ordu-logo
Son Dakika
09 Aralık 2016 Cuma
Layout 1Layout 1
25 Ekim 2016 Salı, 09:16
UFUK ERSOY
UFUK ERSOY ufukersoy52@hotmail.com Tüm Yazılar

Uzaktan Kumanda…

1970’li yılların ortalarına doğru girdi evimize. Girmesiyle de en değerli, en fazla ilgi gören misafirimiz oldu hep. Gözümüz gibi baktık ona, bir şey olacak diye hep korktuk, üzerine titredik, toz kondurmadık resmen. Kayseri’deyiz o zamanlar. Kar diz boyu. Hiçbir farklılık olmadan siyah/beyaz yaşanıyor hayat. Bir odada yanan sobayla ısınmaya çalışıyoruz tüm aile. Henüz ortaokuldayım. Polis olan babamın gecesi gündüzü yok. Kimi zaman günlerce görmüyoruz.
Derken çok ısrar edince, kalktık Kayseri kalesinin dibinde bir elektronik mağazasından 61 ekran siyah beyaz, tüplü bir televizyon aldık. Amaç siyah beyaz hayatımıza renk katmaktı aslında. Hiç unutmuyorum, bugünkü gibi gözümün önünde yaşananlar. Taksite bağlayarak, toplam 5.500 TL tutan bir bedele televizyon, anten ve regülatör satın alıp, gelip yemek yediğimiz masanın üzerine kurduk televizyonu.
O günden sonra onunla yatıp, onunla kalktık desem yeridir. O zamanlar paket yayın denen bir sistem var. Televizyon saat: 20.00’da yayına başlıyor, gece saat:24.00’da İstiklal Marşı eşliğinde sona eriyordu. Paket yayın olduğundan dört saatimizi televizyonun önünde geçiriyorduk. 14. yy necefli masrapa ile tanıştık o anlarda. Yayın bittiğinde hep birlikte marş eşliğinde hazır olda duruyor, en son “Televizyonunuzu kapatmayı unutmayın” cümlesini görmeden yatmıyorduk. Sonrasında birden bire komşularımızın sayısı artmaya başladı. Her akşam müdavimlerin yanına farklı aileler eklenmeye, bizim ev mahalle kahvesine dönerken, annem ve ablam, çay yetiştiremez oldu komşularımıza.
Daracık bir evin yine dar bir odasında, annem babam ve kardeşlerimle birlikte biz 8 kişinin arasına katılan komşularımızla, televizyon izliyor, kimi zaman araya yabancılar karışsa farkına varmadığımız kalabalıklara ulaşıyorduk.
İlk kez televizyon denen mucizeyle tanışıyorduk. Siyah beyazdı yayın. Ekranın sihri büyülemişti bizi. Küçük evimizin küçük odasındaki buzlu camlı kapımız, büyük bir dünyaya açılıyordu televizyon sayesinde. Bizim için asrın buluşuydu. O zamanlar teknoloji bu kadar gelişmiş değil. Bu nedenle uzaktan kumanda denen alet henüz bilinmiyor. Kalabalık arasında gürültüden, ses duyulmayınca rahmetli babam o kadar insan içerisinde beni gözleriyle bulur ve “oğlum kalk sesi aç/sesi kıs” gibi emirler verirdi. Ben yerde dahi yürümeye alan bulunmayan odanın bir kenarından kalkar, kimsenin üzerine basmadan denileni yapar, sesi açar, ya da kısardım. O zamanlar henüz icat edilmemiş olan uzaktan kumandanın görevini yapardım yani…
Geceler böyle gelip geçti. Bir zaman sonra bu durum öyle bir hal aldı ki, uzaktan kumanda görevini benimseyip, ne zaman ses açılacak ve kısılacaksa, emri duyar duymaz durumdan vazife çıkarıp, yerimden kalkarak görevi yerine getirmeye başladım. Öyle ki babam sesi açın dediğinde, ne komşulardan birisi, ne de diğer kardeşlerim kılını bile kıpırdatmazken, ben bir hamlede robot gibi kalkar, görevi yerine getirirdim. Sıkılmıştım. Her an tetikte olup, uzaktan kumanda görevini aksatmamak için gayret ediyor, seyrettiğim televizyon programlarından zevk almıyordum artık.
İlk kez daha o yaşlarda nefret ettim uzaktan kumanda edilmekten. Sonrasında bu yaşıma kadar, kimsenin bana uzaktan kumandaymış gibi davranmasına izin vermedim elimden geldiğince. Bir şeyin farkına vardım sonra. Birkaç yıl sonra gerçekten uzaktan kumanda icat edildikten sonra gördüm ki; kumandaların 3 ya da 5 TL değeri var aslında, elden ele dolaşıyor, çoluk çocuğun elinde hor kullanılıyor, değer verilmiyor ve hatta kimi zaman kullanıldıktan sonra kaldırılıp bir köşeye atılıyor öylece. En önemlisi elinde olanın keyfine göre görüyor, duyuyor ve olayları algılıyorduk.
Şimdilerde tahmin edemeyeceğiniz sayıda, ebatta, boyda, karakterde, kaliteli yada kalitesiz uzaktan kumandalar var. Eminim her dönem çok daha farklı “uzaktan kumandalar” ortaya çıkacak ve görevini layıkıyla yapacaktır.
Sizin evde televizyon var mı? Uzaktan kumandanız kim? Sesinizi kim açıp, kim kısıyor biliyor musunuz? Kimin açtığı kanalı izliyorsunuz? Aynı filmi kaç kez seyrettiriyorlar sizlere? Dahası yalan reklamlardan bıkmadınız mı?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım paykasa
gaziantep escort porno izle bursa escort bursa escort izmir escort Bursa Escort Samsun Escort mersinliescortt istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle