ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
23 Haziran 2016 Perşembe, 09:15
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Siyasette değişim!

Siyaset, toplumsal yaşamın olmazsa olmazı! Yaşamın her anı siyasetle belirleniyor.

Siyasetin ekonomi-politiğine değinmeyeceğim. Bunları bir köşe yazısına sığdırmanın olanağı yok. Siyasette görüş değişikliğinin olup olmasına, olursa nasıl olacağına değineceğim.

Siyaset bir ‘üst bilinç’ gerektirir. Toplumsal yaşamın ulusal ve uluslararası boyutu geçmişten geleceğe incelenmek zorunda. Siyaset; ne sınırlar içine hapsedilir ne de yalnızca sınırlar dışından ele alınabilir. Birbiriyle bağlantılı olarak değerlendirilirse ayakları yere basar.

2002 tarihinde yaşanan hükümet değişikliği sonrası siyasette ‘taktikler’, ‘ana politikanın’ önüne geçmeye başladı. Kimin ne zaman, ne savunduğu anlaşılmaz oldu. Kim, kiminle birlikte belli değildi. Liberaller bunun en önemli örnekleri oldular. Bu kesimlerdeki dalgalanmalar ‘normal’ karşılanabilir belki ama ya ‘en iyi bilenlere’ ne demeli? “Yetmez ama evetçiler” olarak adlandırılanların politik yaklaşımlarının ne olduğunu herkes biliyor. “AKP, demokratikleşmenin temsilcisidir, askeri vesayeti ortadan kaldırıyor.” diyenleri de gördük ve onlar bugün “AKP, demokrasi düşmanı.” diyorlar. Nereden, nereye?

Şimdi de ortaya bir başka ‘ekol’ çıktı. “Ergenekon”, “Balyoz” adlarıyla yapılan operasyonlar sonucu tutuklananların serbest bırakılmalarından sonra da düşüncelerini değiştirenler oldu. Dün ‘sosyalist’, ‘işçi’ isimlerini alarak siyaset yapıyorlardı. Şimdi hepsinden vaz geçerek ‘vatan’ adını aldılar. İçlerinde ‘sosyalistlere’ yapmadığını bırakmayanlar da az değil!

Geçenlerde Ordu’ya gelen Doğu Perinçek, başka yerlerde söylediği sözünü yinelemiş. “ Biz kendi programımıza sahip çıkıyoruz. Burada Tayyip Erdoğanlar bizim yanımıza geldi, biz onların yanına gitmedik. Şimdi AKP desteklenmeli.” demiş. En son olarak da, “ 24 Temmuz 2015 tarihinden bu yana uygulanan siyaset, BOP Eşbaşkanlığı’nın siyaseti değildir. Orada da Atatürk Devrimine teslim olmuşlardır.” açıklamasıyla dikkat çekmeye başladı.

“Paralel”, “17-25 Aralık yolsuzluk” operasyonları sonrası da görüş değiştirenler az olmadı.

2002 yılından bu yana dikkat çeken “operasyonlar” sonrası neler yaşanmadı ki… Siyasette ‘mevziyi’ iyi belirlemek gerekir. “Ne için varız, neye karşı mücadele ediyoruz?” iyi belirlenmeli. Siyaset; eğilmez, bükülmez, yeni biçimler almaz değil ama aldığı biçim ‘özünden’ kopmaz. Kopanın hangi uçuruma doğru yuvarlanacağı bilinmez!

“Laiklik” tartışmalarında olduğu gibi yanlışlar devam ediyor. Türkiye’de gerçek laiklik de gerçek demokrasi de olmadı. “Laikliği, demokrasiyi koruyalım!” sözü eskiyi savunma anlamına gelir. Asıl olan, Gerçek laikliği ve demokrasiyi getirmek için mücadeledir. Yani hedef, Bağımsız, Demokratik, Laik Türkiye’dir.

Yalpalayarak yapılan siyaset, “egemen’ olana desteğe dönüşür.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort