ordu-logo
Son Dakika
23 Ocak 2017 Pazartesi
24 Eylül 2016 Cumartesi, 12:31
YAVUZ KALYONCU
YAVUZ KALYONCU yavuzkalyoncu@hotmail.com Tüm Yazılar

Seyit ve Susuz tepeleri…

Ordu’nun Zirvelerine devam. Seyit Tepesi, Seyit Ali mezarı ve Susuz Tepesi. Tırmanışı.

Mutluluk paylaşıldıkça daha da güzelleşir. Sevdiğiniz insanların yüzlerindeki gülümsemeyi görmek sizi daha da mutlu eder. Yağmur sonrası açan havayı fırsat bilerek; Ordu yaylalarının ulaşımı en kolay iki tepesi olan Seyit ve Susuz tepelerine çıkmanın inanılmaz keyfini tekrar yaşamak ve bu keyfi dostlarıma da yaşatmak istedim.
Haberleşip sözleşerek 17 Eylül Cumartesi sabahı sekiz gibi, tecrübelerinden çok istifade ettiğim, değer verdiğim Fethi Bacınoğlu, Devlet Tiyatrosu sanatçısı oğlu Ahmet Burak Bacınoğlu ve Kaptan adayı oğlum Gökberk ile, yine yayla yollarına düştük.
Sohbet muhabbet ile geçen bir saatlik yolculuk sonrası, Çambaşı içinden piknik için gerekli alış verişlerimizi yaptıktan sonra, cami ile mezarlık arasındaki yoldan aşağı Madalağı, Seyit yoluna hareket ettik. Hava öylesine güzeldi ki, Dudu Yalağı Obası hizasına geldiğimizde karşıdan Seyit Tepesi tüm güzelliği ile kendini gösterdi. Önce arıcımız ile tepeye çıkmayı denedik. Bir gün önce yağan yağmurun ıslattığı zemin yüzünden yarı yolda araçtan inip yürüyerek zirveye tırmandık.

Seyit Tepesi’ne tırmanış.

Seyit Tepesi isminin nereden geldiğini anlatırken Ahmet’in telefonla kayıt yaptığını fark ettim. İlgili olması, hoşuma gitti. Gerçi, biz babalarımızdan devir aldığımız bu güzelim vatanı onlara teslim aldığımız şekilde devir edemiyorduk. Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi değildi. Yine de anlatmaya devam ettim; “Türk milleti İslamiyet’i kabul ettikten sonra yurt edindiği topraklarda, dinlerini açık açık yaymaya başlamışlar. Diğer dinlere mensup komşulardan bazıları bunu hazmedememişler. Seyit tepesi altında bulunan, Müslüman oldukları için diğer obalılar tarafından müftü obası olarak anılan obadaki Türklere düşmanlık güden, Giresun topraklarındaki Hristiyan bir oba halkı, Müftü obasındaki Müslüman Türk halkı ile savaşa karar vermişler. Bir sabah tepeyi erkenden kuşatıp tepeden aşağı taşları yuvarlayarak Müftü Obası’nda yaşayanları evlerinden çıkmadan, evleriyle birlikte yok etmek için yola çıkarlar.
Unuttukları bir şey vardır. Müslümanlar sabah gün doğmadan namaza kalkmış, hayvanlarını çoktan yaylıma kıra bırakmışlardı. Doğu tarafından gelen kalabalık silahlı grubu gören çobanlar, gelenleri fark ederek oba halkını uyararak, tepeyi tutmak için harekete geçmişlerdi. Obanın en civan delikanlısı olan Ali herkesten önce fırlamış tepeyi tutmak için koşarken, arkasından oba halkı; “Ali, Seyit, koş” diye Ali’ye cesaret verirler.
2000 mt yükseklikteki tepeye çıkmak kolay değildir, Oba halkı kendileri de peşinden gittikleri Ali’ye yol boyunca “Seyit Ali, Seyit Ali” diye bağıra bağıra ilerlerlerken Ali tepeye varmış, doğu tarafından düşmana koca koca kayaları atmaya, yuvarlamaya başlamıştır.
Kalabalık düşman; Müftü Obası halkı gelene kadar tepeye ulaşmış tek başına savaşan Ali’yi Şehit etmiştir. Geçte olsa gelen Müftü Oba halkı düşmanı tepeden kovmayı başarmış, kahramanca savaşıp şehit olan Ali’ye de şehit olduğu yerde bir mezar kazarlar, tepeye de Şeyit Ali Tepesi ismini koymuşlar.

Seyit Tepesi zirvesinde Seyit Ali’nin defineciler tarafından tahrip edilmiş mezarı.

Kayıt cihazını kapatan Ahmet’e defineciler tarafından 1970’li yıllarda tahrip edilen mezarı gösterince bu konuya sahip çıkacağını, ilgililerin nasıl böyle bir olaya duyarsız kaldıklarını anlamadığını söyledi, tahrip edilen tarihi mezarın yanında fotoğrafımızı çekti. Zirvesinde seyir terasında gibi bütün çevre obaları ve Ordu rıhtım iskelesi gözüken Seyit tepesinden ayrıldık.
Öğle yemeğimizi Kavaklıca obasında Cevdet Usta çeşmesi kenarında (Bolo sülalesinin Yayla yaptığı) Eski Oba ile Rumlardan kalan Kaleboynu Obası altında dere içinde herkesin bilmediği bakir bir yerde yaptıktan sonra, Susuz tepesinde gün batımını seyretmek için yola çıktık.

Cevdet Usta Çeşmesi.

Susuz Obası: Yıllarca bizlere çoban bağırtan çeşmesi diye yutturulan, yol kenarında şimdi sadece üzerinde Çoban bağırtan yazısı olan, beton çeşmesi kalan, piknik alanını geçtikten sonra ilk virajdan sola döndüğünüzde bir kilometre mesafede. Oba içinden geçen yoldan ilerleyince ilk sola dönüp aracımızla bir kilometre daha gidip, zirveye ulaştık.

Zirvede mutluluk hormonunun tavan yaptığının delili yüzler gülüyor.

Susuz zirvesi 1980.mt yükseklikte rüzgârı eksik olmayan, nadirde olsa yaylaya gelen yabancı turistlerin çadır atıp gün doğumu ve gün batımını seyir ettiği bir tepe. Tepede yayılan, Koyun sürüsünün iki çoban köpeği korkutucu, gür sesleri ve iri gövdeleriyle koşarak üstümüze doğru geldi, on metre kadar yaklaştıklarında, kararlı ve sert bir şekilde onları azarladık. Utanıp mahcup oldular ve yanımızdan başka taraflara doğru havlamaya başladılar. Görülmeye değerdi. Sonra ekmek vererek arkadaş olup onlarla fotoğraf çektirdik. Sürüsüne zarar vermediğiniz müddetçe size zarar vermezler.
Ordu’da gezilecek görülecek istisna yerlerden Seyit ve Susuz Tepesi’ni gezdik gördük yazdık

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort Samsun Escort Bursa Escort mersinliescortt izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort oyuncak hikayesi 4 izle Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir