ordu-logo
Son Dakika
16 Ocak 2017 Pazartesi
13 Şubat 2016 Cumartesi, 12:30
SEVİNÇ E. KAMBER
SEVİNÇ E. KAMBER kambersevinc@hotmail.com Tüm Yazılar

Sevginin günü

 

14 Şubatla ilgili sanırım bu üçüncü yazım olacak. Daha öncesinde neden bu günün kutlandığını yazmıştım. Hep kapitalist tolumun sıkıştırılmış sevgi açlığı olduğunu anlattım. Bir şeyleri değiştirme peşinde değilim. Asimilasyona uğrayan sevgi gösterisi ve sunuşlarının ticari popülariteye hizmet ettiğini de söylemeyeceğim. Şubatın birinden itibaren tüm sosyal ağ ve ticari kuruluşlar bu konuyu gündemde taptaze tutmakta. Bilmiyorum diyeni tabiri caizse döverler.   Ben de sevgi bu, yazmazsak ayıp ederiz dedim.

Kelimelere dökülmesi güç bir duygudur sevgi. Seven sadece en yücenin kendi sevdası olduğunu bilir. Gözlerinizi şöyle bir kapatın biraz pembemsi bulutlara tırmanış hizmeti de benden olsun.

Tüm acılarınızı, korkularınızı, mutsuzluklarınızı, yorgunluğunuzu ve de çaresizliğinizi unutturan bir duygu. Herhangi bir yerde güneşin doğuşunu izlerken aldığın paha biçilemez bir his. Ya da sabahın tatlı ayazında battaniyeyi üzerine çekip hayatın ne kadar anlamlı olduğunu düşünebilmek. Yarı uykulu gözlerinin içine bakıp sevdiğinizi söylemek, çok uzaklarda bir yerlerde martıların sesine karışan dalgaları dinlemek, birilerinin yüzünde gülümsemeye sebep olmak. Parmaklarınızla saçlarını düzeltip gülüşüne ne kadar mutlu olduğunu söylemek, yanındayken dünyanın en mutlu insanı olduğunuzu, başınızı omzuna yaslayıp en sevdiği şiiri okuyup güneşin batışını izlemek. Sol yanınızın sızlaması. Özlemenin de ne kadar güzel olduğunu, varlığının büyük bir değer olduğunu, mutsuzluğunu paylaşmanın mutluluğuna boğulduğu. Her nefes alışınızın heyecanıyla ufacık yansımalarda hatırladığınız.

Aslında insanoğlunun sahip olup da farkında olmadığı, yerini maddiyatla değiştirdiği, o kocaman paylaşımcı duyguyu bir güne sığdıranlara gelsin. Tozpembe bulutlardan birden kurtulup yere mi çakıldınız ne. Çok uzakta değil, şuracıkta biraz doğuya kafanızı çevirin, yangın yeri burası acılarına duyarsız kaldığınız insanların yaşadığı yer. Gerçi yanı başımızda bir umut uğruna denize açılan onca insanın içler acısı kıyıya vuruşu batının soğuk sularına teslimiyeti. Bir günde şehit haberi duymadan, yuvalara ateş düşmeden, analar bağrına kor basmadan geçsin. Kadınların bıyığıyla, sakalıyla, mini eteğiyle gündem yapıp saçma sapan düşünceler zaman ayıranlar. Tecavüze ve şiddete maruz kalan kızlarımız, çocuk gelinlerimizin varlığını anca gündeme gelişlerle hatırlayıp rüzgâr gibi geçişleriyle unutturulduğu. Diziler, evlendirme programlarıyla uyutulup sokaktaki hayatın koşturmacasına kapılışımız. Eee! Siz de haklısınız kardeşim bu kadar hızlı değişen sistemin içinde, sıkıştırılmış bir sevgililer günü yaşamakta sizin hakkınız. Artık duygularınız kaç kırata sığar ya da paha biçilmez kutulara sığdırılır bilemedim. Hadi unutun tüm yanı başınızdaki yaşananları ve kutlayın bakalım maddiyatların gölgesinde kalmış sevgi gününüzü.

Bunları yazdım çünkü vicdan dedim, sol yanınızda sevgiyle işlenmesi gereken. Pas tutup unutup tarihin sayfalarında kalmaması gereken! Sevgi satın alınmaz, bu bir duygudur ve koşulsuz sunulur. Gerçi bunları okuyup hediye alacak ya da hediye vereceksiniz. Evet, evet, senin yazdığın doğru! Ama pratiğe gelince işin o yüzü astarını geçer misali…

Benimkisi umut, her insan kalp taşır ve her daim sevilmeyi değerli olduğunu hissetmeyi aracısız yaşamalı ve yaşatmalıdır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort