ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
23 Haziran 2015 Salı, 11:14
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

YAZMAK MI ZOR?.. YAZMAMAK MI?..

Ramazan ayı, ay takvimine göre dokuzuncu ayın adıdır. Ramazan ayı dinimizde çok önemli bir yer kapladığı için, diğer aylar arasında da seçkin, uhrevi bir yeri bulunmaktadır. “On bir ayın sultanı” sıfatı ramazan ayına layık görülmüştür. Kutsal kitabımız Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur’anda bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen “Kadir Gecesi” bu ay içinde kutlanmaktadır. Temel ibadetlerden olan “oruç” bu ayda tutulur. Manevi açıdan en yoğun günlerin yaşandığı bu ay sabır ve hoşgörü ayıdır. Yılın her anında hatırlanması gereken, hatırlanan açlık bu ayda yaşanarak empati yapılır. Açlığın nasıl bir şey olduğunu tok insanlar anlamaya çalışırlar. Sabır gösterirler.

Manevi huzura ulaşırlar. Ruhlar temizlenir, kötülüklerden uzak durulur. Dini açıdan görsel ve yazılı basında daha bir yoğunluk yaşanır. Dini yaptırımlar daha çok gündeme gelir. Hatta ramazan ayında ölmek bile “Şu mübarek günlerde Hakk’a kavuştu.” diyerek ödüllendirilir.

Çocukluğumuzda mütevazı bir şekilde yaşanan ramazan ayı, son yıllarda bir gösteriş ve istismar ayı olma yönünde ilerlemektedir. Amacından hızla uzaklaşan ballı börekli, beş yıldızlı iftar sofraları görsellerimizi süslemektedir. Özellikle toplu iftarlar, iftar çadırları sosyal bir anlamda bir ihtiyaç gibi görünürken, gerçekten yardıma muhtaç ve fakir insanların ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Devletin imkânları kullanılarak verilen toplu yemeklerde açılan iftarlar, “oruç”un gerçek anlamına hitap etmemektedir. Burada düşünülmesi gereken, toplu iftarlarda verilen yemeğin finansmanının kaynağıdır. Bu kaynak eğer devletin herhangi bir kurumunun kasasından karşılanıyorsa o kaynağı sağlayan her bireyden helallik alınmalıdır. Benim emlak vergimle, su paramla ağalık yapılıyorsa helallik noktasında ben helal etmiyorum.

Eğer hayırsever bir işadamı finanse ediyorsa o iş adamının devletle olan ilişkilerine bakmak gerekir. İhale karşılığı, menfaat karşılığı veriliyorsa bu da vicdanları ve ruhu temizlemez. Bir diğer bölüm fon oluşturulması yöntemi. Görevliler şehirde gezip para topluyorsa, esnaf istemese bile bana bir şey olursa korkusuyla para veriyorsa bir kişinin bile içinin çiğlenmesi verilen yemeğin orucun zedelemesine yeter.

Bu iş nasıl olur: Her kim bir gece iftar vermek isterse devletten, haksız ihaleden kazandığı paralarla değil; anasının ak sütü gibi helal kazandığı paradan bu yemeği organize ederse bu yemek değerini bulur. Yoksa yemek ver faturasını gidere yaz, yemek ver bilmem ne fonundan öde, yemek ver toplatılan paralardan karşıla. Bu yemeği bile bile yiyen de yediren de huzur bulacağını, hanesine olumlu bir şeyler yazılacağını ummasın. Vona’da Saray köyü başta olmak üzere bayram namazlarından sonra keşkek ve yahni yapılır. Bir gönüllü organize eder. Yemek yenir. Herkes gücü oranında ekonomik katkıda bulunur. Artan para köy ihtiyaçları için kullanılır. Var mısınız toplu yemeklerden sonra böyle bir uygulamaya? Hem “Nerede beleş, oraya yerleş.”i kesersiniz hem de milletin parasıyla ağalık yapmamış olursunuz. Hodri meydan.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort