ordu-logo
Son Dakika
19 Ocak 2017 Perşembe
03 Mayıs 2016 Salı, 11:35
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

YAŞAYANDAN ANLATI

“……….Bu millet neler çekmişti. O günler bir daha gelmesin. İnsanlar açlık, sefalet yüzü görmesin. Ne ahlak kalıyor, ne terbiye. Herkes can derdine düşüyor. Hırsızlık artıyor. Kötülükler kendini göstermeye çalışıyor.

Mesudiye Şubesi’ne gittim. Köyden ayrılırken çantamda üç ısırgan ekmeği vardı. 25 Mayıs 1918 tarihinde Mesudiye’den Şark Cephesi’ne sevk edildim. Suşehri’nde kıtalara ayırdılar. Biz Kars’taki Dokuzuncu Fırka’ya katılacaktık. Yola çıkarıldık. Refahiye-Erzincan-Tercan yoluyla Erzurum’a vardık. Günde 300 gram tayin veriyorlardı. Yollarda karavana yemeği de yok. Açlıktan ölüyoruz. Madımak toplayıp Rus kaplarında kaynatarak, yemlik otlarını çiğ çiğ yiyerek gidiyoruz. Benim tuzum tükendi. Almaya param da yok. Bir ırmağa rastladık. Bazı adamları para karşılığında sırtımda karşıya geçirdim. Onunla tuz alabildim. Erzurum’da bizi serbest bıraktılar. Kars’a kadar kendi başımızda gidecektik. Yollarda Ruslardan kalma un, patates bularak karnımızı doyuruyoruz. Kars’a vardık, sevkiyata teslim olduk. Ermeniler sürülmüş, Kars’ı bırakıp kaçmışlar. Ordumuz muntazam olarak onları takip ediyormuş. Fakat Ermeniler çekilirken yapmadıkları mezalim kalmamış. Kızları, genç kadınları toplayıp beraberinde götürüyorlar. Geride bıraktıkları çocukları ve ihtiyarları süngüden geçiriyorlar. Kadının karnından çocuğu almışlar, kazığın başına takmışlar. İhtiyarları süngülemişler, kütük gibi birbirinin üzerine çaplamışlar. Evleri ateşe vermişler.Bunları bizzat gözlerimle gördüm. Anlatsalar inanmazdım.

……….Bir gün gittiğimiz köyde üç deve yakaladık. Akşama kadar deve üstünde gittik. Memet çok edepsiz. Gördüğü Acemlerden kiminin kamasını, kiminin tabancasını, kiminin boynundan cüzdanını alıyor. Acemler şikayetçi olmuş. Bu hadiseleri Nahiye Müdürü Bayburt’taki Alay Komutanı’na bildirmiş. Alay Komutanı yaveri ile birlikte iki süvari de alarak Hard köyüne gelmiş. Bu hadiseleri tetkik edecekmiş. Hadiselerin vahametini anlayınca, Bayburt’tan Birinci Tabur’un hareketini telefonla istemiş. Ama o sırada ağzına kurşun sıkarak şehit etmişler. Birinci Tabur köye gelmiş. Köyde askerleri iyi karşılamışlar. Odalara taksim etmişler. Askerler silahlarını bırakıp istirahat ederken odaların kapıları birden silahlı müritlerce açılmış. Davranmayın diyerek bütün taburun askerlerini, silahlarını ve dört mitralyözü teslim almışlar. Bu mitralyözleri köyün uygun yerine yerleştirmişler. Dışarıya karşı cephe almışlar. Artık müridlerin şeyhi herşeyehakim durumdadır. Askere çorma, ekmek veriyorlar; subaylara ise patates suyu vererek işkence ediyorlar. Hatta orada kaldıkları mütdetçe subaylara sakal bıraktırıyorlar. Kırbaçla camiye doldurarak zorla namaz kıldırıyorlar.

Bu olaygeniş yankı yapınca Fırka’nın Onuncu, On ikinci alayları ve Fırka Komutanlığı Bayburt’a gelmiş…”

Bu anıları anlatan kişi Mesudiye-Yukarı Gökçe köyü’nde 1924 yılından itibaren öğretmenlik yapmıştır. Kendisinin bizzat tuttuğu anılardan alarak aktardım. Yorum yapmak istemiyorum. Anıların tümü ve diğer anlatılar yakında çıkacak DEDELLE adlı kitabımda olacaktır.

 

 

 

 

Yorum

  1. Rıza ARSLAN

    3 Mayıs 2016 at 19:30

    Emeğinize sağlık hocam
    Bu gerçeklerin gelecğe ışık tutması için kaleme alınması çok önemli
    Teşekkürler.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort