ordu-logo
Son Dakika
17 Ocak 2017 Salı
05 Ağustos 2015 Çarşamba, 12:05
Mehmet C. SAVAŞKAN
Mehmet C. SAVAŞKAN mcsavaskan@yahoo.com Tüm Yazılar

Yumurtam Organik

 

Ankara’ya proje gönderildi; “köylüye tavuk vereceğiz, yem vereceğiz, organik yumurtaları geri alacağız, bölgeyi kalkındıracağız” dendi; “hayhay” dedi Ankara, istedikleri kadar meblağ hesaplarına yatırıldı.

Köylüye civcivler verildi, yemleri dağıtıldı, biraz da harçlık verildi ki kümes yapsın.

Tavuklar bahçelere salındı, dolaştı dolaştı her yeri eşeledi, didikledi.

Zaman geçti, başladılar yumurtlamaya; daha sıcakken yumurtalar folluklardan toplandı sepetlere dolduruldu.

Organik omlet yapıldı, organik menemen yapıldı, organik ekmek yapıldı, organik börek bile yapıldı, yumurtalar azalmadı.

Her yemeğe yumurta kondu, eşe dosta dağıtıldı, konu komşuya verildi, bitmedi.

Organik tavuklar habire yumurtladı.

“En organik yumurta bizimkidir” dendi; rengarenk boyandı; resimleri, videoları çekildi. Organik reklamlar yapıldı; Ordu’nun organik tarım ile ayağa kalkacağı, Türkiye’de marka olağı duyuruldu.

Bakıldı ki çiftlik yumurtası ile bunun arasındaki farkı kimse anlamıyor; herkes fiyata bakıyor.

Köylüye, “sen yumurtaları getir ben alırım” da denmiş, sözleşme yapılmış ama son alıcı hala ortada yok.

İşin tüccarları “bölgesel kalkınma” ile pek ilgilenmiyor; kısa yoldan “organik zenginlik” peşindeler.

Yumurta piyasa da “organik ceviz” gibi çetin mi çetin, kuruşla pazarlık dönüyor; fabrika gibi çalışan büyük çiftlikler bile zar zor ayakta duruyor.

Neticede organik yumurtacıklar yığıldıkça yığıldı, depolar yumurtayla doldu taştı.

Yerel haberlere göre, Kalkınma Ajansının fikirleri, Ankara’nın gayretleri, Odaların emekleri ve köylünün alın teri ile yüzbinlerce yumurta çöpe gitti. Köy tavukçuluğunu ve organik yumurta teşviki ile harcanan paralar boşa gitti. Teşviklerin durdurulduğu açıklandı.

Birkez daha altyapısız teşviklerle “alternatif kalkın-ma” rüyası görenler; sabah olmadan uykudan uyandı.

Tarım sektörü ile bölgesel kalkınma irili ufaklı üretici ve sanayicileri bir araya gelmesi ile başarılabilir. Yumurtanın evde buzdolaplarına girene kadar hangi aşamalardan geçeceği düşünülmeliydi. Yeminden kümesine, civcivden tavuğa, folluktan ambalaja, deposundan dağıtım ağına herşeyin ayarlanması ve teşvik edilmesi gerekirdi. Onlarca köylüyle uğraşılacağına; 1 tane aklı selim girişimciye A’dan Z’ye komple yumurta ve tavuk eti entegre tesisi kurdurulsaydı. Enazından bu tesisin etrafında tavukçuluk da yavaş yavaş yayılır, halka ek gelir olurdu.

Ama öyle yapılmadı. Köylüye tavuk ve yem verilince tavukçuluk gelişecek, organik tavukçuluk fındığa alternatif olacak, halk sefaletten kurtulacak zannedildi.

Devletin parası denizmiş, harcamayan organikmiş misali, teşvik bu şekilde çarçur edildi.

Tavuklar durmuyor, yumurtlamaya devam ediyor. Onların da “organik” olarak kesip yenmesine az kaldı. Yakında duyarsınız; “tavuklarımız da bilahare organiktir.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri escort ataşehir antalya escort