ordu-logo
Son Dakika
18 Ocak 2017 Çarşamba
30 Temmuz 2015 Perşembe, 12:18
Mehmet C. SAVAŞKAN
Mehmet C. SAVAŞKAN mcsavaskan@yahoo.com Tüm Yazılar

Yüksek Yaşam Standartı Yönetmeliği

 

Bugün itibari ile şehrin ekonomisi daha toplanmamış fındığa bel bağlamış durumdadır. İdareciler ve tüccarlar halkın asıl kaygılarından çok uzakta, “rekolte” gibi kavramlar ile gündem olmakta, daha toplanmamış fındığı pazarlamaya bakmaktadırlar.

Acı bir olay. Çünkü dünyanın bu en güzel coğrafyasında yaşayan insanların refah içinde olan kişiler olması gerekirken, gerçek durum tam tersidir.

Ordu’nun (aslında Türkiye’nin de) fakirlik hastalığının nedeni, parsel bazlı imar planı üzerine kurulan ve ehil olmayan kişilere inşaat izni veren mevcut sistemin yarattığı köy-kentlerdir. Kişileri çok düşük bir yaşam standartına itmeye çalışılan bu yapıdan; yatırımcılar, girişimciler, yüksek tahsil görmüş kişiler, sanatçılar, bilim insanları; yani bir anlamda, sosyal kitleyi önderliği ile zekası ile sermayesi ile ileriye taşıyacak kişiler kaçmaktadır.

2015 senesi itibari ile Türkiyenin kapsamlı bir merkezi şehircilik standartı bulunmamaktadır. Şehircilik ile ilgili kararların dönemlik görev süreleri olan seçilmiş yerel idarelere bırakılması; hastayı “alın eve götürün” demek ile aynıdır.

Türkiyede yüksek yaşam standartı verebilen şehirler bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır. 780bin kilometrekare yüzölçümüne sahip ülkenin nüfusunun nerdeye üçte biri sadece %8,5lik Marmara bölgesinde alanda barınmakta, ülkenin tamamına bu bölge bakmaktadır. Bütün kaynakların sınırlı bir coğrafyada kalması ülke içerisinde sosyal adaletsizliklere yol açmakta, fırsat eşitsizliği ortaya çıkartmaktadır.

Fakir şehirlerin bir umudu da yurtdışında çalışıp para gönderen gurbetçilerdir. Ordudan uzakta yaşayan ve çalışan bir gurbetçi olarak; şehirde kalanların çaresizliğini ve dışardaki bir elden çare beklediklerini onlarla her konuşmamızda hissediyoruz.

Ordudan kaçışı önlemenin tek yolu, şehirlere yatırım çekmektir. Devletin yatırımlarının yanında özel sektör yatırımlarının mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir.

Türkiye söylemlere bakıldığında dünya coğrafyasında söz sahibi olacak bir medeniyet kurabilmeyi hedefliyor. Geri kalmış şehirleri yıkıp herşeyi ile planlı, yüksek hayat standartı sunan şehirler kurmamız şart. Kurulmalı ki yurtdışına kaçırdığımız veya ülkenin belli bölgelerine göçmüş beyinler, emekçiler, sermaye sahipleri, girişimciler şehrimize geri gelsin.

Medeniyetin yüksek seviyesi bu şekilde yakalanabilir. Başka türlü mümkün değil.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort