ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
21 Haziran 2016 Salı, 11:53
ALİ ÖZTÜRK
ALİ ÖZTÜRK aliozturk@hotmail.com Tüm Yazılar

TELEVİZYONLAR, YARINLARIMIZ SİZLERİN ESERİ OLACAKTIR

Bir zamanlar TRT’de gece haberlerinden sonra hava durumunu sunan rahmetli Ersin İmer, soğuk bir kış gecesi programı kaparken, “hepinize donsuz geceler” diyerek masum bir espri yapmıştı. Bu nedenle rahmetliyi bir daha ekrana çıkarmamışlardı.
Aynı TRT’de şimdi, “namaz kılmayan insan hayvandır” diyen densizler bile var. Bunu söyleyen, kuytu bir köydeki caminin mesleki eğitimi olmayan sıradan imamı da değil, koskoca bir profesör üstelik…
Özel televizyonlar ise bir başka alem. O televizyonlardaki evlilik programlarına katılanlarda kendi aralarındaki ağız kavgalarını izlerken, ister istemez utanıyor insan… Bir gün birbirlerine sevgi ile yaklaşırken ertesi gün bunun tam tersi suçlayıcı ifadeler kullanan gelin-damat adaylarını görünce, onların bu programa, sırf reklam yapıp kendilerini tanıtmak amacıyla katıldıkları geliyor insanın aklına…
Oraya katılanlardan ise 100 kişiden ancak biri sağlıklı bir evlilik yapabiliyormuş, dediklerine göre…
Bir de Acun Ilıcalı’nın TV 8 Kanalında, Survivor diye bir yarışma programı var. Kuzey Amerika’nın güneyindeki Dominik’teki iki ayrı ve ıssız adaya yerleştirilmiş olan yarışmacılardan oluşan 2 ekip, her gün ayrı bir parkurda ve çok zor koşullarda birbiriyle kıyasıya yarışmaktalar. Bulundukları adada yiyecek olarak Hindistan cevizi ile denizden tutabildikleri balıktan başka da bir şey yok. Bunlar dışında sadece kendilerine verilen un ve bir avuç kadar da pirinç var… Ancak, ödül olarak yemeğin konulduğu yarışmayı kazanan ekip o gün doğru dürüst bir yemek yiyebilmekte…
Katılan yarışmacılar, yeterli beslenemediklerinden en az 10-15 kg kadar kilo kaybetmekteler de…
Demek istediğim yarışmanın şartları oldukça ağır… Bunun yanında daha çok açlıktan kaynaklanan stres ve kazanma hırsı aynı ekipten olan yarışmalar arasında bile gerginliğe neden olabiliyor.
Benim burada esas değinmek istediğim konu ise, yurtiçi ve yurtdışından milyonlarca kişinin izlediği Survivor Yarışmasında bazı yarışmacıların bunu hiç dikkate almadan akıl almaz derecede densizlikler yapmaları…
Rakipleri dışında kendi ekibindeki arkadaşlarını bile tahrik ve tahkir etmekten çekinmeyen yılışık bir yarışmacı, kendisiyle muhatap bile olmayan rakibi milli bir sporcunun kilosuyla alay edebilmekte…
İşin tuhafı, program yapımcısı Acun Ilıcalı, ne şiş yansın kebap anlayışıyla bütün bunları göstermelik uyarılarla geçiştirmekte… Demek ki, onun da reyting kaygısı var ki, böyle davranmak zorunda hissediyor kendisini…
Bütün bunlardan çıkardığım, özel televizyonlar reytingi haddinden fazla önemsemekteler. Elbette ki bu pek de yadırganamaz. Ancak, reyting uğruna gerek yayın prensiplerini, gerekse topluma olan olumsuz etkileri hiç dikkate almamak kadar doğrudur ki?
Şimdi diyecekseniz ki, RTÜK ne güne duruyor?
Elbette ki bütün bunları engellemek, radyo televizyon yayınlarını denetlemekten sorumlu olan RTÜK’ün görevidir. Ancak niye engellesin ki? Vatandaşın, ülke meselelerinin konuşulduğu kanalları izleyip mutsuz olacağına, bu gibi kanallardaki eften püften programları ya da gerçek hayatla ilgisi olmayan pembe dizileri izleyip mutlu olması fena mı(!)
Ancak unutmayalım ki, Yugoslavya bölünürken halkı tv dizileri izlemekteymiş.Onun için sırf reyting uğruna bu tür yayınlara ağırlık veren kanallarına diyorum ki:
Televizyonlar, ülkemizin geleceği sizin eseriniz olacaktır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort