım”.

Cenazesi de çok kalabalıktı. Onu tanıyan, tanımayan herkes orada idi. Gelenlere, gelmek isteyip de gelemeyenlere, mesaj ile sosyal medya yolu ile ulaşanlara çok teşekkür ederim. Telefonlarınıza, mesajlarınıza cevap veremedim, hakkınızı helal edin.

Telefonda ne konuşacağını bilemeyen, karşılaşınca ne diyeceğini, ne yapacağını şaşıran dostlarım, hepinizi anlıyorum, hissediyorum. Birşey demenize gerek bile kalmadan bakışınızla, ses tonunuzla ne demek istediğinizi anlıyor ve sizi hissedebiliyorum. Allah hepinizden razı olsun.

Ve hayat öyle hızlı akıyor ki… Aynı anda ne kadar çok duygu yaşanıyor. Selim’imiz yoğun bakımda yatarken abisi, üniversite sınavına giriyor. Bu kadar stres, acı, üzüntünün yanında cenazeden 15 gün sonra üniversite sınavı sonucu açıklanıyor. Oğlum, meslekdaşım oluyor, İnşaat Mühendisliği bölümünü kazandığını öğreniyoruz. Allah’ım sana şükürler olsun.

Biz Allah’tan geldik ve O’na döndürüleceğimize inandık, iman ettik. Bizim için başka sorgulanacak birşey kalmadı. Allah kalanlara sağlıklı, huzurlu, uzun ömürler versin, İnşallah.

 

 

 

 

 

 

Yorum

  1. Metin Boztepe

    3 Ağustos 2015 at 14:04

    Kardeşim yaşadıklarını çok güzel özetlemişsin.Allah sana, kardeşim Özlem’e,adı gibi Yiğit’ime ve de diğer aile fertlerine sonsuz sabır ve huzur versin. Çok zor ve üzüntü dolu bir süreci kendinize yakışır bir vakur ve azimle;müthiş bir dayanışma ile yaşadınız. Selim sadece sizde değil hepimizde derecesi tarif edilemeyecek kadar güzel izler bıraktı. İyi ki doğdu, iyiki onu tanıdık ,sevdik sevmeye de devam edeceğiz. Allah a bunun için bile ne kadar şükretsek azdır. Ömer abisinin tabiri ile Çakma Mustafa bize insan olduğumuzu, arkadaş olduğumuzu ,birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi öğretti.Kendisi küçüktü ama görevi çok yüce oldu. Saygı ve sevgilerimle.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir